inanılmaz ile cümle
inanılmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İnanılmaz derecede iyi çalışırlar.They work extraordinarily well.
İnanılmaz başarılıydı.It was incredibly successful.
Bu kitap, normal olarak, inanılmaz bir best-seller (ÇN: En çok satan) oldu.This book became, naturally, an enormous best-seller.
Bu inanılmaz derecede hızlı.This is incredibly quick.
Planlama inanılmaz derecede önemli.Planning is incredibly important.
Bunu inşa ederken inanılmaz derecede zor anlar vardı.There were incredibly difficult moments in the building of this thing.
Yani inanılmaz derecede fazla seçeneğim var.So I have a huge amount of choice to make.
Bu inanılmaz derecede önemli.And that's incredibly important.
Çünkü tüketim döngüsü inanılmaz seviyede yavaşlardı. Ekonomik büyüme denen şeyi de çok zayıflardı.Forever weakening so-called economic growth.
Cidden havalı bir mesleğim var -- gerçekten inanılmaz şeyler yapıyorum.So I have a really cool day job-- I get to do some really amazing stuff.
Ve inanılmaz büyük paralar bilime ve çocukların matematik yeteneklerine harcandı.And a tremendous amount of money went into the funding of science and mathematics skills for kids.
İnanılmaz büyüleyici ve zalim şeyler.So, wonderful things and grim things.
Fakat son 12 yılda işler inanılmaz değişti.But things have changed greatly over the last dozen years.
Ben inanılmaz derecede eğitici buluyorum.Data: I find it incredibly educational.
Öyle değil: harika bir yer ve inanılmaz bir enerji ve zeka ile dolu.It's not; it's a wonderful place full of incredible energy and intelligence.
Bakabileceğiniz çok fazla inanılmaz fotoğraf var, gene Hubble teleskobunun çektiği.You can see a galaxy, another galaxy, another galaxy, another galaxy.
Bu fotoğraflar inanılmazlar, burada bir galaksi görebilirsiniz, ya da şurada da.Galaxy, another galaxy.
Bizler zekiyiz, aslında, oldukça inanılmazız, ama iyi bir krize de bayılıyoruz.We are smart, in fact, we really are quite amazing, but we do love a good crisis.
Bu kalkış sırasında inanılmaz yükten kurtulmayı sağlıyor.But this allows for immense savings in initial launch weight.
İnanılmaz mutlu oldu,He was delighted.
İnanılmaz bir çocukluk geçirdim. Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.We didn't have any money, but we were outdoors most of the time.
Bu denklemi açıklamayacağım, ama teorik fizik gerçekten inanılmaz bir konu.Well, I'm not going to explain this equation, but theoretical physics is really an amazing subject.
İnanılmaz derecede önemli bir işlevi vardır.It has an extremely important function.
Ve bunu yapabilirseniz inanılmaz şeyler oluyor.And if you can do that, incredible things happen.
Biz şefler için sorun şu ki bu inanılmaz bir lezzet.The problem for us chefs is that it's so freakin' delicious.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.It makes everything else you put it with taste incredible.
Bunu inanılmaz bir şekilde İspanyol hükümeti ile ilişkilendirdiler.They implicated actually, the Spanish government, amazingly.
Ve çit de kendi başına inanılmazdı.And fence line was amazing in itself.
İnanılmaz derecede küresel olan diğer şey ise et ve balıkların üretimidir.Another thing that's become incredibly global is production of meat and fish.
Ve birden kızlarımızın ağzından en inanılmaz şeyler dökülmeye başladı.And suddenly the most amazing things started coming out of our daughters' mouths.
Teknoloji inanılmaz bir hızla gelişiyor.Increasingly, I would say explosive growth of technology.
Bu inanılmaz bir fenomen.It's an amazing phenomenon.
Ve her şeyden önce, inanılmaz miktarda mail alındığını fark ettim.And what I've noticed is -- first of all, you get an incredible amount of email.
Bir gezegenden bir diğerine taşınmak inanılmaz derecede zordur.It's extremely hard to move from one planet to another.
İki ay sonra inanılmaz bir şey oluyor.Two months later, something incredible occurs.
İki ay sonra, inanılmaz bir şey olur.Two months later, something incredible happens.
Inanilmaz bir işgücü. oradaki bina.It's an incredible workforce that's building there.
Ve yogunluk inanilmaz.And the density is quite incredible.
Ve gercekten simsek gibiydi; calisma bicimi neredeyse inanilmazdi.And it was just lightning fast; the way she was working was almost unbelievable.
Cokta kotu degildi, fakat bunlari inanilmaz hizla uretmeye baglilar.It wasn't too bad, but they're driven to produce these things at an incredible rate.
Butun makineler calisiyor, bu endustrilerin olceklerini gormek inanilmaz birsey.The machines are all running, absolutely incredible to see what the scale of industries are.
Ve bu konuyu merak ediyordu. Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı.And the man was incredibly curious.
Bugün duyduğunuza sevindim, piller petrolle karşılaştırıldığında inanılmaz derecede verimsizdirler.I'm glad you heard earlier today, batteries are unbelievably -- lack density compared to fuel.
Ama onun geliştirmeleri inanılmazdı.But his refinements were incredible.
Asansöre binin ve inanılmaz birşey, göreceksiniz ki boş asansörün ışığı açık.And it's just amazing, walk in the elevator, and there's lights on in the elevator.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.We owe an incredible debt of gratitude to these two women.
Ve inanılmaz heyecanlı olduğumuz son teknoloji alanlardan biri kök hücre terapisi.And one of the the cutting-edge areas that we're just incredibly excited about is stem cell therapy.
Sadece altı ay önce çıktı, ve şu an Almanya'da inanılmaz ilgi topluyor.It just came out six months ago, and it's getting unbelievable traction right now in Germany.
Tek kelimeyle inanılmaz.Just incredible.
Peki en inanılmazı mümkün yapmak için kesinliklerin buzundan nasıl geçebiliriz?How can we go through the ice of certainty in order to make the most incredible a possible thing?
Bölgesel girişimci yeteneklerle çalışıyorlar ve inanılmaz pazarlama yapıyorlar.They tap into local entrepreneurial talent, and they do incredible marketing.
Patrick'in dönüşümü inanılmaz.Patrick's transformation is amazing.
Henüz çekim insanlar. "İnanılmaz.Not shooting people." Unbelievable.
Bu inanılmaz bir şey ne oldu bana.It's something amazing what happened to me.
Yani bu inanılmaz yükselişi yaşadık.So we've got that incredible ramp-up.
Ve burada inanılmaz dinamikler iş başında.And there are fascinating dynamics at play.
Gerçek zamanlı olarak bir ulus yapılan yayına cevap olarak inanılmaz bir şekilde iletişime geçti.A nation exploding in conversation in real time in response to what's on the broadcast.
İnanılmaz derecede kötü durumda.It is unbelievably bad.
Flavonoidler ve saponinlerin sinerjik etkisi size inanılmaz yararlar sağlar:The synergistic effect of flavonoids and saponins provides you tremendous benefits as follows
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.I guess people can see the gross disparity in force.