Ana içeriğe geç
Sözlük

inanış ile cümle

inanış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Mısır inanışına göre adlar belirledikleri nesnelerin asıl doğasını ifade eder.Κατά τις αιγυπτιακές πεποιθήσεις, τα ονόματα εκφράζουν την θεμελιώδη φύση των πραγμάτων στα οποία αναφέρονται.
Mısırlıların insan ruhu kavramı oldukça karmaşıktı ve inanışa göre ruh farklı parçalardan müştekildi.Οι Αιγύπτιοι είχαν μια σύνθετη αντίληψη για την ψυχή, σύμφωνα με την οποία αυτή αποτελούνταν από πολλά μέρη.
Bundan kısa bir süre sonra, toprakları içindeki Katolik olmayan inanış uygulamalarını bastırmaya çalıştı.Λίγο αργότερα, άρχισε να καταστέλλει όλα όσα ήταν ενάντια στην καθολική πίστη εντός της επικρατείας του.
Bu doğrultuda da birçok yeni inanışın çıkmasına sebebiyet vermiştir.Λόγω αυτού του γεγονότος, δημιουργούνται πολλοί νέοι κανονισμοί ασφαλείας.
Tevhidi inanışa sahip bir müslümandır.Han er troende muslim.
İnanışa göre Tanrı insanı bu günde yaratmıştır.Gud skaber også verden konstant nu.
Bu inanışa göre tanrının bir ortağı ya da başka bir tanrı yoktur.Der er altså her tale om en gud, og ikke en ånd eller spøgelse.
İnanışa göre Allah onu Rahman suretinde yaratmış ve ona kendi ruhundan üflemiştir.Linné så på arten som noe uforanderlig, og skapt av Gud (et såkalt typologisk artsbegrep).
Bir başka arkadaşı Anaksagoras, dinî inanışları nedeniyle Atina Meclisi tarafından hücuma uğradı.En annen venn av ham, Anaxagoras, ble angrepet av ekklesiaen for sin religiøse tro.
Öte yandan, inanışa göre gölde bir canavar yaşamaktadır.Det går flere vandrehistorier om at det finnes et «monster» i sjøen.
Bir başka örnek de Pachacamac inanışıdır.Et annet eksempel er pokémonen Espeon.
İnanışa göre Tanrı insanı bu günde yaratmıştır.Gud skaper også verden konstant nå.
Böylece Gayba ve Rücu inanışları ortaya çıkmıştır.Insan yang beriman dan bertaqwa kepada-Nya.
İslamî inanışta vahiy peygamberlere gelir ve sadece Cebrail aracılığıyla iner.Surat-surat resmi dapat diantarkan oleh seorang utusan tepercaya, atau oleh pengendara-pengendara berantai.
Bir başka örnek de Pachacamac inanışıdır.Suatu lagi contoh adalah Panchinko.
Filler bazı dinî inanışların da öznesi olmuştur.Gajah juga menjadi subjek kepercayaan religius.
İnanışa göre bu namazda yüz hasene,yani ilâhi ihsan vardır.(TB) Karena itu hendaklah kamu saling mengaku dosamu dan saling mendoakan, supaya kamu sembuh.
İnanışa göre inşaatına bir melek yardım etmiştir.Pada kepalanya ada malaikat yang menjadi wakil baginya.
İnanışa göre, "Cılka Han", çocuk doğduğunda onun kaderini belirler.Sedangkan, ide tentang “Ada” bermula dari kebahagiaan akan lahirnya anak-anak mereka.
Öte yandan, inanışa göre gölde bir canavar yaşamaktadır.Di danau ini, terdapat rumor adanya monster danau.
Yaygın inanışın aksine İrlanda'da öğrenci olduğu dönemde University College Dublin FC'de futbol oynamamıştır.Trái với nhiều tin đồn, Sócrates chưa bao giờ chơi cho University College Dublin A.F.C. khi còn học ở Ireland.
Yanlış bir inanış vardır, boğaların kırmızıya saldırdığı sanılır.Một quan điểm sai lầm về bò là chúng bị chọc tức giận bằng màu đỏ.
Özbekler Tekkesi Nakşibendi inanışına tâbiydi.Niềm hãnh diện không nghi nan của người tin!
Bu inanış tarzı, kimi yönleriyle Zerdüştlikten, Kimi yönleriyle de Şiilikten etkilenmiştir.Nguồn gốc của trí này là Tưởng uẩn (sa. saṃjñāskandha) cùng với tâm trạng Tham dục (sa. rāga).
Onunla sadece akşamları karşılaşılabileceği yönündeki halk inanışı ise oldukça yaygındır.Tín ngưỡng dân gian hình thành từ nhiều đời vẫn rất phổ biến.
Öte yandan, inanışa göre gölde bir canavar yaşamaktadır.それによれば、果無山脈にはある怪物が棲んでいた。
Aztek inanışında tanrılar insanlar tarafından gözle görülemezdi.シーア派は、神は見ることができるとは信じていない。
Bu inanışa göre, Nuh, Tufan'dan sonra Cizre'ye yerleşmiş, Cizre'nin Dağkapı Mahallesi'nde vefat etmiştir.元は尼崎城内にあり、城主が常に城内並びに城下の安泰を祈願していた。
İnanışa göre bu namazda da yüz hasene vardır.主人公の事は「貴殿」としか呼ばない。
Halk inanışlarında her erenin kendi yılanı olduğuna inanılırdı.男は全て自分の奴隷だと思っている。
Şehir, ana dinlerin öğretilerini içine alan yerli inanış Kaodaiizm dininin kurulduğu yer olmakla ün salmıştır.国際連合は、主な宗教の祝祭について、国際的に認知されるべき祝祭を公式に認定している。
Bir başka arkadaşı Anaksagoras, dinî inanışları nedeniyle Atina Meclisi tarafından hücuma uğradı.また別の友人のアナクサゴラスは信教を理由にして民会 (アテナイ人の集会)から非難を受けた。
İnanışa göre Aziz Margaret hamileleri ve doğacak bebekleri koruyan bir azizdir.聖マルガリタは陣痛の苦しみや不妊から女性を救うとされている聖人である。
İslâm inanışına göre tüm insanlar Sırât'tan geçecektir.拷問に屈すると、人は何でも白状してしまう、と。
Sibirya'da Ortodoks Hristiyanlık, İslam, Tibet Budizmi gibi çeşitli inanışlar vardır .アジアにはキリスト教、イスラム教、仏教など多くの宗教が存在する。
Çünkü Laz inanışlarına göre: "Evi kıbleye dönük olmayanın kalbi de Allah'a dönük olmaz".他們的信念是:「不要殺了真主賦與的靈魂,除非經過法律的正當程序。
İnanışa göre Allah onu Rahman suretinde yaratmış ve ona kendi ruhundan üflemiştir.他們又認為真主所造之物是受他的支配,生命的意義是為了崇拜他。
Onların tartıştıkları sefer dürüst, adil , erdemli ve inanışa yaraşır başarılacak seferdi.传说中王直生有異象,“少落魄,有任侠气,及壮多智略,善施与,以故人宗信之。
İnanışa göre bu namazda da yüz hasene vardır.Yeísmo的使用者被稱為yeísta。
Müslüman inanışlarına göre bu dünyada özlenilen her şeyin Cennet'te olacağı varsayılmaktadır.根據穆斯林的信仰,人們今生渴望的事物在天堂裡應有盡有。
Düzgün (Duzgı/Dızgun), inanışa göre keramet sahibi bir velidir.信者,言之瑞也,善之主也,是故临之。
İnanışa göre bayrakta bulunan yedi adet yıldız ise Abhazya'nın bu yedi tarihi bölgesini temsil etmektedir.七顆五角星代表阿布哈茲的七個地區的歷史。
Şeriat yolunu da Şiî-Bâtınî inanışını da reddederler.그는 한때 무시무시하고 압도적인 고문에 의해 그의 신앙을 부정했다.
Dahası, bizim inanışlarımızı O'nun seçilmiş korsan kostümünü giymeden öğretmek saygısızlıktır.‘그분’께서 선택하신 복장인 해적 의상을 입지도 않고 그분의 말씀을 전하는 것은 무례한 짓이다.
Bu inanış 1993'te sona ermiştir.이 방식은 1993년에 종료되었다.
Bir başka arkadaşı Anaksagoras, dinî inanışları nedeniyle Atina Meclisi tarafından hücuma uğradı.또 다른 친구인 아낙사고라스는 신앙을 이유로 민회 (아테네인들의 모임)에서 비난을 받았다.
Bu dünyanın Tanrı'nın Sözü olduğu ve her yaşayan varlığın özel bir amacı olduğu inanışının bir yansımasıdır.이것은 세상이 "신의 언어"였다는 것을 보여주고, 모든 살아있는 만물은 그 자체의 의미를 가지고 있다는 것을 보여준다.
Eski Yunan kültüründe çok tanrılı bir inanış vardı.고대 그리스 종교에는 방대한 신화가 있었다.
Böylece Gayba ve Rücu inanışları ortaya çıkmıştır.그는 선을 명확히 하여 신앙과 애국은 구별하는 자세를 취했다.
İnanışlarına göre gerçek ölüm unutulduğunda olur, festivalin amacı ölenlerin unutulmamasını sağlamaktır.따라서 사망자에게 그에 대한 기념, 추모를 하지 않으면 사망자의 영혼이 산 자들에게 재앙을 내린다는 믿음을 갖게 되었다.
Halk İnanışları Yol üzerinde kaplumbağa ve tavşan’a rastlanması uğursuzluk sayılır.승강장에 토끼와 거북의 석상이 있다.
Ancak bu inanışın gerçeği ne kadar yansıttığı tartışma konusudur.אמינות היא המידה בה אפשר להאמין לדבר מה.
İnanışa göre Tanrı insanı bu günde yaratmıştır.בסוף מעשה הבריאה ברא אלוהים את האדם.
Dahası, bizim inanışlarımızı O'nun seçilmiş korsan kostümünü giymeden öğretmek saygısızlıktır.אין זה מכובד ללמד את תורת המפלצת מבלי ללבוש את התלבושת הנבחרת של המפלצת, לבוש פיראטי הולם.
Çoğu din, doğaüstü inanışlara dayanır.רות יודעת שאלו אמונות תפלות.
Kadıyânî inanışına göre, Gulam Ahmed, hem Muhammed'in, hem de İsa'nın ruhunu taşıdığı için barışçıdır.ע'ולאם אחמד, מבשר הדת, היה לפי דבריו גלגול של קרישנה, ישו ומוחמד גם יחד.
Özbekler Tekkesi Nakşibendi inanışına tâbiydi.Вие сте ветераните на съзидателното страдание.
Bu inanışa göre kurbanlarının gözlerinde görüntüsünün kaldığına inanıyordu.Вярвало се, че болестта ще остане върху изображението в пещерата.
İnanışa göre bu namazın sevabı sınırsızdır.Zatim se moli molitva vjernika.
Yaygın inanışın aksine otizm tanılı çocuklar yalnız kalmayı tercih etmez.Suprotno uobičajenom razmišljanju, autistična djeca ne vole biti sama.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod