Ana içeriğe geç
Sözlük
/
inanış

inanış

Tanım

•inanılan şey
•inanma işi
•İnanılan şey
•İnanmak işi

Diğer Dillerde

Rusçaвера, доверие, убеждённость /ʊbʲɪʐˈdʲɵnːəsʲtʲ/
conviction (firmly held belief)
çekim: çoğul убеждённости · tamlayan убеждённости
eş: уверенность, вера
köken: убеждённый (ubeždjónnyj) + -ость (-ostʹ)
Однако, это заблуждение. — Ama bu yalış bir inanıştır.

Örnek Cümleler

O yanlış bir inanış.
That's a mistaken belief.
Sizce bu inanış doğru mu?
Do you consider this belief to be true?
Ama bu yalış bir inanıştır.
But this is a fallacy.
Bir köktendincinin kör inanışının,
Is just as blind
Eski inanışlar teste tabi tutuldu.
The ancient beliefs were subjected to testing.
Köyün yaşayanlarının inanışı islamdır.
The religion of the whole village is Islam.
İnka inanışına göre ölüm bir son değildi.
For the book, see Death Is Not the End.
İnanışa göre bu namazın sevabı sınırsızdır.
"This IHOP serves generous portions of prayer".
Yaygın inanışın aksine Tom çok saf değildir.
Contrary to popular belief, Tom isn't that naive.
İnanışa göre bu namazda da yüz hasene vardır.
If you believe, you will receive whatever you ask for in prayer."
İnanışa göre Tanrı insanı bu günde yaratmıştır.
God must have created me with this nature.
Filler bazı dinî inanışların da öznesi olmuştur.
Elephants have been the subject of religious beliefs.
inanış ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod