inanç ile cümle
inanç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir inancınız var: Yeni şeyler birbirine bağlı insanlardan dışarıya akacak.You have a belief: stuff will flow out of connected human beings.
Ya da dini inançların veya sosyal yaşamın?Spirituality? And how about how we socialize?
Bence, inanç özgürlüğüne en fazla böyle müsamaha edilir.That, I think, is maximal tolerance for religious freedom.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.We stem from a root planted in the belief that we are not what we were called.
İnanç ile varabileceğiniz yer olağanüstüdür.And it's extraordinary how far belief can take you.
Ama tüm inancım beni oraya kadar getirmişti.But all that belief had fueled me so long.
İnancımı kaybetmiştim.I had lost my belief.
İnancım beni buralara kadar getirmişti.Look where my belief had brought me to.
Tek gereken öngörü ve inançtı.I simply needed vision and belief.
Amerikan halkı ile paylaşmak isteyen bir kişiyim. Benim arzumun kaynağı da Tanrı inancım.I have, the American people.\ My -- my passion probably flows from the fact that I believe in God.
Ailesini sevdiğine, inançlı olduğuna inanıyorum.Loves his family, cares about his faith.
Ve bence toplumu ilerleten şey bu inançtır.And it is that belief that I think drives society.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımBut it wasn't until after I lost them that I realized that that was also a form of arrogance. . .
Bu sadece bir inanç sistemi bunu reddeden bir sistem.This is just a belief system that is essentially rejecting this.
Lakin maneviyata inanç kalmadı. Besmele'ye inanç kalmadı.But there is no faith in the spirituality anymore, no faith in the Bismillah.
Yani, popüler inancın aksine deneysellik ile değerler arasında çıkar çatışması yoktur.So, contrary to popular belief, there is not a conflict of interest between empiricism and values.
Müslümanların büyük çoğunluğu için cihad, inanç için içsel bir mücadeledir.To the vast majority of practicing Muslims, jihad is an internal struggle for the faith.
İnanıyorum ki, Darwinizm'in özü dinî inancı derinden sarsmaktadır.I believe a true understanding of Darwinism is deeply corrosive to religious faith.
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.Similar figures obtained for belief in personal immortality.
Taşıdığımız inanç sistemidir.It is the belief system that we carry.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.It is not about documentation and contract. It's about conversation and faith.
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.The funny thing is, Dad had a lot of faith in me.
Ve inanç alanındaki bu değişikliği takiben antik Roma uygarlığında başka gelişmeler de olmuş.And all the changes that will take place in Italy and in former Empire.
Bu inanca ben de katılıyorum.And that's a belief that I share.
Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?Have we so lost confidence that we will be there for each other?
Ve bu sorunların çözümleri, ailemizden ve inançlarımızdan geçiyor, politikacılarımızdan değil.Many are caused by the moral breakdown in our society.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .It will redefine your sense of spirituality and faith.
Başarı tanımlamama göre. En tepede -- inanç ve sabır.And right at the top, faith and patience.
Ve inancımız olması gerektiğini düşünüyorum.So you must have patience, and I believe that we must have faith.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.And I also have to build their faith.
Kalbimizdeki bir inançtan güç alıp zihnimizde oluşturduğumuz fikirlerden gelir.They come from the ideas in our mind that are also fueled by some conviction in our heart.
Kapali bir inanc bu ve buna cevap veriyorsunAn implicit faith in you and then you respond to it.
Önümüzdekini anlamak için mevcut inanç sistemimizin çoğunun genişlemesi gerekecek.To appreciate what lies in store for us, many of our existing beliefs will need to expand.
Yıllar süresince hikaye anlatılıcılığının gücüne olan inancım test edildi.Over the years, my faith in the power of storytelling has been tested.
Onun etkisine dair ve insanlara olan inancıma dair ciddi şüphelerim oldu.And I've had very serious doubt about its efficacy, and my own faith in humanity.
HEMŞİRE İnanç, bir saat Allah'a yaşı söyleyebilirim.NURSE Faith, I can tell her age unto an hour.
Hayır HEMŞİRE, he'sa çiçek, inanç, bir çok çiçek.NURSE Nay, he's a flower, in faith, a very flower.
Bizim inancımıza oturur, iyi bir anlam taşıyanTake our good meaning, for our judgment sits
Mercutio Evet, en kötü yanı nedir? çok iyi, ben 'inanç aldı; akıllıca akıllıca.MERCUTlO Yea, is the worst well? very well took, i' faith; wisely, wisely.
Ona kadar çok anlatacağım HEMŞİRE İyi kalp, ve i 'inanç:NURSE Good heart, and i' faith I will tell her as much:
JULIET 'inanç, ben de üzgünüm o isen.JULlET I' faith, I am sorry that thou art not well.
Kocam yeryüzünde, cennette benim inanç; nasıl o inanç, yeryüzüne tekrar döneceğizMy husband is on earth, my faith in heaven; How shall that faith return again to earth,
HEMŞİRE İnanç, burada 'tis; RomeoNURSE Faith, here 'tis; Romeo
Hemşire, git karyolası-fingirdek kız, gidin, yatağa alın, inanç, yarın hasta olacakNURSE Go, you cot-quean, go, Get you to bed; faith, you'll be sick to-morrow
Ay, ilçe yatakta atalım; O korku kadar olacak, ben 'inanç .-- bu olamaz mı?Ay, let the county take you in your bed; He'll fright you up, i' faith.--Will it not be?
PETER Para yok, benim inanç, ancak gleek, sana verecek halk ozanı.PETER No money, on my faith; but the gleek,--I will give you the minstrel.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 MUSlCIAN Faith, I know not what to say.
Bu paylaştığımla ilgili sana ve senin bunu takip etme kapasitene bu derece inancım var.I have that much faith in what I've shared with you and your capacity to follow through with it.
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.I prefer to test their beliefs, scientifically.
Eğer bu inancınızın yanlış olduğu anlaşılırsa, farklı bir durum ortaya çıkar.If that belief turns out to be mistaken, it will make a difference.
Tanrı, inancımızı sınamak için buna izin veriyor.God allows this to test our faith.
Kişilik olarak hareket ediyorsun ve kişiliğine güçlü bir inanç var.You're functioning as identity, and there's a strong belief in your identity.
Bence inanç çatışmalarının görüldüğü bugünün dünyasında bu çok gerekli bir şey.I think this is so necessary in our world today as you see these clash of beliefs taking place.
İnancı, irade gücünü, gayreti götürüyor!It takes faith! Willpower! Effort!
İnanç mı istersin?You want faith?
- Neyin inancı?- ln what?
Bak bakalım inanç ne yapıyor?See what faith can do?
İnançlı bir düşünce savaş bile çıkarabilir.A thought with belief can start a war, even.
O halde esas olan inançtır - düşünce değil.So belief is the thing - not thought.
Senin inâncın nedir?What's your belief?
İlgili Sayfalar