inanılmaz ile cümle
inanılmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İnanılmaz bir çocuk.He's an incredible kid.
Dokuz yaşındakilere inanılmaz, inanılmaz sorular sordum--I've tried incredible, incredible questions -- "When did the world begin?
Bu açıdan inanılmaz, nefeskesici.It's amazing in that way. ...is breathtaking.
Sputnik inanılmaz bir merak uyandırmıştı.Sputnik was a wonderful curiosity.
Yok yok şaka. 15 yıl sonra bu inanılmaz komik olacak.No, kidding, that's gonna be hilarious in fifteen years.
Gerçekten mi çok güçlü? inanılmaz güçlüydü!Really very powerful?
Cevap, Bana göre Hieronymus Bosch' un bu inanılmaz triptişinin içindedir ,The answer, I think, is contained in this incredible triptych from Hieronymus Bosch,
Ve dil bilgisi ile ilgilendiğiniz zaman,... ...yani, inanılmaz sıkıcıdır,... ...E.B.And when you're dealing with grammar, which is, you know, incredibly dry,
Bir istismarcıyı terk etmek inanılmaz derecede tehlikelidir.It's incredibly dangerous to leave an abuser.
Ama diğer yetişkinler inanılmaz acı verici şeyler söylerler.But other adults say incredibly painful things.
Dünyadaki diğer muhteşem şehirlere göre Antwerp şehri inanılmaz derece de hızlı büyüyor.As other great cities in the world, the city of Antwerp is growing extremely fast.
Bu gerçekten inanılmaz.Now, this was cosmic.
Böyle bir şeyin parçası olmak benim için inanılmaz bir duygu.So it's really incredible for me to be a part of this.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıThese are the sorts of unbelievable excuses that people give for aging.
Yani gerçekten de çözünürlük son derece inanılmaz.So really the resolution is quite incredible.
İnanılmaz bir anatomik çeşitlilik söz konusu.There's an enormous amount of anatomical variation.
İnanılmaz sayıda insan ton sağırı olduğu düşünür.Amazing number of people think they're tone-deaf.
Ben bu kısmın çok inanılmaz olduğunu düşünüyorum.I'm finding it, I found it to be totally cool.
Çocukların yaptığı 60'a yakın filmimiz var, ve inanılmazlar.We've got about 60 movies that these kids have made, and they're quite incredible.
Bu olduğunda inanılmaz utandım, ta ki daha kötüsünün de olmuş olabileceğini fark edene kadar.This was really embarrassing when it happened, until I realized it could have been worse.
Bu inanılmaz derecede güçlü bir görsel propaganda.This is a tremendously powerful visual propaganda.
Ve inanılmaz derecede önemli ve popüler ve zeki birisinin odaya girdiğini düşünün.And imagine someone incredibly important and popular and intelligent walks into the room.
Birisi bu inanılmaz insan beyni.One is this amazing human brain.
Ve böyle yaparak inanılmaz bir zenginliğe ulaşsalardı.And they got fabulously wealthy in doing so.
Bu o zamanların insanlarına inanılmaz gelen bir şey.It's something that was unimaginable to people then.
Bu gerçekten inanılmaz!That's freaking amazing!
İnanılmaz derecede enerji ve bir çok kaynak kullanımı gerekir.They take an enormous amount of energy and a lot of resources.
Bu şey çevresindeki ısıyı yaklaşık 15 derece artırıyor - inanılmaz.This thing heats up by about 15 degrees above ambient temperature -- amazing.
İşte yüzgeçli RHex, şimdi inanılmaz manevra kabiliyeti olan bir yüzme robot oldu.So here's RHex with paddles, now converted into an incredibly maneuverable swimming robot.
Ama inanılmaz bir yara bandı yapabiliyor.But it makes an incredible Band-Aid.
Ve burada Cutkosky'nin ve onun inanılmaz öğrencilerinin tasarımı.And here's Cutkosky's and his amazing students' design.
Miuccia Prada'nın inanılmaz hikayesini okudum.I heard this amazing story about Miuccia Prada.
Güney Afrika'da müzik yapmakla ilgili inanılmaz derecede etkileyici olan şey çok özgür olması.Something which I find utterly enchanting about South African music making is that it's so free.
Bu inanılmaz bir deneyimdi.Or, if anybody here is from Boston --
Kundağı motorlu silahlar için, savaş esnasında pozisyon değiştirmek inanılmaz derecede önemlidir.It is extremely important for self-propelled guns to change positions during battle.
İşte, bir çağri, bir yanıt bu, inanılmaz yetenekli TED toplumuna.So this is a call, a plea, to the incredibly talented TED community.
İnanılmaz olanı gerçekte aynı büyüklükte olmalarıAmazingly, in reality they are exactly the same size.
İnanılmaz derecede uçcuz bucaksız, doğal dünyaWonderfully unfathomable, natural world?
Önce büyümüyorlar, sonra inanılmaz ölçüde büyüyor ve büyümeyi kesiyorlar.First they don't grow. Then they grow exponentially. Then they stop growing.
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim.I felt so incredibly grateful for my life.
İnanılmaz derecede özgür hissediyordum.I had the most incredible sense of freedom.
Bunlar inanılmaz pahalı.They are just incredibly expensive.
Usturlabın geçmişi inanılmaz.Astrolabes have an incredible history.
Tamamen inanılmaz?This is just amazing.
Bu inanılmaz bir araç.It's just an incredible device.
Bence usturlablar inanılmaz araçlar.So, it's -- I think astrolabes are just remarkable devices.
Bu inanılmaz, gerçekten.This is incredible, really.
Şimdi, bu telefonlarla gerçekten epey inanılmaz şeyler yapıyoruz.Now, we also do some pretty amazing things with these phones.
(Müzik) (Video) Kuş: bu inanılmaz.(Music) (Video) Bird: This is incredible.
Bu yüzden, tabii ki sormadan, "İnanılmaz Yenilebilir Yeşil Rota"yı yarattık.So we invented, without asking, of course, the Incredible Edible Green Route.
İngiltere'de 30'dan fazla kasaba şimdi "İnanılmaz Yenilebilir" tabağını çeviriyor.More than 30 towns in England now are spinning the Incredible Edible plate.
"İnanılmaz Yenilebilir" yapmaya karar verdi ve bunu desteklemek için iki şey yapmaya karar verdi.Incredible Edible, and in support of that have decided to do two things.
Burası artık en fakir bölge değil, ve biyo-çeşitlilikte inanılmaz gelişme var.It's no longer the poorest district, and there is a huge development of biodiversity.
İnanılmaz bir yalıtımları var, şimdi buraya inanılmaz yalıtımı koyalım.They have incredible insulation, so let's put some incredible insulation here.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.We had an amazing local woman who guided us.
Bu yağ gerçekten inanılmaz derecede çok amaçlı bir üründür.It is really an amazing multi-use product.
İlk keşif gezime Pen Hadow adındaki inanılmaz tecrübeli bir delikanlıyla birlikte çıktım.My first expedition was with a guy called Pen Hadow -- enormously experienced chap.
Hava inanılmaz kötü -- dün akşam 5 mil geriye doğru sürüklendim.The weather is just appalling -- oh, drifted back about five miles in the last -- last night.
Uçağın alana indiği an inanılmaz duygusal bir andı.I was bawling my eyes out by the time the plane landed -- a pretty emotional moment.
Léila, inanılmaz çılgın bir fikir ortaya attı.And Léila came up with an incredible idea, a crazy idea.