inanç ile cümle
inanç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Beldede çoğunluk İslam'ın Sunni inancını benimsemiştir.主にイスラム教スンナ派を信仰する。
O, inancını tamamen kaybetti.彼はすっかり信用を無くした。
İnanç ve Amabie創作でのアマビエ
Tevhîd inancına göre evrende olan bütün her şey Allah tarafından yaratılır.仁有創生義,仁體做為一種精神實體,能覺潤創生萬物。
Rubin inançlı bir Yahudidir ve bilim ile din arasında bir çelişki görmez.魯賓是一位嚴謹的猶太教徒,她認為科學與宗教並不存在衝突。
Bununla birlikte bu kuramları halkın inançlarına ters düşmüştür.(我曾见过你们人类难以置信的东西。
Bununla beraber İslam'da inanç esaslarının neler olduğu konusunda görüş birliği yoktur.非伊斯蘭教的其他宗教沒有實踐自己信仰的權利。
Nüfusun %60'ının dinî inancı yoktur.超過兩成的俄罗斯人無宗教信仰。
Ancak mutlaklık o inanç sistemine inananlar arasındadır.這樣的信仰系統存在於信徒間的視野。
Bu belli bir inanca sahip olduklarının göstergesidir.关于某种信仰所产生出的情绪。
Bu dinlerde inanç ile umut birliktedir ve her zaman ahirete dair umut edilmesi gerekir.使處於絕望中的人略見未來,得以相信神是永恆、今世與來世的盼望。
Çoğunluğu İslâm inancını benimsemişlerdir.多數薩滿人信薩滿信仰。
Üç milenya boyunca Kudüs, Yahudi inancının merkezi oldu ve nesiller boyunca sembolik değerini korudu."三千年來,耶路撒冷一直是猶太人信仰中心,於代代相傳間保留其象徵意義。
Hitler, Alman insanının Lebensraum'a ihtiyaç duyduğu inancını taşırdı.希特勒有這麼一個計劃,全因其相信德國人需要更多生存空間所致。
Yehova ("YeHoWaH"), Yahudilik ve Hristiyanlık inançlarında tek; zıddı, benzeri ve ortağı olmayan yaratıcıdır.经文:信道的人們啊!你們不要以猶太教徒和基督教徒為盟友。
Kilisesel bir inanç yoktur.(二)宗教信仰之缺乏。
Ama içlerinden pek azı - birkaç bin - bugüne kadar geleneklerini devam ettirip, inançlarını korumuşlardır.」命二衞共千人處理弘微喪事,追贈太常。
Bu yeni bir batıl inanç böyle doğmuştur.這是出現這種迷信的主因。
Evlenme çağına gelen kadınlar, içinde bulundukları yörenin gelenek ve inançlarına göre gelin olurlar.嫁給穆斯林的婦女可以轉信伊斯蘭教,否則如果她們的宗教信仰和習俗要得到認可就要為此而繳稅。
Şücin (詩經) şiirler kitabında geçen bu kavram, Çûlardaki göğün oğlu inancını göstermektedir.岁考绩为天下最,周文帝赐书歎美之。
Kolombiya Anayasası'nda inanç özgürlüğü garantiye alınmıştır.同时,宪法也保障宗教自由。
Asur ve Babillilerin bu inancı fethettikten sonra Sümerlerden aldıkları düşünülmektedir.据信,亚述人和巴比伦人在征服苏美尔后,继承了他们的这一信念。
Mizan (din), İslam inancında âhirette günah ve sevapların tartıldığı terazi.頃李孜省、繼曉輩倡邪說,而先帝篤信之者,意在遠希福壽也。
Baseriler, Şiilerin 12 İmam inancını benimsemiştir .佛諸弟子受持十二部經。
İnanca dayanır.能安能忍。
Bunlardan ilki "Yüce Varlık"a olan inançtır.是千憐唯一重視的“生命”。
Özelikle inanca ve vahye, akıl temelli getirilen itirazlar bu şekilde aşılmaya çalışılmıştır.基於宗教信仰的緣故,耶和華見證人的信徒抗拒接受外來的血液。
Yahudi bazlı bir inanç sistemidir.他们一家信仰犹太教。
Madonna ve ailesi Katolik inancındandır.丁曼先生和夫人还是虔诚的天主教徒。
Kıyamet inancı İslam inancının (Akide) bir parçası ve inancın temel prensiplerinden biridir.指導靈 (Spirit guide),又稱 靈界嚮導 或 守護靈,是新紀元運動的信仰對象之一。
Halk inancında "Vurgunun güçlü gelsin!" tabiri, en ağır beddualardan sayılır.對於神機的強化認為「攻擊就是最大的防禦!」,以升級武器為優先。
Lu Jiuyan, zaman ve mekânın herkesin kalbinde veyâ huy şuurunda (xin) birleştiği inancındaydı.也由於領導力的緣故,貞德能以此讓他人相信「啟示」那毫無根據的內容。
Halkın %75.7'sinin herhangi bir dini inancı yoktur.17.1%的市民没有宗教信仰。
Bu anlamda tekrar dirilme inançları vardır.他重新找到了创作的信心。
Abdallar ise yine Alevi inancına sahip bir topluluktur.塞芒人的信仰屬於泛靈信仰及薩滿教。
Genç yaştaki kağan, Inançu sayesinde ülkeyi beş yıl boyunca yönetti.为了生育这个女儿,远征向神祷告了五年。
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.提倡迷信邪說者。
MÖ 5. yüzyılda yaşamış olan Diagoras, mistizmi ve inancı güçlü bir şekilde irdelediği bilinen ilk ateisttir.——《四签名》 对于一个缺乏耐心的世界来说,坚韧而耐心地受苦,这本身就是最可宝贵的榜样。
Geleneksel inançlara göre hareket etme.不為流俗之成見所局。
O yıllarda ülkenin durumu oldukça fenalaşmış, insanların bugüne ve geleceğe inançları ortadan çıkmıştı.」 13. 「十多年來,共產黨員受的壓力太大了,今天這樣,明天那樣,大家把信心完全失掉了。
Ortodoksluk ve Katolik inançlarını benimsemişlerdir.他们信仰天主教。
Oysa tevhid inancına göre bu mümkün değildir.若合诸侯之卿,以为不信,必不捷矣。
İslâm öncesi inançları içermektedir.舍前之忿可也。
Burada dini inancın kişisel olduğu gerçeği etkilidir.天主教会承认这个私人显现的真实性。
Nomianizm Alevî inancı Bektaşi inancı Nusayrî inancı迷幻民謠 迷幻流行 迷幻靈魂 迷幻搖頭 Sounds
Şeytan taşlama, Müslüman inancına göre Hac ibadetinin bir parçası olarak yapılan bir törendir.”他們要保持警醒,用堅固的信心抵擋有如“吼叫的獅子”般的魔鬼。
Anastasia'nın dini inancı bilinmemektedir.朗繆爾信仰不可知論。
"Tanrı'ya inanıyorum, ama inançlı değilim.」她也曾說:「我信仰上帝,而非魔法。
Âhiret inançları kuvvetlidir.심신(深信)은 굳센 믿음을 가리킨다.
Bununla birlikte bu kuramları halkın inançlarına ters düşmüştür.그러나 그는 오히려 사람들에게 자기 신앙을 거듭 확고히 다졌다.
Ancak Ortodoks inancına mensup kişilerin büyük bir bölümü düzenli olarak kiliseye gitmemektedirler.그러나 정교회 신자의 대부분은 정기적으로 교회에 참석하지 않는다.
İnancı hakkında: "Tanrı benim için birinci planda.그는 믿음에 "나의 신이 먼저 오신다.
Halkın %75.7'sinin herhangi bir dini inancı yoktur.하지만 전 세계에서 가장 비종교적인 국가로 전체 인구의 75.7%가 종교를 믿지 않는다고 한다.
İslam inancına göre de şeytan da aslında meleklerin içerisindedir fakat sonradan isyan etmiştir.기체명은 권품 천사(權品天使) '아르케(Arche)'에서 유래하였으며, 천사의 이름을 지니고는 있으나 그 형태는 실로 악마에 가깝다.
Rene Descartes’in dini inançları akademi çevrelerinde sıkı bir tartışma konusu olmuştur.르네 데카르트의 종교적 믿음은 학계에서 엄밀히 논쟁되어 왔다.
İslam'da, kâfir olarak ölen herkesin ahirette cehenneme gideceği inancı vardır.“어리석고 삿된 소견을 받아들인 사람은 몸이 죽어 니리(泥犁)지옥의 악도(惡道)에 떨어질 것이다.
Ayrıca, başarılarının kıymetli olduğu inancından da yoksun.자신이 중요한 실력을 가지고 있다는 믿음에 불구하고 성공하지 못하였다.
Ülke nüfusunun yarısından fazlası Hristiyan inancını benimsemektedir.주민의 50% 이상이 기독교를 믿는다.
İnanca göre bundan sonraki âleme geçebilmek yeryüzündeki varlıklar için mümkün değildir.이 때가 되면 생명체는 지구상에 존재할 수 없게 된다.
Mizan (din), İslam inancında âhirette günah ve sevapların tartıldığı terazi.악명유포(惡名流布): 비루하고 악명(惡名)이 세상에 유포되게 한다.
İlgili Sayfalar