Ana içeriğe geç
Sözlük

inan ile cümle

inan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sanırım Tom'a inanmaya başlamamızın zamanı.I think it's about time we started to believe Tom.
Bu, Tom için inanılmaz zor bir karardır.This is an incredibly hard decision for Tom.
Tom'u vuracağımıza inanamıyorumI can't believe we were going to shoot Tom.
Sana inanıyorum, Tom.I have faith in you, Tom.
Ben inandığım şey için bedel ödeyeceğim.I'll pay the price for what I believe in.
Sen bana inanacak bir şey vermedin.You've given me nothing to believe in.
Tom'un kazanmasına izin verdiğine inanamıyorum.I can't believe you let Tom win.
Senin Tom'un mezuniyetini kaçırdığına inanamıyorum.I can't believe you missed Tom's graduation.
Sadece Tom'un gitmesine izin verdiğine inanamıyorum.I can't believe you just let Tom go.
Yardım etmek istediğine inanıyorum.I believe you want to help.
Tom'un göstermeye cüret ettiğine inanamıyorum.I can't believe Tom has the nerve to show up.
Tom hayatının tehlikede olduğuna inanıyor.Tom believes his life is in danger.
Birbirimizi anladığımıza inanıyorum.I believe we understand each other.
Bunun gerçekten bittiğine inanamıyorum.I can't believe this is really over.
Tom'un bunu yapabileceğine inanamıyorum.I can't believe Tom could be capable of this.
Bunu söylüyor olmana inanamıyorum.I can't believe you're saying this.
Sen bu konuda gerçekten inanılmazsın.You're really amazing at this.
Tom'un, patronuna tam inancı vardır.Tom has complete faith in his boss.
Senin ebeveynlerini tanıdığıma inanmıyorum.I don't believe I know your parents.
Tom inanılmaz yürekliydi.Tom was amazingly courageous.
Hala buna inananların var olduğuna inanmak zor.It's hard to believe that there are still those who believe that.
Ona inandığına inanıyorum.I believe you believe that.
Gerçekten bunu demek istediğine inanıyorum.I really believe you mean that.
Sen şimdiye kadar tanıdığım en inanılmaz insansın.You're the most amazing person I've ever met.
Buna inanmaya başlıyorum.I'm beginning to believe it.
İstediğine inanBelieve anything you want.
Sen inanılmaz seksisin.You're incredibly hot.
Sadece sana sarıldığıma inanamıyorum.I can't believe I just hugged you.
Sana inandığım an için varsayalım.Let's assume for the moment that I believe you.
Ben ikinize inanmıyorum.I don't believe the two of you.
Zamanımı seninle boşa harcadığıma inanamıyorum.I can't believe I've wasted my time with you.
Bunun sana inanılmaz görünmesi gerektiğini biliyorum.I know this must seem incredible to you.
Dün en inanılmaz şey oldu.The most amazing thing happened yesterday.
Ben senin hikayene inanmıyorum.I'm not buying your story.
Bunda inanmayacak ne var?What's so hard to believe?
Bunun önceden olduğuna inanabiliyor musun?Can you believe this is already happening?
Gerçekten bunun olduğuna inanabiliyor musun?Can you believe this is really happening?
Neden Tom'a inanırdın?Why would you believe Tom?
Hala benim erkek kardeşimi öldürdüğüme inanıyor musunuz?Do you still believe I killed my brother?
Gerçekten benim erkek kardeşimi öldürdüğüme inanıyor musunuz?Do you really believe I killed my brother?
Ona inanmamı istiyor musun?Do you want me to believe that?
O inanılmaz geliyor, değil mi?That sounds credible, doesn't it?
Gerçekten insanların ona inanmasını beklemiyorsun, değil mi?You're not really asking people to believe that, are you?
Neden sana inanıyorum?Why do I believe you?
Bu inanılmaz biliyor musun?It's incredible, you know?
Tom'un Mary'nin aleyhindeki suçlamalarına inanıyor musun?Do you believe Tom's accusations against Mary?
O inanılmaz bir şekilde romantikti.It was incredibly romantic.
Tom Mary'nin söylediklerine inandı.Tom believed what Mary said.
Tom inanılmaz biçimde aptal.Tom is incredibly stupid.
Bu gerçekten inanılmazdı.It was really incredible.
O oldukça inanılmazdı.It was pretty incredible.
Tom'un onu benim için yapacağına inanamıyorum.I can't believe Tom would do that to me.
Tom, onun yapılabileceğine inanmak istiyor.Tom wants to believe it can be done.
Buna kendim inanmıyorum.I don't believe it myself.
Senin ailen inanılmaz.Your family is amazing.
Tom Mary'nin ona söylediğine inanmıyordu.Tom didn't believe what Mary told him.
Asla batıl inançlı bir insan olmadım.I've never been a superstitious person.
Cüzdanımı kimin çaldığını Tom'un bildiğine gerçekten inanıyorum.I really do believe Tom knows who stole my wallet.
Tom'a inanıp inanmayacağımı bilmiyorum.I don't know whether to believe Tom or not.
Tom'un Mary'ye vuracağına inanamıyorum.I can't believe Tom would ever hit Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
inan ile cümle - Sayfa 35 - inan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App