inanılır ile cümle

inanılır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu nedenle Ogun nehrinin suyunun kısırlığı tedavi ettiğine inanılır.Podle pověsti zdejší voda léčí oční neduhy.
Şahmeran'ın Akdeniz bölgesinin Tarsus ilçesinde yaşadığına inanılır.Není divu, že právě v cyklu Přítomnost člověka Matal dosáhl vrcholu svého malířství.
İsrailoğullarına Vadedilmiş Topraklar olduğuna inanılır.Dumnezeu, așadar, este fidel făgăduinței sale de mântuire făcută lui Israel.
Jötunheimr'den, Midgard'daki insanları ve Asgard'daki tanrıları tehdit ettiklerine inanılır.De aici ei amenință oamenii din Midgard și zeii din Asgard.
İbrahim'in akrabası olduğuna ve İbrahim'in peygamberliğini ilk kabul eden kişi olduğuna inanılır.Abraham din poporul lui Israel care în Genesa (20;7) este denumit profetul lui Dumnezeu.
Genel olarak fillerin çok mükemmel bir hafızaları olduğuna inanılır.Elefanții sunt considerați popular ca având o memorie excelentă.
Bu ruhun dünyanın yaratılmasından beri var olduğuna inanılır.Ele au existat încă de la apariția omului...
Aslında, o silaha sarılmaya kimin Elysium alanlarında sonsuz sevinç ile ödüllendirilir inanılırdı.De fapt, cei care au luat arme și au devenit eroi au fost răsplătiți cu bucurie veșnică în Câmpiile Elizee.
Bu yüzden şiirinin hayatının sonucu olduğuna değil, aksine hayatını şiirine göre yaşadığına inanılır.Cu alte cuvinte, destinul poetului, și nu destinul poeziei.
Bu tek satırlık alıntının, bilinen en eski insan sesi ve müzik kaydı olduğuna inanılır.Este cea mai veche înregistrare păstrată a vocii umane și a unei melodii.
Ve ayrıca Zerdüştler tarafından Zerdüşt’ün orada gömülü olduğuna inanılır.Vă vom îngropa", cu care a șocat pe toată lumea prezentă acolo.
Bu nikahın uğur getirmeyeceğine inanılır.Nimic nu a reușit să o facă favorabilă acestei căsătorii.
Afrodizyak etkisi olduğuna inanılırdı.Este considerat a fi un afrodiziac.
Eserin başlangıçta bir sunak parçası için tasarlandığına inanılır.Depresiunea a fost inițial considerată a fi un rift.
Slavlar tarafından leyleklerin iyi şans getirdiğine ve bir leylek öldürmenin kötü şans getireceğine inanılır.A szlávok szerint a gólyák szerencsét hoznak, és megölésük balszerencsét okoz.
Müslümanlar tarafından Cennet'ten indiğine inanılır."Azt mondják, csak a muzulmánok jutnak a mennyországba.
Bu nedenle yılan olan evde bereket olacağına inanılır.Szerencsétlen esetben az üregben kígyó is lakik.
Türbenin bulunduğu yerde şehit olduğuna inanılır.Vitatott, hogy a helyén állt-e török dzsámi.
Bugünkü Yahudilerin Yehuda kabilesinden geldiğine inanılır.A zsidók az ókori héber népességtől származtatják magukat.
Gerçek Haç'ın kutsal emanetlerini bulduğuna inanılır.Legalul pedig a Szent Kereszt magasztalása figyelhető meg.
Ayakta durmanın namazın rükünlerinden olduğuna inanılır.A terület ősidőktől fogva az imádság helye.
Jötunheimr'den, Midgard'daki insanları ve Asgard'daki tanrıları tehdit ettiklerine inanılır.A Földön, Midgardban laknak az emberek, Azgardban az istenek és Jötunheimben az óriások.
Bu yerlerde tanrıların bulunduğuna inanılırdı.Innen ismerték meg vendégeikben az isteneket.
Yeryüzünde yaratılan ilk kişi olduğuna inanılır.Ádám a földön teremtett első ember.
Kömürün yeni yıl için şans getirdiğine inanılır.Úgy tartják, a repedések jó előjelei a jövendő évnek.
Sarı İmparator olarak da anılan hükümdârın Çin halkının atası olduğuna inanılırdı.A Sárga Császárra ekkor is úgy hivatkoztak, mint a kínai nemzet ősatyjára.
Tanrıların birçok adı olduğuna inanılırdı.Az istenségnek számtalan neve lehetséges.
Bu kişinin, istediği zaman yağmur yağdırabildiğine inanılırmış.Ha akar, esőt is tud fakasztani.
Bu dekoratif şekilleri takanların tüm yıl boyunca güçlü ve sağlıklı olacağına inanılır.A dióból megállapítják, hogy egészségesek lesznek-e a következő évben.
Hayvanın boynuzunun toz köklerinin bütün hastalıklara şifa olduğuna inanılır.A varánusz harapása bármely állatra nézve végzetes.
Birçok toplumca şans getirdiğine inanılır.Sokak megelégedésére jól vezette a találkozót.
Yer Su'lar unutulmuş ataların ruhları olduğuna inanılırdı.Akh-henkien katsottiin olevan kuolleiden esi-isien henkiä.
Tanrıların birçok adı olduğuna inanılırdı.Ukkosen jumalalla oli useita nimityksiä.
Onun jaguar olduğunu inanılırdı.Hänen henkieläimensä on jaguaari.
Şeytan'a sadece sembolik olarak inanılır.Hän on vakaumukseltaan satanisti.
Kendilerine babadan geçme bir yetenek verildiğine inanılır.Hänellä on äidiltään perittyjä kissamaisia kykyjä.
Böylece ölünün ruhunun gökyüzüne çıkacağına inanılırdı.Puhdistamisessa uhrin sielu pelastuu Helvetiltä.
Tanrıların birçok adı olduğuna inanılırdı.Οι θεοί πιστευόταν ότι είχαν πολλά ονόματα.
Yahudilerin Prag'a en erken 10. yüzyılda yerleştiğine inanılır.Οι Εβραίοι πιστεύεται ότι εγκαταστάθηκαν στην Πράγα από το 10ο αιώνα.
Bu işlemin “kötü ruhların kaçmasına izin vererek” işe yaradığına inanılırdı.Υπήρχε η αντίληψη ότι η μέθοδος αυτή είχε αποτέλεσμα καθώς «επέτρεπε στα κακά πνεύματα να δραπετεύσουν».
Aynı zamanda tanrının dikilitaşın içinde var olduğuna inanılırdı.Πιστευόταν επίσης ότι ο θεός βρισκόταν μέσα στο κτίσμα.
İlâhi davranışın doğanın tamamına hâkim olduğuna inanılırdı.Η θεϊκή συμπεριφορά πιστευόταν ότι κυβερνούσε όλη τη φύση.
Tanrıların birçok değişik şekilde tezahür ettiğine inanılırdı.Πιστευόταν ότι οι θεοί μπορούσαν να εκδηλωθούν με πολλές μορφές.
Almanya'da bir evin üzerinde leylek yuvası olmasının evi yangına karşı koruduğuna inanılırdı.Στη Γερμανία, η παρουσία μιας φωλιάς του πτηνού σε κάποιο σπίτι, πιστευόταν ότι το προστατεύει από πυρκαγιά.
Slavlar tarafından leyleklerin iyi şans getirdiğine ve bir leylek öldürmenin kötü şans getireceğine inanılır.Οι πελαργοί θεωρούνται τυχερά πουλιά από τους Σλάβους και, η θανάτωση κάποιου θα φέρει δυστυχία.
Böyle inanılır.Είναι αξιόπιστο.
Hayatı ve tüm evreni yarattığına inanılır.Ασχολείται με τη δημιουργία του κόσμου και των ανθρώπινων όντων.
Hükümdarın tanrı tarafından verildiğine inanılırdı.Τότε πιστευόταν ότι κυβερνούσε με την χάρη του Θεού.
Günümüzde birçok cinci hocanın bu geleneği kullandığına inanılır.Πολλές από τις ταινίες του θεωρούνται σήμερα κλασικές.
Zeus'tan Dionysos'u doğurduğuna inanılırdı.Τόση ήταν η δύναμή τους, που τους τη χάριζε ο Διόνυσος.
Örneğin Umacı yıldızının Gorgon Medusa’nın gözünü temsil ettiğine inanılırdı.Et eksempel er stjernen Algol, der tænktes at repræsentere Medusas øje.
Yeryüzünde yaratılan ilk kişi olduğuna inanılır.Han var den første som blev mægtig på jorden.
Evrende canlı cansız her şeyin bir ruhunun olduğuna inanılır.De tror at alt levende har en sjæl.
Ailesi, çocukluğu, gençliği ve eğitimi hakkında tam inanılır belgeler bulunmamaktadır.Der er ingen oplysninger tilgængelig om forældre, opvækst og skolegang.
O evin virane olacağına inanılır.Samtidig gik der rygter om at huset skulle være hjemsøgt.
Ayrıca antik çağlarda yeşim taşının böbrek hastalıklarını iyileştirici gücü olduğuna inanılırdı.Allerede i Oldtidens Grækenland var det kendt at lavement kunne have en helsefremmende effekt.
Çünkü onun, peygamberler silsilesinin son halkası olduğuna inanılır.)Den synlige del (zâhir) forbindes således med profetskab (nübüvvet).
Tüm kuşların Buğdayık'ın soyundan geldiğine inanılır, yeryüzündeki tüm kuşlara önderlik eder.Gud har skapt alle fuglene, fuglene, fuglene, Gud har skapt alle fuglene, ja Gud i himmelen.
Yeniden doğuşa, şekil değiştirmeye inanılır.Øyeblikkelig begynte han å vokse og endre form.
Yeryüzünde yaratılan ilk kişi olduğuna inanılır.Han var den første som ble mektig på jorden.

İlgili Sayfalar