Ana içeriğe geç
Sözlük

inanan ile cümle

inanan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bana inanan herkese çok teşekkür ediyorum.La gente que confiaba en Poly.
Hristiyanlık ve İslam, dine inanan vatandaşlar arasında en fazla sayıda taraftarı olan dinleriydi.El Cristianismo y el Islam se disputaban la mayoría de los creyentes.
Bu dine inananlara Dürzî denir (çoğulu Durûz).¡Confirmad,pues, a los que creen!
Cuma namazı: İnananlar, Cum'a Suresi’nde cuma ibadetine çağrılırlar: "Ey inananlar!Según lo que dicen algunos Hadices y aleya del Corán respecto al Wudu: ¡Oh, los que creéis!
Günümüzde bu görüşe inananlar azınlıkta kalmıştır.Este punto de vista es muy minoritario hoy día.
Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik.Estamos defendiéndola contra los no creyentes».
Gerçeklere inanan, sözlere değil.Credi nei fatti, non nelle parole.
Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.”Così dice (e forse crede) la gente.
Ey inananlar!Maledetti!
Bu isimler tekrarlandığında, inanan (ibadet eden) kişiye özel güçler verdiğine inanılırdı.Quando il legato ritornò, i credenti imprigionati vennero processati.
Bu insanlar hepsi farklı dil konuşan ve farklı dinlere inanan insanlardır.Parlano una varietà di lingue e praticano varie religioni.
Bana inanan oldu mu, emin değilim.Я не уверен, что кто-нибудь мне поверил.
80'lerin başında çıkan "Tallinn Uyanışı", Sovyetler Birliği'ndeki bütün inananları şok etti.«Таллинское пробуждение» начала 80-х годов потрясло всех верующих Советского Союза.
Zurvanizm, Zerdüştlüğün bugün inananı kalmamış bir dalıdır.Сегодня мечеть открыта для верующих.
İnşallah bir sonraki, inananların elinden olur."Малынича, распались и оставшиеся группы верующих".
Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik.Шуайб же с уверовавшими праведниками из его народа спаслись.
Bu dine inananlara Sih denir.Так считают верующие.
Bu dine inananlara Dürzî denir (çoğulu Durûz).Оно является довольно распространенным среди верующих людей, которые исповедуют религию ислам.
Atina'da iş bulabileceğine inanan Revithi, evinden 9 kilometrelik mesafeyi yürüyerek Atina'ya gelmişti.Ревити надеялась получить работу в Афинах и поэтому пошла туда пешком из своего дома — на расстояние 9 км.
(İsrâ Suresi: 9) Kur’ân'dan indirir olduklarımız, inananlara şifâ ve rahmettir.Благовещенский собор в Воронеже откроется для верующих (неопр.).
Bu ayet şöyledir: "Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin.Она указывает правителям мусульман, как надо поступать, если две группы верующих сражаются между собой.
Bu dinin inananları kendilerine Pastafaryan demektedirler.Верующие шугнанцы — мусульмане-шииты (исмаилиты).
Bana inananları, güvenenleri mahcup etmeyeceğim.Я клянусь, что честь и доверие, оказанные мне, не посрамлю.
Bu dine inanan nüfusun %28'inden fazlası da katolik mezhebine göre yaşamını sürdürmektedir.Поэтому не случайно сейчас в этой стране более 70 % населения относят себя к католическому вероисповеданию.
Ey inananlar!«Верующие!
Dini açıdan kentte Paganlar, Mani dini'ne inananlar ve İslam'ı kabul edenler çoğunluktaydı.Религия — ислам, большинство верующих сунниты (часть — ваххабиты), в прибрежных районах есть шииты.
Birçok yeni inanan elde edilir.Появилось много новых способностей.
Tanrıya inanan bir kavimdi.Я верующий человек, я ВЕРЮ в Бога!
Sinagogun kasasında para olduğuna inanan Cordero sinagogu soymaya karar verdi.Кордеро решил ограбить синагогу , где, по его мнению, деньги были спрятаны в сейфах.
Bu başarısızlığa rağmen inananların sayısı istikrarlı bir şekilde artmaya devam etti.Несмотря на неудачу, силы людей продолжают следовать плану.
Ey inananlar!أيها البؤساء!
Tanrıya inanan bir kavimdi.«كان كانت من المؤمنين بالله.
Tanrının insanı son 10.000 yıl içinde bugünkü haliyle yarattığına inanan Kanadalıların oranı ise % 22.تقدر نسبة المؤمنين بوجود الله 22 % فقط.
Çok az sayıda Yahudi, Yehova'nın Şahitleri ve yeni dinlere inanan kişilerde vardır.وهناك أيضا عدد صغير جدا من اليهود، وشهود يهوه وأتباع الديانات الجديدة.
Adını, yeryüzünün 4 elementten oluştuğuna inanan Antik Yunan filozofu Empedokles'ten almıştır.يحمل اسم الفيلسوف إمبيدوكليس اليوناني الذي اعتقد أن كل شيء على الأرض يتكون من أربعة عناصر.
Yerel dinlere inananların oranı %15 seviyesinde bulunmaktadır.وتصل نسبة الديانات المحلية 5 %.
Birçok yeni inanan elde edilir.وهو يتميز بميزات جديدة كثيرة.
Mürselat Suresi'nde kıyamet gününden ve bu günde inkarcılar ile inananların durumlarından bahsedilir.Usa-se na celebração do Dia dos Fiéis Defuntos e nas missas dos Fiéis Defuntos.
Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik.Recompensou os que lhe foram fiéis e os que o ajudaram.
Wyatt, insanlıktan daha canavar biri olduğuna inanan kötü kült bir lider olarak tasvir edilmişti.Wyatt era retratado como o líder de um culto que acreditava ser mais monstro do que humano.
Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.”Porém, outras ainda as mantém em suas confissões de fé.
I. Simeon'un geri çekeceğine inanan VI. Leon barış önermek için elçisi Konstantinasios'u gönderdi.Acreditando que Simeão retrocederia, Leão VI enviou um emissário, Constantinácio, para propor a paz.
Şahsının isteği üzere Selanik şehri kutsiyete kavuşur ve inananlar (maminim) buraya yerleşirler.A capela transformou-se num local de oração, em que os fiéis depositam os seus pedidos de intercessão.
Hristiyanlık ve İslam, dine inanan vatandaşlar arasında en fazla sayıda taraftarı olan dinleriydi.O cristianismo e o islamismo estavam lutando pela maioria dos crentes.
Vaişnavizme inananlara göre O Nihai Gerçek'tir ve Tanrı'nın sadece bir görünüşü, biçimi olmaktan ötedir.Creio em tudo o que disse o Filho de Deus, nada mais verdadeiro do que esta Palavra da Verdade.
Ancak geleneksel dinlere inananların azaldığı bilinmektedir.Het is gewijde personen verplicht herkenbaar te zijn voor gelovigen.
Birçok yeni inanan elde edilir.Vele nieuwe gelovigen zullen worden omgebracht.
Ana madde: Namaz Namaz (Arapça: صلاة Salah) İslam'ın her inanana farz kıldığı bir ibadetdir.En van aanvoerder van het gebed van de gelovigen.
Bunlar inananları aldatmak için yaldızlı sözler fısıldar, telkinlerde bulunurlar.Hiermee werden van gelovigen die oprecht berouw toonden hun zonden vergeven.
Bana inanan herkese çok teşekkür ediyorum.Dit is wat wij allen geloven.
Ayrıca Farsça kaar (çalışmak) ve bolo (daha yüksek) kelimelerinden türediğine inananlar da vardır. ^Gelovigen meenden plotseling een gouden (of platina of zilveren) vulling of kies te hebben gekregen.
İnşallah bir sonraki, inananların elinden olur."Hieronder bevonden zich bijvoorbeeld de oudgelovigen.
Kurallara sıkıca bağlı inananlar gün batımından sonra yemez, içmez veya seyahat etmez.Jaïnisten eten, drinken en reizen niet na zonsondergang.
Bu dine inananlara Dürzî denir (çoğulu Durûz).Toch werd de partij opengesteld voor gelovigen.
Asıl adı Ebu Cafer olmakla beraber taht adı olarak "Vasık Billah (Allaha inanan)" unvanını aldı.Adam stanął do modlitwy przed swoim stwórcą i rzekł: Władco świata!
Zurvanizm, Zerdüştlüğün bugün inananı kalmamış bir dalıdır.Dzisiaj ci, którzy nie wierzą, są zrozpaczeni z powodu waszej religii.
Ancak geleneksel dinlere inananların azaldığı bilinmektedir.Ponadto uznawane jest powszechne kapłaństwo wierzących.
Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.”On jest tarczą dla tych, którzy mu ufają”.
Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik.Parafia Matki Boskiej Wspomożenia Wiernych w Dąbrówce Wielkiej
(İsrâ Suresi: 9) Kur’ân'dan indirir olduklarımız, inananlara şifâ ve rahmettir.Pochodzi ono wyłącznie z łaski Bożej i staje się udziałem każdego wierzącego.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod