inanç ile cümle

inanç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1. gün bir kurum hakkında inançlar doğrultusunda... ...denenmemiş bir yığın hipotez vardı.День перший - ряд неперевірених припущень, підприємство засноване на вірі.
1. gün bir kurum hakkında inançlar doğrultusunda... ...denenmemiş bir yığın hipotez vardı.في اليوم الخامس. في اليوم الأول سلسلة من الفرضيات غير المفحوصة، ومشروع قائم على الحدس.
1. gün bir kurum hakkında inançlar doğrultusunda... ...denenmemiş bir yığın hipotez vardı.最初は憶測に基づいたビジネスモデルでしたが 最後には憶測が事実に変わりました
1.Herkes düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğü hakkına sahiptir.1.Jokaisella on oikeus ajatuksen, omantunnon ja uskonnon vapauteen.
1.Herkes düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğü hakkına sahiptir.1.Každýmá právo na slobodu myslenia, svedomia a náboženstva.
1.Herkes düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğü hakkına sahiptir.1.Każdy ma prawo do wolności myśli, sumienia i religii.
1.Herkes düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğü hakkına sahiptir.(1)Mindenkinek joga van a gondolat-, lelkiismeret- és vallásszabadsághoz.
1.Herkes düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğü hakkına sahiptir.1.Ogni individuo ha diritto alla libertà di pensiero, di coscienza e di religione.
1.Herkes düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğü hakkına sahiptir.1.Orice persoanăare dreptul la libertatea de gândire, de conştiinţăşireligioasă.
1.Herkes düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğü hakkına sahiptir.1.Toda persona tiene derecho a la libertad de pensamiento, de conciencia yde religión.
1.Herkes düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğü hakkına sahiptir.1.Var och en har rätt till tankefrihet, samvetsfrihet och religionsfrihet.
1.Herkes düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğü hakkına sahiptir.1.Vsakdo ima pravico do svobode misli, vesti in vere.
1.Herkes düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğü hakkına sahiptir.Ninguém pode ser submetido a tortura, nem a tratos ou penas desumanos ou degradantes.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 Credinţa muzician, nu ştiu ce să spun.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 Fede MUSICISTA, non so cosa dire.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 Fé MÚSICO, eu não sei o que dizer.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 Fe músico, no sé qué decir.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 Foi musicien, je ne sais quoi dire.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 glasbenik Faith, ne vem, kaj naj rečem.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 hudebník Faith, nevím, co říct.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 hudobník Faith, neviem, čo povedať.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 Iman musisi, aku tidak tahu harus berkata apa.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 MUSIKER Glaube, ich weiß nicht was ich sagen soll.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 MUSIKER Tro, jag vet inte vad jag ska säga.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 Musiker Tro, jeg ved ikke hvad jeg skal sige.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 MUUSIKKO Faith, en tiedä mitä sanoa.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 MUZIKANT Geloof, ik weet niet wat te zeggen.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 MUZSIKUS Faith, nem tudom, mit mondjak.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 Muzyk Faith, nie wiem co powiedzieć.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 nhạc sĩ Đức Tin, tôi không biết phải nói gì.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 музикант Вяра, аз не знам какво да кажа.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 МУЗЫКАНТ Вера, я не знаю, что сказать.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 אמונה מוסיקאי, אני לא יודע מה לומר.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.3 الإيمان الموسيقي ، لا أعرف ماذا أقول.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.세 뮤지션 믿음은, 내가 무슨 말을해야할지 알 수 없습니다.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.- Τι λέτε, James Soundpost; 3 Πίστη μουσικός, δεν ξέρω τι να πω.
3 MÜZİSYEN İnanç, ben ne diyeceğimi bilmiyorum.ピーターO、私はあなたに慈悲を叫び、あなたは歌手です:私はあなたのために言うだろう。
5. gün inançlar gerçeklere dönüştü.5일차에는 그 믿음이 팩트로 바뀌었죠
5. gün inançlar gerçeklere dönüştü.A piątego dnia ta wiara przeistoczyła się w fakty.
5. gün inançlar gerçeklere dönüştü.На п"ятий день ця віра трансформувалася у факти.
5. gün inançlar gerçeklere dönüştü.وفي اليوم الخامس تحول الحدس إلى حقائق.
5. gün inançlar gerçeklere dönüştü.このスタートアップはその後も
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır.Arbeiter, ich glaube an Chile und seine Bestimmung
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır.Arbetare i mitt fosterland! jag tror på Chile och dess framtid,
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır.E logo a seguir, suicidou-se. Trabalhadores da minha pátria. Tenho fé no Chile e no seu destino.
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır.Munkások, én hű vagyok Chile-hez és ez a végzetem.
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır.Pracujúci a robotníci, mám vieru v Čile a jeho ďalší osud.
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır.Rakyat Pekerja, saya percaya pada Chile dan takdirnya
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır.Εργάτες της πατρίδας μου... πιστεύω στη Χιλή και στο πεπρωμένο της.
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır."Работници, вярвам в патрията и в нейното бъдеще.
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır.,עובדים, יש לי אמונה בצ'ילה ובגורלה
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır.前進してください 遅かれ早かれ
Ailelerde dini inançlar kızlarının hasta değil de sadece gay olduklarını kabullenmeyi zorlaştırıyor.A családjaik vallásos hite megnehezíti annak elfogadását, hogy lányaik nem betegek, csupán homoszexuálisak.
Ailelerde dini inançlar kızlarının hasta değil de sadece gay olduklarını kabullenmeyi zorlaştırıyor.가족안에서의 종교적 믿음은 그들의 딸들이 아픈것이 아니라 단지 동성애자라는 것을 받아들이기 어렵게 했죠
Ailelerde dini inançlar kızlarının hasta değil de sadece gay olduklarını kabullenmeyi zorlaştırıyor.В семьях религиозные убеждения усложняют принятие того факта, что их дочери не больны, а просто другие.
Ailelerde dini inançlar kızlarının hasta değil de sadece gay olduklarını kabullenmeyi zorlaştırıyor.במשפחות בהן האמונה הדתית מקשה על קבלת העובדה שבנותיהן אינן חולות, אלא פשוט אחרות (גם=הומוסקסואליות).
Ailelerde dini inançlar kızlarının hasta değil de sadece gay olduklarını kabullenmeyi zorlaştırıyor.من عائلات عقائدها الدينية تجعل من الصعب عليها تقبل أن بناتهم لسن مرضى ولكن فقط شواذ.
Ailelerde dini inançlar kızlarının hasta değil de sadece gay olduklarını kabullenmeyi zorlaştırıyor.娘が病気なのではなく、同性愛者である ということが認めづらいのです グループ立ち上げにかかわったリアによると、
Ailesini sevdiğine, inançlı olduğuna inanıyorum.Liebt seine Familie, kümmert sich um seinen Glauben.
Algılar, düşünceler, duygular ve hayallerdir. Taşıdığımız inanç sistemidir.'Mi mundo' es subjetivo, emocional, personal.
İlgili Sayfalar