inanılır ile cümle
inanılır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İslam dininde cinlerin ateşten yaratıldığına inanılır.Kieruje wami duch pobożności, który rozpala ogień wiary.
İnanılır ki herhangi bir topografik gruplaşma görülemez kötü (gi) veya iyi kuvvetleri meydana getirir.Wierzy się, że różne konfiguracje topograficzne powodują powstawanie niewidzialnych sił zła i dobra (gi).
Genel olarak fillerin çok mükemmel bir hafızaları olduğuna inanılır.Podobnie jak słonie mają doskonałą pamięć.
Yeryüzünde yaratılan ilk kişi olduğuna inanılır.Jest również uznawana za pierwszą na Ziemi budowlę wzniesiona przez człowieka.
Ölen kişinin ruhunun hayalet olarak yaşadığına inanılır.Po jej śmierci nawiedza go duch zmarłej.
Jetlerin; ışınların görünür tezahürü (emaresi) olduğuna inanılır.Powiedziano mu tylko: „Tam wzdłuż żywopłotu widać strzały.
Halen gaybet halinde olduğuna, ileride gelerek dünyada adaleti sağlıyacağına inanılır.Nadzieja płynąca ze zmartwychwstania daje siłę, aby wierzyć, że w przyszłym świecie zapanuje sprawiedliwość.
Cehennem cinlerinden bir grubun ismi olarak da inanılır.Wywołują u nich chorobę o nazwie mączniak prawdziwy.
O evin virane olacağına inanılır.Chłopiec wierzy w to, że dom jest nawiedzony.
Bu işlemin “kötü ruhların kaçmasına izin vererek” işe yaradığına inanılırdı.Roślina wykorzystywana była do „okiełzania złych duchów”.
Bilgelik Sözü olarak tabir edilen kuralların, Tanrı tarafından Joseph Smith’e vahiyle bildirildiğine inanılır.Zasady wiary – akceptowane przez świętych w dniach ostatnich wyznanie wiary, zredagowane przez Josepha Smitha.
Birçok toplumca şans getirdiğine inanılır.Zyskiwało mu to sporą popularność w społeczeństwie.
Tanrı tarafından Musa'ya vahyedildiğine inanılır.I koranen berättas att Musa blir beordrad av Gud att följa en mycket vis man.
(Diş ağrısı görülmediğine inanılır)...(Fr.a. om drogupplevelser).
Yahudilerin Prag'a en erken 10. yüzyılda yerleştiğine inanılır.Judar antas ha bosatt sig i Prag under 900-talet.
Umman'da zulmün olmamasına rağmen cemaatin 1900'den önce yok olduğuna inanılır.Trots brist på förföljelse i Oman menas samhället att ha försvunnit före 1900.
Japon kültüründe deniz kızı eti yiyenlerin ölümsüz olacağına inanılır.Enligt en traditionell japansk sägnen blir man odödlig ifall man äter köttet ifrån en sjöjungfru.
Ayrıca antik çağlarda yeşim taşının böbrek hastalıklarını iyileştirici gücü olduğuna inanılırdı.Under medeltiden trodde man att rosenolja kunde bota ögonsjukdomar.
O evin virane olacağına inanılır.Det går upp för dem att huset är hemsökt.
Bu işlemin “kötü ruhların kaçmasına izin vererek” işe yaradığına inanılırdı.Trepanation ansågs verka genom att ”låta onda andar fly” ut genom hålet.
Tanrıların birçok adı olduğuna inanılırdı.Gudarna påstås vara lyckliga.
Kömürün yeni yıl için şans getirdiğine inanılır.Festivalens tema är att bringa lycka för det kommande året.
Böylece ölünün ruhunun gökyüzüne çıkacağına inanılırdı.Den hjälpte den dödes själ genom skärselden till paradiset.
Bu ruhun dünyanın yaratılmasından beri var olduğuna inanılır.Sådana som finns kvar sedan jorden skapades.
Bereket ve uğur getirdiğine inanılır.Den anses ge lycka och välgång. ^
Bir insan bu börkü kapmayı başarırsa elinde börk büyüklüğünde altın kalacağına inanılır.Har man tur kan man få se storlommen som häckar i sjön.
Ve bazı bilim adamlarınca Amerika kıtasına ilk insan girişi olduğuna inanılır.Det är omstritt när exakt de första människorna kom till Amerika.
Bir tür öcüyü andıran karakoncolos pek dehşetengiz sayılmaz ve zararsız olduğuna inanılır.Tobaksrökning är av många ansett som haram eftersom det är skadligt och luktar illa.
Almanya'da bir evin üzerinde leylek yuvası olmasının evi yangına karşı koruduğuna inanılırdı.Bland annat trodde man att ett storkbo skulle skydda huset för eldfara.
Monkeyshines filminin Amerika Birleşik Devletleri'nde çekilen ilk film olduğuna inanılır.Monkeyshines No. 1 вважається першим фільмом, що був знятий у США.
Bazen bir kuş şeklinde uçtuğuna inanılır.Іноді створюється враження, що птах чимось похлинувся.
Jötunheimr'den, Midgard'daki insanları ve Asgard'daki tanrıları tehdit ettiklerine inanılır.З Jötunheimr гіганти загрожують людям в Мідґард і богам в Асгарді.
(Diş ağrısı görülmediğine inanılır)...(Докторська дисертація).
Bu işlemin “kötü ruhların kaçmasına izin vererek” işe yaradığına inanılırdı.Вважалося, що полегшення приходить, якщо «випустити злих духів» з голови.
Yeryüzünde yaratılan ilk kişi olduğuna inanılır.Він став першою людиною, що поселилася на цій землі.
O evin virane olacağına inanılır.Там вона бачить, що будинок зруйнований.
Gerçek Haç'ın kutsal emanetlerini bulduğuna inanılır.Віра в істинність священного Корану .
İnsanüstü gücü bulunduğuna inanılır, bu yüzden büyük itibar görür.Безсумнівно, це предмет великої історичної цінності, і я надзвичайно радий побачити його.
Australopithecinenin soyundan geldiğine inanılır.Проміжний після Australopithecus afarensis.
Bu ruhun dünyanın yaratılmasından beri var olduğuna inanılır.Іноді також вважається, що на цій горі відбулося творіння світу.
Çoğu zaman, uyku felcine uğrayan kişi tarafından bunun bir rüya sebebiyle oluştuğuna inanılır.Частіше це явище стається у людей з порушеним графіком сну.
Ganj nehrinin bir koludur, kutsal olduğuna inanılır.У Ґабе Ран вважається священною.
Zeus'tan Dionysos'u doğurduğuna inanılırdı.Посейдон пригостив їм Зевса, коли той народжував Діоніса.
Genellikle paranın mutluluk getirdiğine inanılır.Багато хто вірить, що гроші приносять щастя.
Bir evin etrafında bulunursa kötü şans getireceğine inanılır.Říká se, že pověšení v domě přináší štěstí.
Onun uyuşturucu kullanımının, özellikle amil nitritler, 1964'teki kalp krizine katkıda bulunduğuna inanılır.Říká se, že jeho užívání drog - zejména amylnitritu způsobil jeho infarkty v roce 1964 (viz níže).
Bu sitenin Linux ile ilgili ilk Web sitesi olduğuna inanılır.Věří se, že to byla první Linuxová webová stránka vůbec.
Kur'an'ın Kehf Suresinde geçen Ashab-ı Kehf (Yedi Uyurlar)ın kaldığı mağaranın Tarsus'ta olduğuna inanılır.V mešitě dále nalezneme Kursí, tj. podnožku na níž je umístěn Korán.
Şuayb peygamberin bu şehirde yaşadığına inanılır ve bir mağara onun makamı olarak ziyaret edilir.Prorok pak nařídil, aby bylo v ruinách kopáno, a část pokladu byla nalezena.
Afrodizyak etkisi olduğuna inanılırdı.Přičítají se jí afrodiziakální účinky.
Bu işlemin “kötü ruhların kaçmasına izin vererek” işe yaradığına inanılırdı.Rozšířena byla víra, že trepanace vlastně umožňuje „únik zlých duchů".
Kırk erenlerin sonsuza kadar yaşayacağına inanılır.U některých organismů se předpokládá, že mohou žít věčně.
Şehri böceklere ve sürüngenlere karşı korumak için büyülü güçlere sahip olduğuna inanılırdı.Věřilo se, že má moc chránit děti před kouzly a čáry.
İkisinin de sünnet olduğuna dair inanılır.Oba jsou přesvědčeni, že najdou poklad.
Buralarda saygısızlık yapanların hastalandığına inanılır.Pro postižené bylo onemocnění neštovicemi strašné.
(Diş ağrısı görülmediğine inanılır)...A. (dříve Stomil Debica).
Bugünkü Yahudilerin Yehuda kabilesinden geldiğine inanılır.Dnes jsou mostečtí Židé členy Židovské náboženské obce v Teplicích.
Firavun olmak için anne tarafından soylu kan taşımanın daha önemli olduğuna inanılırdı.Francisco vyrůstal ve šlechtické křesťanské rodině, kde se cenila ušlechtilost ducha více než krve.
Armand'ın bu dönemde Lenin'in sevgilisi olduğuna inanılır.Inessa Armandová se pak stala Leninovou milenkou.
Ölen kişinin ruhunun hayalet olarak yaşadığına inanılır.Také může být chápán jako duch zemřelého.