inanç ile cümle

inanç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Seçildiğinde inançlı bir komünist olduğunu belirtmiştir.Od mladosti bol presvedčený komunista.
Eshab-ı Kehf, birçok farklı inanç ve kültürde kendine yer bulan bir anlatıdır.Krkavec (čierny) má svoje miesto vo viacerých legendách a kultúre.
Azeri halk kültüründe ve halk inancında kendine özgü bir vampir türüdür.Za skutočné arché považovali ľudskú kultúru, ba dokonca samotného človeka.
Terim olarak "inanç" ve "iman" anlamında kullanılmıştır.Veľmi záleží na tom, čo si človek predstavuje pod pojmom „náboženstvo“.
Pastafaryan inanç sistemine göre, korsanlar "mutlak kutsallıktaki varlıklar"dır ve gerçek Pastafaryanlardır.Podľa viery pastafariánov, piráti sú absolútne božské bytosti a pôvodní pastafariáni.
Bu belli bir inanca sahip olduklarının göstergesidir.Viem, že veľa ľudí má svoju konkrétnu vieru.
Bu inançlara mensup kişiler, kendi dini kurallarına göre yargılanırdı.Na základe tohto patentu sa mohli títo veriaci slobodne hlásiť k svojmu vierovyznaniu.
Septisizm (şüphecilik) dogmatizmin (inanççılık) karşıtıdır.Relativizmus sa stavia (spolu so skepticizmom) proti dogmatizmu.
Hristiyan inancında yasa koyucu ve kral olarak saygı görür."Zomieram ako verný služobník Boží a kráľov".
Şamanist inançlı avcı ve toplayıcıdırlar.Pygmejovia sú polokočovní lovci a zberači.
Nüfusun tamamı Alevi Türkmen olup, başka hiçbir inanç ve etnik guruba mensup insan bulunmamaktadır.To sa vy nehanbíte uznávať iba tri jazyky a prikazovať, aby všetky ostatné národy a kmene boli slepé a hluché?
Halen de bu inancı taşıyorum.Napriek tomu budeme túto konvenciu používať.
Bu tür bilgiyi inanç olarak değerlendirmek doğru olur.Je správne označiť jej informácie za kľúčové?
Hıristiyanlıkta genelde bir Âhiret hayatına inanç mevcuttur.O pedantnú Veru sa stará takmer celý život.
Ve şunları söylemiştir: “Dinde ve bilimde tanrı inancı gerekebilir.Podľa slov spoločnosti "V našej viere je komunikácia svätá."
Alışılmadık inançlara bağlı olmaya daha fazla meyillidirler.Obzvlášť je pevne spojené s odmietaním tradičnej náboženskej viery.
Şiilikte eşyanın bazısının doğası hasebiyle içten iyi, bazısınınsa kötü olduğu inancı mevcuttur.Na tejto planéte je veľa múdrych ľudí,ktorí aj zo zlého vyťažia niečo dobré."
Babası bir rahip ve güçlü kişisel inançları olan bir Hristiyandı.Njegov oče je bil duhovnik, predan kristjan z močno osebno vero.
Popüler inancın aksine, evler su üzerinde değil, bataklık topraklarında inşa edildi.V nasprotju s splošnim prepričanjem, hiše niso bile postavljene nad vodo, ampak na bližnjem močvirnem ozemlju.
Bu, insanlara motivasyon bulmak ve hedefler koymak için bir amaca ihtiyaç duydukları inancını yansıtır.Odraža prepričanje, da ljudje potrebujejo namen, da najdejo motivacijo in uveljavijo cilje.
Dini inancı İslam'dır.Državna vera je bil islam.
Kolombiya Anayasası'nda inanç özgürlüğü garantiye alınmıştır.V ustavi Severne Koreje je zapisana svoboda veroizpovedi.
Hanedanlık öncesi ve Geç Dönemler boyunca hayvan şekilli tanrılara inanç, oldukça yaygındı.V preddinastičnem in poznem obdobju je bilo izjemno priljubljeno čaščenje bogov v živalski podobi.
Budist inancında, Tibet'te, Rahu dokuz gezegenin tanrısı ve krodhadevatas'tandır (dehşet uyandıran tanrılar).Pri budistih v Tibetu pa je Rahu planetni bog in gospodar devtih planetov; eden od Krodhadevat.
Ayrıca Hristiyan inancına göre Tanrı kilisede (yani tapınakta) değil, her yerde mevcuttur.Po njegovem mnenju Kristus ne sme biti navzoč samo v cerkvi, temveč povsod.
Kanser tedavisi gören İnanç 6 Mart 2015 sabah saatlerinde hayatını kaybetti.Po kratkotrajnem boju z rakom, je v zgodnjih jutranjih urah 6. marca 2014 umrl.
Ve buna çözüm olarak inancı ileri sürdü.Kot odgovor na to vprašanje se je pojavila kreacija.
Fransa, inanç özgürlüğünün anayasal olarak güvence altına alındığı laik bir ülkedir.Francija velja za svobodno državo verskih usmeritev.
Bu inanca göre Gök'ün yüce ruhu Tengri'ydi.Obstaja samo en vrhovni bog, Tengri.
Seküler devletlerde dinî bayramlar inançlı kişilerin isteği dahilinde resmî tatil olarak ilan edilebilir.Dreams Come True Med poletnimi počitnicami imajo poseben ogjemet imenovan Believe...
Bunlardan ilki "Yüce Varlık"a olan inançtır.Verodostojnost glavnega vira »Spominom«.
Bu inançlara mensup kişiler, kendi dini kurallarına göre yargılanırdı.Sodniki so razsojali skladno z zakoni njihove vere.
İnançlara göre bu ruh insanı öldürmez, bedenine zarar verir.Ljudje verjamejo, da ta izvir zdravi ne le telo ampak tudi dušo.
Protestan inancıyla yetiştirildi.Oče ga je vzgajal v protestantskem duhu.
İslam inancında imanın şartlarından biri "kitaplara iman"dır.Muhammad) Verovanje v svete knjige je za muslimane eden od verskih stebrov.
Allah inancı kuvvetli ve dindar biri.Molite veliko in zaupno!
1967 yılında Carol Schwartz ile evlendi ve Yahudi inancını aldı.Leta 1967 se je oženil s Carol Schwartzevo, s katero živi še danes.
Kilisesel bir inanç yoktur.Ena same prave religije ni.
İmami Şiilerde imamete inanmak; inanç esaslarından biridir.Pri usmerjenosti k biti vera ni verovanje v neke določene zamisli.
Orada "İnancın koruyucusu" olarak yüceltildi ve el-Malik el-Mansur, galip kral, unvanı verildi.V Mosulu so ga slavili kot »branilca vere« in ga imenovali al-Malik al-Mansur – zmagoviti kralj.
İngiltere'de Hıristiyan inancıyla yetiştirildi.Vzgojena je bila v duhu krščanske vere.
Bu dönemde Katolik inanca dönmüştür.V tem času je prestopila v katoliško vero.
Halkın %75.7'sinin herhangi bir dini inancı yoktur.7,0 % prebivalcev je brez veroizpovedi.
Kurtarıcı inancı dinler tarihinin ortak paydası olarak görülmektedir.Nagrada po mnenju sponzorjev odraža zgodovino evropskega procesa združevanja.
Bu inanca sahip kişilere Hristiyan denir.Ljudje s takimi prepričanji se imenujejo karnisti.
Kocasının aksine Henrietta Yahudi dini inancına sadık kaldı.V nasprotju z njegovim očetom je mama obdržala judovsko vero.
İnançsal tarihi MÖ 4. binyıla kadar iner.Za vedno je prepovedana poroka do četrtega kolena.
Dini inanç olarak çoğunluk Roma Katoliği olduğu gibi Protestanlar da mevcuttur.Po veroizpovedi prevladujejo protestanti, največ katolikov je ne Severnem Irskem.
Fakat Doss inancından ödün vermez.Beata noče verjeti svoji sreči.
Muğlak ve hoş sözler genellikle böyle hareket ve inançları haklı göstermek için kullanılır.Miglotos ir malonios frazės yra dažnai naudojamos, kad pateisintų tokius veiksmus ar tikėjimus.
İspanyollar hristiyanlık inancını Japonya'da yaymak istiyorlardı.Portugalai siekė skleisti krikščionybę.
Bu inanç, ev iyesiyle ilgili inanışlardan ayrılmaz bir bütün oluşturur.Visi šie tikėjimai susiję su namų laime.
Bear Grylls bir Hristiyan ve inancını hayatının omurgası olarak ifade ediyor.Grylls yra krikščionis ir apibūdina savo tikėjimą, kaip savo gyvenimo "stuburą".
1980'li yıllarda Katoliklik inancına yöneldi.1940 m. perėjo į katalikų tikėjimą.
Protestan inancıyla yetiştirildi.Buvo krikštytas ir auklėjamas protestantų dvasioje.
Dürzîliğin inançsal kökeni Mısır'daki Fâtımî Devleti'ne dayanmaktadır.Filmas nagrinėja augančio religinio fundamentalizmo Egipte temą.
Hem toplum kültürü hem de inanç yapısı Azerbaycan ve İran Azerbaycanındaki Türklerle aynıdır.Vienybė ir brolybė su Irano azerbaidžaniečiais.
Kolombiya Anayasası'nda inanç özgürlüğü garantiye alınmıştır.Maltos konstitucija garantuoja religijos laisvę.
Kalanı ise Hristiyanlık, Konfüçyanizm, Budizm ve Putperestlik gibi inançlara sahiptirler.Kitos religijos Matarame yra krikščionybė, budizmas, induizmas ir konfucionizmas.
Araf farklı inanç ve dillerde farklı sözcüklerle ifade edilir.Minima, kad jo galvos kalbėjo skirtingais balsais ir kalbomis.
İlgili Sayfalar