Ona inanacak kadar aptaldım.I was foolish enough to believe it.
Ona inanacak kadar akılsızdım.I was foolish enough to believe him.
Ben senin dürüst olduğuna inanıyorum.I believe you are honest.
Ben haklı olduğuma inanıyorum.I believe I am in the right.
Gözlerime inanamadım.I couldn't believe my eyes.
Dinsel inancımı yitirdim.I've lost my religious faith.
Allahın'ın varlığına inanmıyorum.I do not believe in the existence of God.
Ben Tanrı'ya inanıyorum.I believe in God.
Ben Allah'a inanıyorum.I believe in God.
Allah'a inanıyorum.I believe in God.
Hiçbir zaman savaşlara inanmadım.I have never believed in wars.
Erken kalkmaya inanıyorum.I believe in early rising.
Oğlumun masum olduğuna inandım.I am convinced that my son is innocent.
Ben kimseye inanmıyorum.I don't believe just anyone.
Ben onun söylediği her söze inandım.I believed every word he said.
Onun dürüst olduğuna inanıyorum.I believe that he is honest.
Onun, sözünü tutacağına inandım.I believed that he would keep his promise.
Onun sözünü tutacağına inancım tam.I am confident he will keep his promise.
Ondan hoşlanıyorum fakat aynı zamanda ona gerçekten inanmıyorum.I like him, but at the same time I don't really trust him.
O bana hiç inanmıyor.He doesn't believe me at all.
Onun dediğine inanırım.I believe what he says.
Onun söylediğine inanırım.I believe what he says.
O ne söylerse inanırım.I believe whatever he says.
Ben onun sözüne inanamadım.I could not believe his statement.
Ben ona inandım.I took him at his word.
Bir an onlara inanmadım.I didn't for a moment believe them.
Onun yeteneklerine çok inancım yok.I don't have much belief in his abilities.
Onun yeteneğine çok inancım yok.I don't have much faith in his ability.
Ben onun hikayesine inanmıyorum.I don't trust his story.
Ben onun hikayesine inanamıyorum.I can't bring myself to trust his story.
Onların söylediğine inanıyorum.I believe in what they said.
Ona inanıyorum.I believe in him.
Onun mektubunda yazılanlara inanıyorum.I believe what is written in her letter.
Ben onun hikayesine inanıyorum.I believe her story.
Ben dostluğa inanıyorum.I believe in friendship.
Ben öteki hayata inanıyorum.I believe in the life beyond.
Ruhun ölümsüzlüğüne inanıyorum.I believe in the immortality of the soul.
Benden başka bütün üyelerin onun söylediğine inancı vardı.All the members but me have faith in what he says.
Zaman ve para kaybı inanılmaz.The waste of time and money is incredible.
Ben gözlerime güçlükle inandım.I scarcely believed my eyes.
Neredeyse gözlerime inanamıyordum.I scarcely believed my eyes.
Dine inanmıyorum.I don't believe in religion.
Bazı insanlar herhangi bir dine inanmıyor.Some people don't believe in any religion.
Bana inanıyor musun?Do you believe me?
İnansan da, inanmasan da, o doğrudur.Believe it or not, that is true.
İster inan ister inanma, skydiving'e gittim.Believe it or not, I went skydiving.
İnan ya da inanma, gökyüzü dalışına gittim.Believe it or not, I went skydiving.
İster inan ister inanma, Tom 70 yaşında.Believe it or not, Tom is 70 years old.
İster inan ister inanma, mağaradan bir canavar çıktı.Believe it or not, a monster emerged from the cave.
Bu inanılmaz bir şey.It's unbelievable.
Neredeyse size inanıyorum.I almost believe you.
Allah'ın var olduğuna inanmıyorum.I do not believe that God exists.
Allah'ın var olduğuna inanıyor musun?Do you believe that God exists?
Allah'a inanan kim böyle bir şey yapardı?Who that believes in God would do such a thing?
Bazıları Allah'a inanır fakat diğerleri inanmaz.Some believe in God, but others do not.
Bunun seninle bir ilgisi olmadığına inanma.Don't think it has nothing to do with you.
İnsanların temelde iyi olduklarına inanıyorum.I believe men are basically good.
Bir zamanlar insanlar dünyanın düz olduğuna inanırdı.People once believed the world was flat.
İnsanlar bu raporun doğru olduğuna inanıyor.People believe this report true.
İnsanlar genel olarak gazetelerin söylediği her şeye inanıyorlar.People in general have faith in everything newspapers say.