inanç ile cümle

inanç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Türbelerle ilgili görüşlerin arkasındaki temel neden, insanların ölümden sonraki yaşamla ilgili inançlardır.Asatroende personer har olika trosuppfattningar om livet efter döden.
Birçoğu onun politik inançları ve ekonomik zenginliğinin kesişmesiyle ilgilidir.Detta syftar ofta på att förtydliga deras enighet och politiska självständighet.
Kutsal Ruh, Hristiyanlıktaki teslis inancının üçüncü ayağı.III. Den heliga Treenigheten i trosläran.
Kimse inançları yüzünden -ki bunlar dini inanç bile olsa- rahatsız edilmeyecektir ilkesini savunuyordu.Även utan religion, även som icke-troende, har vi förmågan att befrämja dessa ting.
Beda’ inancı hâkimdir.WADA är ackrediterande organ.
Her grup farklı inançları vardı ve farklı yerlerde yerleşmişlerdi.Alla i gruppen hade olika bakgrund och de inspirerade varandra.
İspanyollar hristiyanlık inancını Japonya'da yaymak istiyorlardı.Іспанці захотіли розширити християнську віру на Японію.
Bu romanında bir kadının ilk aşkını unutamayacağı inancını çürütmeye çalıştı.У цьому романі вона спростовувала думку про те, що жінка не може забути свою першу любов.
Şah’ın ilk kitapları “azınlık inançları” dediği konudaki araştırmalardı.Ранні книги Шаха вивчали те, що він називав «малими вірами».
Katolik inancının icra edilmesi yasaklanır.Заборонено сповідування католицизму.
Yahudi tarihi, Yahudi halkının, inancının ve kültürünün tarihidir.Історія єврейського народу — історія релігії і культури євреїв.
Dini milliyetçilik milliyetçiliğin belli bir dini inanç veya dogma ile olan ilişkisidir.Релігійний націоналізм — це ставлення націоналізму до певної релігійної віри або догми.
Vudu gibi kimi inançlarda büyü amaçlı olarak da kullanılır.Як і Локк, я хочу вірити в магію.
İnanca göre bu durumu değiştirmeleri mümkün değildi.І не вірилося, що вони можуть змінитися.
Ayrıca bileğinde de "inanç" yazan bir dövme bulunmaktadır.Також на кістях пальців було викарбувано слово «Believe».
Yüksek güven düzeyleri bireylerin kendi inançlarını destekleyen bilgi arama tercihlerini azaltmaktadır.Вищі рівні впевненості знижують ступінь надання переваги інформації, що підтримує власні переконання.
Kimsenin inancını hor görmeyeceksin.Тому йому нічого боятися думки інших.
Sunni-Hanefi İslam inancına sahiptirler.За віросповіданням хіналузьці є мусульманами-сунітами.
Kadere inancı vardır.Існують ступені впевненості.
İsrail'de inanç turizmi yaygındır.Сільський туризм в Ізраїлі набуває все більший розмах.
Bilime ve inanca küfür eder ve yeraltından kendine bir kılavuz gönderilmesi için yalvarır.Він проклинає науку і віру, і просить заступництва пекла.
Kendisi Budist inancına sahiptir.За релігійними переконаннями є буддисткою.
İslamdaki Allah inancı ile büyük oranda örtüşen bir kavramdır.الْقَدْر‎) — термін, який у ісламі означає приречення (передвизначення) всього сущого Аллахом.
Bu arada inançlarını ve yazdıklarından bazılarını "açık inkara" zorlandı.Багатьом з цих явищ і присвячені афоризми «Словника від Лукавого».
Kanla ve Suikastçının İnancı'yla!..Тілом і Кров'ю причащаються духовенство та віряни.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Виховувалась дівчинка у реформатській вірі.
Madde 11 Düşüncelerin ve inançların serbestçe dışavurumu en değerli insan haklarından bir tanesidir.Вільне повідомлення ідей і поглядів є одним з найцінніших прав людини.
Ayrıca bu evrede, inançlarla ilgili birtakım belirtilerin ortaya çıktığı görülüyor.Він також запитує індійського мудреця про існування цих створінь.
Ana madde: Monoteizm Monoteizm, sadece tek bir tanrı olduğu inancıdır.Докладніше: Монотеїзм Єдинобожжя (монотеїзм) — віра в існування єдиного Бога.
Her halkın kendi dili, inancı ve kültürü vardı.Вони зберегли власну релігію, мову та культуру.
Muğlak ve hoş sözler genellikle böyle hareket ve inançları haklı göstermek için kullanılır.Щоб виправдати такі дії та переконання часто використовуються розмиті та приємні фрази.
Alevi inancının her tezleri uygulanır.Вона готова виконати будь-які умови Ірода.
Hristiyan inancında Şehit ve aziz kabul edilir.В цілому світі християни люблять і шанують св.
Bu inanç Şinto dininin temelini oluşturur.Крім того, цей ритуал повинен умилостивити духа води Седну .
19. yüzyıl'dan beri var olan sınırsız ilerleme inancı sona erdi.Ефект релігійної реформи кінця 19 століття діє дотепер.
Ana tanrıça inancı, birçok kültürde farklı isimlerle yer alır.Наприклад, схожість імен богів у різних культурах.
Ülkedeki inançlar ; Katolikler %89, Protestan %6, diğer %5 şeklinde özetlenebilir.89 % віруючих мексиканців — католики, 6 % — протестанти, 5 % — прихильники інших релігій.
Eski çağlarda Vulkanlar çok tanrılı bir inanca sahiptiler.В давні часи, люди часто вірили, що пекло знаходиться під вулканами.
Yahudiliğin temel inancı, Tanrı'nın tekliği ve kesin birliğidir.Одна з головних тем Корану — єдиність та внутрішню єдність Аллаха.
İmami Şiilerde imamete inanmak; inanç esaslarından biridir.Віра у приречення вважається одним зі стовпів віри.
Etiyopya'da din, birçok inançtan oluşur.Гігієні в Індії було присвячено багато творів.
Hiçbir dini kültürle yetiştirilmedi ve dini inancı olmadı.А з українців ніхто віри не змінив, то й ніхто землі не дістав.
Hristiyanlığın Katolik mezhebi İtalya'daki en önemli dinî inançtır.Като́лицька це́рква в Іта́лії — найбільша християнська конфесія Італії.
Zamanla kült haline gelmiş, yönetmeni Çetin İnanç'ı üne kavuşturmuştur.Він став культовим фільмом свого часу, а режисер фільму Шетін Інанч став відомим.
İnanç filmin ABD'de tanınması olayını şu şekilde anlatır;Нанч про визнання фільму в США розповідає так;;
Filmin maddi sıkıntıya girmesi üzerine Çetin İnanç, Kunt Tulgar'a danışır.Шетін Інанч радиться з Кунтом Тулгаром щодо фінансових труднощів фільму.
Kuş, inançsızlara tepeden bakarak onlara ateş ve gök gürültüsü savurdu.Pták se zahleděl dolů na nevěřící a seslal na ně oheň a bouři.
Galifianakis babasının ait olduğu Yunan Ortodoks inancıyla yetiştirildi .Galifianakis byl pokřtěn v otcově řecké pravoslavné víře.
Protestan inancıyla yetiştirildi.Byli vychováni v protestantské víře.
İnanç bakımından Sih, Hindu ve Müslümandırlar.Je pravoslavným věřícím a vysvěceným jáhnem.
Kilisesel bir inanç yoktur.Víra bez církve?
Kimsenin inancını hor görmeyeceksin.Svou víru nikomu nevnucují.
Aksine onu inançlarına davet ederler.Přemysl jí uvěří.
Abdallar da Alevî inancına sahiptirler.Věřící se také pálí plamenem.
Bu belli bir inanca sahip olduklarının göstergesidir.My se pouze domníváme, máme určitou víru.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Byl vychován v židovské víře.
Bazı türler yerel halkın Tabu inancından dolayı avlanmazdı.Kvůli specifickým místním náboženským zvyklostem se nechovají prasata.
Filipinler'de halkın yaklaşık %1'i Budizm ve Taoizm inancına sahiptir.Kolem 1 % obyvatel vyznává křesťanství nebo buddhismus.
Yahudi tarihi, Yahudi halkının, inancının ve kültürünün tarihidir.Dějiny Židů či židovské dějiny jsou dějiny židovského národa, jeho náboženství a kultury.
İnancı sağlam bir ailesi vardı ve babası ABD Ordusu'nda çalışıyordu.Pocházel z bohaté rodiny, jeho otec působil v USA.
İlgili Sayfalar