İnanışa göre Tanrı insanı bu günde yaratmıştır.Pa zaboga, sve je to Bog na ovaj svijet stvorio!
Antihistaminlerin sıvı artışı veya hava yolunda spazm oluşmasında etkili olduğuna dair bir inanış yoktur.Ne vjeruje se da antihistiminici imaju učinka na nakupljanje tekućine ili na spazme dišnih puteva.
İnanışa göre kedi miyavladıkça evin içi tanrıça Bastet’in hediyesi olan neşe ile dolarmış.Po dolasku u Bubastis svetkovina bi doživjela vrhunac u prinošenju darova božici Bast.
Hatta Tatarlar arasında bugün bile yaygın olarak bu inanış yer almaktadır.Ova titula je do danas među pripadnicima navedenih religija zadržala vrlo značajno mjesto u mjeri vrijednosti.
Bu inanışa göre tanrının bir ortağı ya da başka bir tanrı yoktur.Ne zna se da li je bog ili čovjek.
Köyün yaşayanlarının inanışı islamdır.Oficiálnym náboženstvom v týchto štátoch je islam.
Tarihçiler bu görüntünün bu yaygın inanışa neden olduğuna inanır.Niektorí historici sa domnievajú, že je postoj bol kvôli jej viere.
Daha yakın zamanlarda ise nazarın kıskançlık sonucu değdiği inanışı yaygınlaşmıştır.V neskorších rokoch sa dostal pod vplyv náboženského hnutia jansenistov.
Ateizmin çok çeşidi olmakla birlikte tüm kolları böylesi bir inanışı reddeder.Pre niektorých ateistov je toto postačujúci dôvod na odmietnutie takýchto náboženstiev.
Aslında çok daha eski bir inanışın İslam ile yeniden biçimlenmiş bir versiyonudur.Má teda podstatne dlhšiu históriu ako islam.
Bu dünyanın Tanrı'nın Sözü olduğu ve her yaşayan varlığın özel bir amacı olduğu inanışının bir yansımasıdır.To je zrcalilo verovanje, da je svet sam po sebi božja beseda in da ima vsako živo bitje svoj lasten pomen.
Sümer inanışına göre başlangıçta gök ile yer birdi.Gore so mu na začetku pomenile dom in varnost.
Öte yandan, inanışa göre gölde bir canavar yaşamaktadır.Prva pravi, da je v jezeru živel zmaj.
Bu doğrultuda da birçok yeni inanışın çıkmasına sebebiyet vermiştir.Iz več religij je tako ustvaril novo religijo.
Muhafazakar bir Hıristiyan mezhebi olan Güneyli Baptist inanışı ile yetişti.V otroštvu so ga vzgajali v duhu konzervativne baptistične vere.
Köprünün düzenli aralıklarla tümünün boyandığına dair yanlış bir inanış bulunmaktadır.Obstaja veliko napačnih predstav o tem, kako pogosto se most barva.
Bu inanışa göre tanrının bir ortağı ya da başka bir tanrı yoktur.In ne verjame, da obstaja še kakšen drug bog, razen njihov.
Vikingler’de ruh göçü inanışının olağan (sıradan) bir inanış olması gerekir.V kančevski župniji je zgledno versko sožitje.
Bu inanç, ev iyesiyle ilgili inanışlardan ayrılmaz bir bütün oluşturur.Visi šie tikėjimai susiję su namų laime.
İnsanın inanışına ve yaşayışına göre dünya, cennete de cehenneme de dönüşebilir.Ta prasme žmogus jau šiame gyvenime gali būti danguje ar pragare.
Köy halkı alevi inanışına sahiptir.Viduržemio regiono žmonės tiki pikta akimi.
Öte yandan, inanışa göre gölde bir canavar yaşamaktadır.Legendid räägivad, et järves elab koletis Tessie.
Halk arasındaki inanışın aksine pelikanlar boğaz keselerinde besinlerini saklamazlar.Hoolimata paanilistest otsingutest ei suuda grupiliikmed teda aga lume seest leida.
İnanışa göre Homeros burada ölmüştür.Selle teooria kohaselt Homeros eksisteerib reaalselt.
İnanışa göre Tanrı insanı bu günde yaratmıştır.Korra palunud see mees päeva läbi oma jumalat.
Bu inanışa göre tanrının bir ortağı ya da başka bir tanrı yoktur.Kui oleks mitu jumalat, siis ei oleks Jumalat ega ühtki asja.
Şimdiki inanışa göre, İspanyol Engizisyonu tarafından Yahudilerin İspanya'dan kovulması için uyduruldu.3. august – juudid pagendati inkvisitsiooni nõudel Hispaaniast.
1. ders... bazı kavramlar hakkındaki yanlış inanışlarınızı düzeltmek istiyorum.D'accord ? Numéro 1. Je veux vous surprendre avec quelques notions.
1. ders... bazı kavramlar hakkındaki yanlış inanışlarınızı düzeltmek istiyorum.Nomor 1. Oke? Saya ingin menyadarkan Anda tentang sedikit kesalahan.
1. ders... bazı kavramlar hakkındaki yanlış inanışlarınızı düzeltmek istiyorum.Будем надеяться, они станут для вас основами этого курса.
Alman eğitiminin altında yatan bazı inanışları ve paradigmaları değiştirdi.이러한 자료가 일부 사람들의 믿음과 패러다임을 변화시켰는데 이는 독일 교육에서 당연시 되어오던 것들이었다는 점입니다.
Alman eğitiminin altında yatan bazı inanışları ve paradigmaları değiştirdi.les données ont transformé certaines croyances et paradigmes soutenant l'éducation allemande.
Alman eğitiminin altında yatan bazı inanışları ve paradigmaları değiştirdi.אלא שהמידע שינה אמונות והנחות יסוד שבבסיס מערכת החינוך הגרמנית.
Alman eğitiminin altında yatan bazı inanışları ve paradigmaları değiştirdi.بل قامت المعطيات بتغيير بعضالمعتقدات والنماذج التي شكلتأساس النظام التعليمي بألمانيا.
Alman eğitiminin altında yatan bazı inanışları ve paradigmaları değiştirdi.パラダイムまでもが PISAのデータで変化したのです それまで幼児の教育は 家庭の責任と考えられていて
Ama bu yalış bir inanıştır.Aber das ist ein Trugschluss.
Ama bu yalış bir inanıştır.Ale to rozumowanie fałszywe.
Ama bu yalış bir inanıştır.Dar asta este o aberatie.
Ama bu yalış bir inanıştır.De ez egy tévedés.
Ama bu yalış bir inanıştır.하지만 이것은 허상에 불과합니다.
Ama bu yalış bir inanıştır.Maar dat is een dwaling.
Ama bu yalış bir inanıştır.Mais c'est une erreur.
Ama bu yalış bir inanıştır.Mas isto é uma falácia.
Ama bu yalış bir inanıştır.Nhưng đây là một sai lầm.
Ama bu yalış bir inanıştır.Pero esto es una falacia.
Ama bu yalış bir inanıştır.Но това е самоизмама.
Ama bu yalış bir inanıştır.Однако, это заблуждение.
Ama bu yalış bir inanıştır.אך זו היא אשליה.
Ama bu yalış bir inanıştır.ولكن هذه مغالطة.
Ama bu yalış bir inanıştır.忘れた過去を理想化してしまっているから
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.Aceste convingeri se bazează pe ceea ce vi s-a spus.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.Au contraire, ces croyances sont pour la plupart fondées sur ce que l'on vous a raconté.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.En su lugar, estas creencias se basan principalmente en lo que nos han contado.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.대신, 이러한 생각들은 주로 여러분이 들어 왔던 것에 기초합니다.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.Nasze przekonania opierają się głównie na tym, co nam powiedziano.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.Nein - diese Überzeugungen basieren meist auf dem, was du erzählt bekommen hast.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.Piuttosto, queste convinzioni si basano soprattutto su quello che ti è stato detto.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.Thay vào đó, những niềm tin này dựa phần lớn vào những gì bạn được dạy.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.Αντιθέτως, αυτές οι πεποιθήσεις είναι κυρίως βασισμένες σ' αυτά που σας έχουν πει.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.Вместо этого эти убеждения, в основном, основаны на том, что вам когда-то рассказали.