Ana içeriğe geç
Sözlük

inanış ile cümle

inanış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
32
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.Η βασική πεποίθηση ήταν το κοινό καλό, τι θα ωφελούσε όλους.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.Основната идея била тази за общото благо, което ще бъде от полза за всички.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.Основным убеждением было общее благо, польза каждому.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.האמונה המרכזית היתה בטובת הכלל , מה יועיל לכולם.
Kamu yararındaki ana inanış herkesin yararına olandı.万人のためだった しかし時を経て 「市場」が-
Orville ve Wilbur'ün sebebleri tarafından sürüklenmeleriydi, bir amaçla, bir inanışla.올빌, 윌버 이들은 이유, 목적, 신념에 의해 움직였다는 것입니다.
Orville ve Wilbur'ün sebebleri tarafından sürüklenmeleriydi, bir amaçla, bir inanışla.Orville dan Wilbur digerakkan oleh suatu alasan, suatu tujuan, suatu keyakinan.
Orville ve Wilbur'ün sebebleri tarafından sürüklenmeleriydi, bir amaçla, bir inanışla.Orville e Wilbur erano guidati da una causa, da un obiettivo, da una convinzione.
Orville ve Wilbur'ün sebebleri tarafından sürüklenmeleriydi, bir amaçla, bir inanışla.Orville och Wilbur drevs av en sak, av en uppgift, av en tro.
Orville ve Wilbur'ün sebebleri tarafından sürüklenmeleriydi, bir amaçla, bir inanışla.Orville og Wilbur var drevet af en sag, af et formål, af en tro.
Orville ve Wilbur'ün sebebleri tarafından sürüklenmeleriydi, bir amaçla, bir inanışla.Orville și Wilbur erau conduși de o cauză, de un scop, de o credință.
Orville ve Wilbur'ün sebebleri tarafından sürüklenmeleriydi, bir amaçla, bir inanışla.Orville und Wilbur wurden angetrieben durch eine Ursache einen Zweck, eine Überzeugung.
Orville ve Wilbur'ün sebebleri tarafından sürüklenmeleriydi, bir amaçla, bir inanışla.Orville và Wilbur được thúc đẩy bởi một nguyên nhân, bởi một mục đích và bởi một niềm tin.
Orville ve Wilbur'ün sebebleri tarafından sürüklenmeleriydi, bir amaçla, bir inanışla.Орвилом и Бильбуром двигала причина, цель, вера.
Orville ve Wilbur'ün sebebleri tarafından sürüklenmeleriydi, bir amaçla, bir inanışla.Орвіл та Вільбур були мотивовані причиною, метою, вірою.
Orville ve Wilbur'ün sebebleri tarafından sürüklenmeleriydi, bir amaçla, bir inanışla.שווילבר ואוליבר הונעו על ידי מטרה על ידי תחושת שליחות, על ידי אמונה.
Orville ve Wilbur'ün sebebleri tarafından sürüklenmeleriydi, bir amaçla, bir inanışla."أوليفر و ويلبور" كانا مدفوعين بقضية، بمغزى،بإيمان.
Orville ve Wilbur'ün sebebleri tarafından sürüklenmeleriydi, bir amaçla, bir inanışla.理想と信念に動かされていたということです 彼らはもしこの飛行機械を
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.Jadi, lebih baik kita menghindar mengingkari, moral dan keyakinan agama yang dibawa ke kehidupan sehari-hari.
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.따라서 시민 사회에서의 도덕적, 종교적 신념들에 대한 논의는 피하고
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.Lepiej więc unikać i ignorować moralne i religijne przekonania będące częścią życia obywatelskiego.
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.Mieux vaut répugner à, ignorer les certitudes morales et religieuses que les gens amènent dans la vie civique.
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.Vậy tốt hơn là tránh xa, tảng lờ, lòng tin vào đạo đức và tôn giáo mà con người đem đến cuộc sống văn minh.
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.לכן עדיף להימנע, להתעלם, מהדעות והרעיונות המוסריים והדתיים
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.إذاً فمن الأفضل أن نخجل من، ونتجاهل، الأخلاق والمعتقدات الدينية
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.道徳や宗教的信念については 身をかわすか 無視しておく方が良いと考える
Sürekli nakit arıyorlardı. İnsanların genel inanışının aksine, terör aslında çok pahalı bir iş.In tegenstelling tot wat veel mensen geloven, is terrorisme eigenlijk een zeer dure bezigheid.
Yaygın inanışa göre uçabilmek için en az dört sabit motorlu pervaneye ihtiyaç var.상식적으로 생각해보면 날기 위해서는 적어도 4개의 고정된 프로펠러가 필요합니다.
Yaygın inanışa göre uçabilmek için en az dört sabit motorlu pervaneye ihtiyaç var.הדעה המקובלת היא שצריך לפחות 4 זוגות של רוטורים כדי לטוס,
Yaygın inanışa göre uçabilmek için en az dört sabit motorlu pervaneye ihtiyaç var.تقول الحكمة التقليدية أنك في حاجة إلى أربعة من المحركات المروحية على الأقل لتستطيع الطيران،
Yaygın inanışa göre uçabilmek için en az dört sabit motorlu pervaneye ihtiyaç var.傳統科學認為,你要飛 起碼要四塊固定螺旋槳
Yaygın inanışa göre uçabilmek için en az dört sabit motorlu pervaneye ihtiyaç var.少なくとも4つのプロペラが 必要とされています ロール、ピッチ、ヨー、加速と
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod