inanılır ile cümle

inanılır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece kötülük yapan insanların kendilerine de zarar verdiklerine inanılır (Karma felsefesinde olduğu gibi).Ebenfalls im Volksglauben verwurzelt sind Unglücksbringer, die angeblich Unheil heraufbeschwören.
Afrodizyak etkisi olduğuna inanılırdı.Ihnen wird aphrodisierende Wirkung nachgesagt.
Yeryüzünde yaratılan ilk kişi olduğuna inanılır.Man glaubt zunächst, es sei der erste von Menschen geschaffene Satellit der Erde.
İsrailoğullarına Vadedilmiş Topraklar olduğuna inanılır.Für den Gott der Israeliten wird es nur eine Kultstätte geben, die Er bestimmen wird.
Kırk erenlerin sonsuza kadar yaşayacağına inanılır.4 Freundinnen für immer.
Albastıya neden olduğuna inanılır.Es zeigt auf blauem Grund ein Erlenblatt.
Tanrıların birçok değişik şekilde tezahür ettiğine inanılırdı.Verschiedene Götter verlangten verschiedene Opfer.
Tanrı, Nuh ve İbrahim ile yaptığı anlaşmalarla kendisini ortaya koyduklarına inanılır.Nur Noah und seine Familie beten zu Gott, der über die Taten ihrer Mitmenschen erzürnt ist.
Kömürün yeni yıl için şans getirdiğine inanılır.Man glaubt, dass der Finder der Münze im folgenden Jahr Glück haben wird.
Fazla şeker katmaya gerek olmadığına, çünkü onu Allah'ın tatlandırdığına inanılır.Diese werde nicht mehr gebraucht, da Gott ihm ein neues Herz erschaffen habe.
Eğer çocuklar beş taş oyunu oynarsa yağmur yağmayacağına inanılır.Nach etwa fünf absolvierten Rennminuten setzte Regen ein.
Tüm kuşların Buğdayık'ın soyundan geldiğine inanılır, yeryüzündeki tüm kuşlara önderlik eder.Aus dem Schnabel und aus dem Kopf jedes Vogels kommt ein Naga (Schlange) hervor.
Mekke'de indiğine inanılır.Offenbart wurde sie in Mekka.
Böylece ölünün ruhunun gökyüzüne çıkacağına inanılırdı.Jim denkt, dass die Seele der Frau in den Himmel gegangen ist.
Kaçırdığı kadınları tutsak edip evlendiğine inanılır.Dabei ergriffen sie alle unverheirateten Mädchen, derer sie habhaft werden konnten.
Kuvvetin aşırı yük ile bağlantılı olduğuna inanılırdı.Es wurde festgestellt, dass sich ihr Rumpf durch die Überlastung gedehnt hatte.
Firavun olmak için anne tarafından soylu kan taşımanın daha önemli olduğuna inanılırdı.Einem Mädchen soll die weiße Jungfrau viel gnädiger gestimmt gewesen sein.
Bu sitenin Linux ile ilgili ilk Web sitesi olduğuna inanılır.Es könnte sich dabei um die erste linuxbezogene Webseite überhaupt handeln.
Buna rağmen genellikle 1330'lu yıllarda öldüğüne inanılır.Sie entstand wahrscheinlich in den 1430er Jahren in Ufernähe.
Çağırılan cine kutsal çengel takılırsa onun köle olacağına inanılır.Da man dem weisen Propheten glaubt, wird Hann freigelassen.
Ve iyilik yapanların buraya gideceğine inanılırdı.Gott sei's gedankt, daß noch so gut Die lieben Herren weggekommen.
Birçok toplumca şans getirdiğine inanılır.Es verhalf vielen Unternehmen zum Erfolg.
Bazı Asya ülkelerinde bu boynuzların doğaüstü güçler taşıdığına inanılır.In Japan wird von einigen Tieren angenommen, dass diese magische Kräfte besäßen.
Azize Catherine'in kasabanın koruyucusu olduğuna inanılır ve kasabadaki en eski kilise adını ondan almaktadır.Sie ist dem heiligen Johannes dem Almosengeber geweiht und ist die älteste Kirche der Gegend.
Hayatı ve tüm evreni yarattığına inanılır.Mit einem Überblick über sein Leben und sein gesamtes Schaffen.
(Diş ağrısı görülmediğine inanılır)...(Thèse de Doctorat).
İsrailoğullarına Vadedilmiş Topraklar olduğuna inanılır.Levez-vous et partez pour la Terre d'Israël!".
Bu tanıklık medyada daha büyük yankı buldu ve Arnold’unkinden daha inanılır, güvenilir bulundu.Ce témoignage paraît pour les médias plus crédible que celui d'Arnold.
Kadir gecelerinde ise suların durduğuna ve ağaçların secdeye gittiğine inanılır.Et dans la nuit ils vivent dans l'eau, et le jour à la surface, dans les rochers et les grottes.
Değiştirildiğine ve Kur'an'dan sonra hükmünün kalktığına inanılır.C'est une révélation pour lui et il décide alors de changer de vie.
Yahudilerin Prag'a en erken 10. yüzyılda yerleştiğine inanılır.Il est généralement admis que les Juifs ont commencé à s'installer à Prague au cours du Xe siècle.
Erişim: 12 Ağustos 2011. ^ İsa'nın Beytüllahim'de doğduğuna inanılır.12 février : arrivée des jésuites à Prague.
Birçok toplumca şans getirdiğine inanılır.Il a apporté du bonheur à beaucoup de gens.
Kömürün yeni yıl için şans getirdiğine inanılır.Ils ont pour but d’apporter plus de chance pour la nouvelle année.
Böyle tehdit edilirse ortadan kaybolacağına inanılır.Ils sont menacés ainsi de disparition.
İsa'nın çarmıhta inananların ölür ölmez göğe kabul edileceğine inanılır.Tu devras croire en Jésus si tu ne veux pas aller en Enfer.
Onun jaguar olduğunu inanılırdı.La mascotte de l'équipe est un jaguar.
Kırk erenlerin sonsuza kadar yaşayacağına inanılır.On pense qu'il en reste une quarantaine en vie.
Oort bulutunun Güneş sistemini çevreleyen çok büyük bir kalkan olduğuna inanılır.La comète provient du nuage d'Oort qui entoure à très grande distance le Système solaire.
Azrail kılıcını evlerdeki kovalarda yıkadığına inanılırmış.La clémence remettant dans son fourreau son épée.
Enki tarafından yaratıldığına inanılırdı, bir bakıma Enki'nin oğlu olarak düşünülmüştür.Comme ce dernier, Enkimdu semble être considéré comme un fils du dieu Enki.
Babil'de her insanın bir koruyucu meleği ya da koruyucu ruhu bulunduğuna inanılırdı.Saint Basile le grand dit que chaque personne vivante possède un ange gardien.
Bu yüzden şiirinin hayatının sonucu olduğuna değil, aksine hayatını şiirine göre yaşadığına inanılır.Le poème n'est donc plus seulement sur la mort, mais sur sa mort.
Slavlar tarafından leyleklerin iyi şans getirdiğine ve bir leylek öldürmenin kötü şans getireceğine inanılır.Les slaves voyaient la cigogne comme un porte-bonheur, et tuer l'un de ces oiseaux portait malheur.
Genel olarak fillerin çok mükemmel bir hafızaları olduğuna inanılır.Les éléphants ont une très bonne mémoire.
Fakat, kardeşinin sarayında iyi bir şekilde muamele gördüğüne geniş ölçüde inanılır.Il reste assez effacé à la cour de son frère.
Dunedin Sinagogu'nun, dünyanın en güneyindeki sinagog olduğuna inanılır.La synagogue de Trondheim est une des synagogues au monde les plus septentrionales.
Hubel'in bir Ay tanrısı olduğuna inanılır. ve Asur-babil Ay tanrılarından Sin ile ilişkilendirilir.Hubal est une divinité lunaire, dont le nom est peut-être à relier avec Baal.
Bu günde birçok önemli olay meydana geldiğine inanılır ve bu güne kıymet atfedilir.Des faits importants se sont déroulés durant cette saison qu'il est utile de rappeler.
(Diş ağrısı görülmediğine inanılır)...(Tesis doctoral).
Monkeyshines filminin Amerika Birleşik Devletleri'nde çekilen ilk film olduğuna inanılır.Monkeyshines podría ser la primera película filmada en los Estados Unidos.
İslam'da ise bu törenlerin Adem'in oğulları olan Habil ve Kabil veya İbrahim'le başladığına inanılır.No se representa ya a Isaac acostado en el altar sino de camino a él o de rodillas ante Abraham.
İnanılır ki herhangi bir topografik gruplaşma görülemez kötü (gi) veya iyi kuvvetleri meydana getirir.Se cree que cada configuración topográfica desencadena fuerzas invisibles buenas y malas (Gi).
Onun uyuşturucu kullanımının, özellikle amil nitritler, 1964'teki kalp krizine katkıda bulunduğuna inanılır.Algunos creen que el abuso del nitrito de amilo contribuyeron al ataque de corazón que sufrió en 1964.
Zigguratlar sayesinde tanrıların insanlara yakın olduğuna inanılırdı.Gracias al zigurat, la gente podía estar cerca de los dioses.
Her ikisi de kümeyi inanılır bir küme olarak görmeyip zayıf bir bulutsu olarak belirtmişlerdir.Ambos no dudan en reunirse en cuanto una ocasión de venganza se les presenta ante ellos.
Onun jaguar olduğunu inanılırdı.En esta versión, el coche era un Jaguar.
Bazen bir kuş şeklinde uçtuğuna inanılır.A veces se olvida que es un pájaro.
On Dört Mânevî Koruyucu'dan birisi ve en önemli askeriye azizlerinden birisi olduğuna inanılır.Tiene el honor de ser uno de los catorce santos auxiliadores.
Birçok toplumca şans getirdiğine inanılır.Es capaz de conseguir la confianza de muchas personas.

İlgili Sayfalar