inanç ile cümle

inanç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Halkın %75.7'sinin herhangi bir dini inancı yoktur.5,2 % gyventojų neseka jokia religija.
Roma mitolojisi, Antik Roma'da yaşayan insanların mitolojik inançlarının bütününe verilen isimdir.Romėnų mitologija – Senovės Romos žmonių religiniai tikėjimai ir praktikos.
Geleceğe ait bir inanç olan beklenti, gerçekçi olabilir veya olmayabilir.Nuo to, kas rūpestyje vyrauja, žmogaus egzistencija gali būti netikra arba tikra.
Bu inanca göre Gök'ün yüce ruhu Tengri'ydi.Jų tikėjimuose dangus buvo siejamas su Tengri.
Ancak Çepni inancı olan Bektaşiliği devam ettirmektedirler.Iš dalies tikėjimo nuostatas vis dar tebeveikia pagonybė.
Halkın çoğunluğu kendi yerli inançlarına sahiptir.Dalis indėnų praktikuoja savo tikėjimus.
İnançlılara hizmet etmektedir.Buvo skirtas religijai propaguoti.
Çok garip inançları olan biridir.Temos išskirtinai religingos.
Kilisesel bir inanç yoktur.Likę neturi jokios religijos.
Devletine, bayrağına o kadar inançlıdır ki bu kararı verirken bir kere düşünmemiştir bile.Pusiaukelėje jis sužinojo, kad vėliava jau pakelta, bet vis tiek nusprendė nufotografuoti jau iškeltą vėliavą.
Ülke nüfusunun %90'ı İslam inancına göre yaşamaktadır.Pagal religiją 90 % gyventojų yra katalikai.
Şiî İslam inancında Ali'nin çok özel bir yeri vardır.Ainų tikėjimo sistemoje svarbią vietą užima siela.
Katoliklik boş inançlardan başka bir şey değildir.Altorius nėra išimtinai krikščionybės atributas.
Dini inancı İslam'dır.Dominuojanti religija yra islamas.
1980'li yıllarda Katoliklik inancına yöneldi.1980. aastail pöördus ta katoliku usku.
İnançlı ve yürekli insanlardır.Nad on julged ja enesekindlad koerad.
İnsan beyninin çalışması da dâhil, tüm dünya fenomenlerinin materiyalistik olduğu inancını benimsedi.Ta võttis omaks veendumuse, et kõik nähtused, sealhulgas inimese aju töö, on olemuselt materialistlikud.
Dini inancı İslam'dır.Riigiusk on islam.
Kuş, inançsızlara tepeden bakarak onlara ateş ve gök gürültüsü savurdu.Ja lind vaatas alla uskmatute peale ja saatis nende poole tuld ja välgunooli.
Tamamı Alevilik inancına sahiptir.Usutunnistuse poolest on ta aleviit.
Kilisesel bir inanç yoktur.Üldist religiooni pole olemas.
Hristiyanlık inancına göre İsa, insanların günahlarının bağışlanması için çarmıhta bedenen can vermiştir.Kristluse järgi võttis Jeesus ristil surres enda peale karistuse inimkonna pattude eest.
Bu anlayışın temelinde ruhun yaşadığı evi kırk gün sonra terk ettiği inancı vardır.Õigeusu uskumuste järgi ei lahku pärast surma hing kehast 40 päeva jooksul.
Aksine onu inançlarına davet ederler.Ta ei saa lihtsalt väita, et ta usub neid.
Ateizm bir inanç değildir.Aga aktsepteerimine ei ole ainult uskumus.
Pasquale çok derin bir Katolik Hristiyan inanca sahipti.Kogu oma elu vältel oli Maria sügavalt usklik katoliiklane.
Sonra birisinin diğerinin hiç inancı olmadığını düşünür; gerçekten de, hiç olmayanı hisseden gelecektir.Pane teine uskuma, et midagi on, kuigi tegelikult midagi pole.
Norveç Kilisesi, Norveç'teki en büyük inanç örgütüdür.Mandali kirik on Norra suurim puidust tehtud kirik.
Bölge nüfusunun büyük çoğunluğu Hristiyan inancına göre yaşamaktadır.Valdav osa vallutatud maade elanikest säilitas siiski kristliku usu.
Ana madde: Monoteizm Monoteizm, sadece tek bir tanrı olduğu inancıdır.Pikemalt artiklis: Monoteism Monoteism on usk ainsasse, universaalsesse, kõikehõlmavasse Jumalasse.
Katoliklik boş inançlardan başka bir şey değildir.Viimsepäevakujutelmad pole omased üksnes religioonidele.
İnanç ^ "TDK - Dogma". tdk.gov.tr.Miks me näeme unenägusid? : "Dü-dü-dü...
Buna göre nüfusun %85'i islam inancına göre yaşamını sürdürmektedir.85% inimeste emotsioonid muutuvad valetamise momendil.
İnançlarına göre günah işleyerek günahtan çıkılabilir.Jumal näib olevat vastutav patu eest.
Kadim Ortodoks inancına sahiptirler.Kirikut kasutavad õigeusklikud.
Surede inanan kadınların inançsız erkeklerle evlenemeyecekleri kesin karara bağlanır.Usutakse, et tulevik on nii kindel, et otsus abielluda ei nõuagi otsust.
İnanca dayanır.Toivo Tänavsuu.
İnanç olarak Alevi Kızılbaş itikadına bağlıdırlar.See on inspireeritud punase saatuseniidi uskumusest.
Osetlerin %40'ı Hristiyan, %30' u Müslüman ve geri kalan %30'luk kısmı da pagan inancına sahiptir.Religioon kristlus 40 %, moslem 20 %, muu/ ei religioon.
Ancak Çepni inancı olan Bektaşiliği devam ettirmektedirler.(2) Segamatu usu ellu viimine garanteeritakse.
Bu inanca tevhit inancı denir.Nimetame seda lahkarvamuseks uskumuses.
Böylece inancı yerine gelir.Sellest järeldub, et uskumus ei allu tahtele.
Kolombiya Anayasası'nda inanç özgürlüğü garantiye alınmıştır.Singapuri põhiseadus sätestab usuvabaduse.
Etiyopya'da din, birçok inançtan oluşur.Ei-päev Ateenas täis rahvuslikku uhkust.
"1927'den beri, dini inançla zekâ veya eğitim durumunun ilişkisini araştıran결론을 인용하자면, "1927년부터 수행된 43건의 연구에서
"1927'den beri, dini inançla zekâ veya eğitim durumunun ilişkisini araştıranA tudományos irodalmat elemezve, Bell arra jut, hogy, idézem:
"1927'den beri, dini inançla zekâ veya eğitim durumunun ilişkisini araştıranBell concluye que, cito:
"1927'den beri, dini inançla zekâ veya eğitim durumunun ilişkisini araştıranBell päättelee että, -- lainaan:
"1927'den beri, dini inançla zekâ veya eğitim durumunun ilişkisini araştıranBell vyvozuje, že, cituji:
"1927'den beri, dini inançla zekâ veya eğitim durumunun ilişkisini araştıranBell wnosi:
"1927'den beri, dini inançla zekâ veya eğitim durumunun ilişkisini araştıranBell zaključi da, citiram:
"1927'den beri, dini inançla zekâ veya eğitim durumunun ilişkisini araştıranBell zistil že, citujem:
"1927'den beri, dini inançla zekâ veya eğitim durumunun ilişkisini araştıranБелл делает вывод, что, я цитирую:
"1927'den beri, dini inançla zekâ veya eğitim durumunun ilişkisini araştıranכי, אני מצטט, "מ-43 מחקרים שבוצעו מאז 1927 בנוגע
"1927'den beri, dini inançla zekâ veya eğitim durumunun ilişkisini araştıranيستنتج بول وانا أقتبس، "من مجموع 43 دراسة منذ العام 1927..
"1927'den beri, dini inançla zekâ veya eğitim durumunun ilişkisini araştıran宗教的な信仰とその人の知性ないし教育レベルとの 間に見られる関係についての43の研究では
1980lerde, hatalarla dolu, suistimalin diz boyu olduğunu gördüğüm bir dünyaya girdim, inanç dünyasına.Durante 1980 me infiltré en el mundo que encontré lleno de falacia, y abundante de abuso, el mundo de la fe.
1980lerde, hatalarla dolu, suistimalin diz boyu olduğunu gördüğüm bir dünyaya girdim, inanç dünyasına.През 80-те навлязох в свят, изпълнен със заблуда и оскърбление, т.нар. "атиум".
1. gün bir kurum hakkında inançlar doğrultusunda... ...denenmemiş bir yığın hipotez vardı.1일차와 5일차를 비교해 보면 1일차에는 창업가의 믿음에 기반한 검증되지 않은 가설들이 많았고
1. gün bir kurum hakkında inançlar doğrultusunda... ...denenmemiş bir yığın hipotez vardı.Pierwszy dzień to seria nieprzetestowanych hipotez i przedsięwzięcie oparte na wierze.
İlgili Sayfalar