Ana içeriğe geç
Sözlük

inan ile cümle

inan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu inanılmaz bir deneyimIt was an incredible experience.
Tom buna inanmıyor.Tom doesn't believe it.
Tom John'un onun erkek kardeşi olduğuna inandı.Tom believed that John was his brother.
Ben buna inanıyorum.I believe in this.
Zamanın ne kadar hızlı geçtiği inanılmaz.It's unbelievable how fast time flies.
Tom ona inanmıyor.Tom doesn't believe that.
Ben sana tamamen inanıyorum.I totally believe you.
Sözlerini iyi anladığıma inanıyorum.I believe I understood your words well.
Böylesine uzun bir hikayeye inanmamı bekleme.Don't expect me to believe such a tall tale.
Bunu yapabileceğimize inanıyorumI believe that we can do this.
Sana inandığımı farz edelim.Let's assume that I do believe you.
Ben sadece bunu yaptığıma inanamıyorum.I can't believe I just did that.
Tom'un hala sadece on üç yaşında olduğuna inanabiliyor musun?Can you believe Tom is still only thirteen?
Ekim ayının bitmek üzere olduğuna inanabiliyor musun?Can you believe that October is almost over?
Ekim ayının neredeyse bittiğine inanabiliyor musun?Can you believe that October is almost over?
Yazın neredeyse bittiğine inanabiliyor musun?Can you believe that summer is almost over?
Ben ona hiç inanmadım.I've never believed that.
Tom benim ona inanmamı istiyor.Tom wants me to believe him.
Tom ona inandığımızı biliyor.Tom knows we believe in him.
Tom ve Mary'nin birbirleriyle çıktıklarına inanamıyorum.I can't believe Tom and Mary used to date each other.
Ben bunu yapabileceğime inanıyorum.I believe that I can do it.
Ben buna hiç inanmıyorum.I don't believe it at all.
Bunun hepsinin bir oyun olduğuna inanıyorum.I believe it's all a hoax.
Sana güvenebileceğime inanıyorum.I believe I can trust you.
Bu tür şeyin olduğuna hâlâ inanamıyorum.I can't believe this kind of thing still happens.
Tom sana inanmadı gibi görünüyordu.Tom sounded like he didn't believe you.
İngiltere'nin Avrupa Birliğini terk etmek için oy kullandığına inanamıyorum.I can't believe that Great Britain has voted to leave the European Union.
Senin bunu kabul ettiğine inanamıyorum.I can't believe you agreed to this.
Ona inanmak istemiyorum.I don't want to believe that.
Ona ihtiyacımız olduğuna inanmıyorum.I don't believe we need that.
Tom çok inanılmaz bir kişidir.Tom is a very amazing person.
Ben buraya ait olduğuma inanıyorum.I believe that I belong here.
Sana böylesine korkunç şeyler söylediğime inanamıyorum. Üzgünüm.I can't believe I said such horrible things to you. I'm sorry.
Tom'un Mary hakkında böylesine iğrenç şeyler söylediğine inanamıyorum.I can't believe that Tom said such hateful things about Mary.
Ben onun yakında ulaşacağına inanıyorum.I believe that he'll arrive soon.
Ben onun kısa sürede ulaşacağına inanıyorum.I believe she'll arrive in a short time.
Ben Tom'a inandığımı söylemedim.I didn't say I believed Tom.
Tom'un anne ve babası ona inandılar.Tom's parents believed him.
Cevabın evet olduğuna inanıyorum.I believe the answer is yes.
Ben onun kötü bir işaret olduğuna inanıyorum.I believe that's a bad sign.
Onu yapabileceğimize inanıyorum.I believe that we can do it.
Bu botanik bahçesi inanılmaz bir bonsai koleksiyona sahiptir.This botanical garden has an amazing bonsai collection.
Marie ölümden önceki hayata inanmaktadır.Marie believes in life before death.
Sen hâlâ Tom'a inanıyor musun?Do you still believe Tom?
Tom'a çok inancım var.I have a lot of faith in Tom.
Buna inanmak istiyorum.I'd like to believe that.
Hayatımı inanılmaz basitleştirdim.I simplified my life incredibly.
Benim sana çok inancım var.I have a lot of faith in you.
Bu bölgede dini inanç ağır basar.Religious belief predominates in this region.
Nihayet bunu yaptığıma inanamıyorum.I can't believe I finally did it.
Ben ona inanmak istemedim.I didn't want to believe that.
Senin spor izlediğine inanamıyorum.I can't believe you watch sports.
Bir süre sonra, o kendi yalanlarına inanmaya başladı.After a while, she began to believe her own lies.
Bir süre sonra, Tom kendi yalanlarına inanmaya başladı.After a while, Tom started to believe his own lies.
Tom'un masum olduğuna inanıyor musun?Do you believe Tom is innocent?
Ama o inanılmaz!But that's incredible!
Tom'un istifa edeceğine inanıyorum.I believe that Tom will resign.
Bunun tekrar oluğuna inanamıyorum.I can't believe it's happening again.
Tom'un hala buna inandığını düşünüyorum.I think Tom still believes that.
Gerçek olduğuna yemin etsem bile bana inanmazlar.They would not believe me even if I swear it is the truth.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod