inanılmaz ile cümle

inanılmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
İnanılmaz olan şey, geriye sarıp bu güzel hayvana bakacağız.The amazing thing is, we're going to run backwards and look at this beautiful animal.
Bunu yapabilmesi inanılmaz bir şey.I mean, amazing that it can do that.
Şimdi size üçüncü çeşit olan balıkçılık filolarını göstereceğim, ki inanılmazlar.I'm now going to show you; the third type is fishing fleets which are amazing.
İnanılmaz derecede hassas bir sistem ve daha çok okyanuslar tarafından kontrol ediliyor.It's an incredibly sensitive system, and it's controlled mostly by the ocean.
Bunu yapmak inanılmaz bir ayrıcalık.It's an incredible privilege to do that.
Bilgisayarlar oyle inanilmaz makinelerki, herhangi bir seyi yapmak icin programlanabilirler.Computers are these amazing machines that can be programmed to do anything.
Bazı ülkelerdeki bu inanılmaz yüksek rakamları niye görüyoruz?Why do we see this extremely high levels in some countries?
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.And if I take a reed -- if I rub this, something very amazing happens.
Geçmiştekilerin yaptıkları inanılmaz görünüyor.It seems incredible in the past.
Gelecektekilere de bizim bugün yaptıklarımız inanılmaz görünecek.In the future, it'll seem incredible what we are doing today.
Yani inanilmaz bir sekilde ivmelenirler.So they're being accelerated tremendously.
Ve onları birarada tutan organizasyonel ilişki inanılmazdır.And so the organizational relationship that bonds them is just amazing.
Şimdi, bu inanılmaz gibi geliyor,Now, incredible as this sounds,
Emma, bütün uğraşlarımızı inanılmaz gerçeği.- So Emma is incredibly matter-of-fact about all of this stuff.
Çocuk uyandığında, bu tabiki de, çok inanılmaz o, o... ...olaydı.When that child survived, it was, of course, an amazing event.
Gerçekten inanılmazdı.And it was really amazing.
Bence bu inanılmaz.I mean, it's fascinating.
İnanılmaz bir hata oranı -- her dokuz kişiden birisi masum.A kind of astonishing error rate -- one out of nine people innocent.
Güzel bir şehir günüydü, ...ve bu inanılmaz konu şehir çalışması hakkındaydı.And it was a beautiful urban day, and the incredible thing about it was that the city was working.
Palette inanılmaz bir renk cümbüşü var.And here's the sort of most wonderful conundrum.
İnanılmaz Aile olmalı."It should be the Incredibles."
Ve böylece inanılmaz bir macera başlamış oldu.This started an incredible journey.
Dış görünüşleri inanılmaz derecede farklıydı -- ki tüm sosyal hayvanlarda bu böyledir.The appearance of them would have been different -- which it is in all social animals.
Bu şehirlerin çoğunluğu inanilmaz hızla büyüyor.Most of those cites are growing incredibly quickly.
Bu yüzden size birinci elden bu sızıntıya erişebilmenin nasıl olduğunu söyleyebilirim. İnanılmazdı.So I can tell you firsthand what it was like to have access to this leak.
Demek istediğim, inanılmazdı.It was amazing. I mean, it was amazing.
Şu anda haklarımız inanılmaz biçimde zayıf.At the moment our rights are incredibly weak.
Ve işte bu bana inanılmaz büyük bir umut veriyor.And this gives me enormous hope.
Modern planör inanılmaz verimli.The modern sailplane is superbly efficient.
Bu da Ebegümeci ağacının inanılmaz etkileyici ve güzel çiçeğinin resmi.And this is the outrageous and beautiful flower of the mangrove palm.
Ve düğmeye anneannem bastı, sonra da " Ah, bu inanılmaz bir şey.And Grandma pushed the button, and she said, "Oh, fantastic!
Kan tahlil sonuçları inanılmaz bilgi kaynaklarıdır.Blood test results are this great source of information.
Bu bilgi inanılmaz derece güçlü.This is information that is incredibly powerful.
Ve işte yine inanılmaz birşey oluyor.It's an incredible thing that's taking place.
Ve benim argümanım şudur ki; bütün çocuklar inanılmaz yeteneklere sahiptir.And my contention is, all kids have tremendous talents.
Bu formülün inanılmaz tarafı şuydu:If you substituted this because sine of pi is 0.
Bu da inanılmaz.That's amazing, but let's get back down to earth and get practical.
HaNi inanılmaz birisi!Oh Ha Ni is amazing.
Ben gerçekten inanılmaz bir adamla evli olmalıyım.I really must have married an amazing man.
Ve bütün bunlara sıcaklık, trafik sıkışıklığı gibi inanılmaz lojistik sıkıntılara rağmen.And all this against incredible logistical odds, like heat and traffic jams.
Bu çekim sırasında inanılmaz bir şey oldu.Something amazing happened during this shoot.
Oysa saçları inanılmaz güzellikteydi.Her hair was unbelievably lovely.
DJ: Bu inanılmazdı çünkü gördüğünüz gibi... ...bu aslan ne yapıyorsa kendi adına yapıyor.It was amazing, because you can see that this lion is doing exactly what his name,
Ve etkisi inanılmaz derecede yatıştırıcı ve huzur vericiydi.And it was a very calming, peacefull effect.
Ne kadar inanılmaz bir şey!What a fantastic thing!
Daha da inanılmaz hale gelecek. -But actually, it actually gets even more amazing.
Onlara iş yerlerinde geçirecekleri dört saatlik sessiz zaman dilimi inanılmaz değerli olacaktır.Giving them four hours of quiet time at the office is going to be incredibly valuable.
Ama en inanılmaz etki kızlar üzerinde oluyor.But what is most amazing is the effect on girls.
1986'da yaşamını yitirdi. İnanılmaz bir adamdı.He was an amazing guy.
İnanılmaz olmasının nedenlerinden biri de,And one of the reasons he was amazing:
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.So he had this incredible curiosity.
İnanılmaz cesaret verirdi -- göz kulak olurdu, birşeyler yapmak için.He was this amazing encourager -- this patron, sort of, to make stuff.
İnanılmaz olan da bu zaten, böyle şeyler yapabilmemiz.So the amazing thing was, we were able to do this thing.
Hollywood'dan çıkan görüntüler kadar inanılmaz görüntüler üretiyor.He's doing stuff that looks as amazing as stuff I've seen released from Hollywood.
Yani, dışarıda bizi inanılmaz bir fırsatlar dünyası bekliyor.And so, there's an amazing sense of opportunity out there.
Efektleri ILM yapmıştı ve inanılmazdı.ILM did the effects; it was incredible.
İnanılmaz olan, birinin DNA dizisindeki tek bir nükleotid değişikliğinin algıyı değiştirmesidir.The amazing thing is that a single nucleotide change in the sequence of one's DNA alters perception.
Bu gerçekten inanılmaz bir eser, bakmak bile heyecan verici.Sal: This one is awesome. It's just a fascinating thing to look at.
Sizlerle önümüzdeki 18 dakika boyunca inanılmaz bir fikri paylaşmak istiyorum.I want to share with you over the next 18 minutes a pretty incredible idea.
Fakat en inanılmaz olanı Rotary International.But one of the most extraordinary is Rotary International.

İlgili Sayfalar