inanç ile cümle

inanç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yeni inançlar zaten vardı ve diğer inançlar ile kaynaştılar.Это взволновало верующих и дало им новую надежду.
Çin'de Maitreya inancının kökeni Kuzey Wei Hanedanı dönemine (386–534) dayanır.Артефакты, обнаруженные в северном Китае, датируются уже периодом Северной Вэй (386—534).
Hristiyanlık inancında dövme yasaklanmıştı.Проповедь христианства запрещена.
Alevîler son yüzyıllarda ilk kez inanç bakımından bu kadar ciddi bir ayrışmaya tanık olmuşlardır.Измена впервые изведала твердость веры.
Bu kitabın Hristiyanlık inancıyla ilgisi yoktur.Духовность не имеет ничего общего с христианством.
İnanç turizmi vardır.Имеет место туризм.
Birçoğu onun politik inançları ve ekonomik zenginliğinin kesişmesiyle ilgilidir.Для него несомненна связь между политической экономией и нравственностью.
Etiyopya'da din, birçok inançtan oluşur.Спорт в Эфиопии — включает в себя множество видов.
Temel olarak iki farklı öznel inanç sistemi bulunmaktadır.В частности, он утверждает, что существуют две системы психического контроля.
Zamanla arkadaşlarına olan güveni ve inancını kaybetmeye başladı.Складывается впечатление, что они навсегда потеряли веру и надежность в жизни.
Yahudilikte, Tanrı'nın iki tane oluşu ya da teslis inancı sapkınlık, hattâ müşriklik olarak görülmektedir.В иудаизме Бог один, идея двоичности или троичности Бога для иудеев неприемлема.
İslam inancına göre meleklerin bu görevleri onların ibadetleridir.Ангелы кладут печати на чела верующих.
Bu arada bir inanç arayışına girmiştir.Мы тогда пытались разобраться в вопросах веры.
İnançsal tarihi MÖ 4. binyıla kadar iner.Была популярна некоторое время до выхода Pivot 4.
Bu grup Blake’in modern trendlere karşıtlığını ve tinsel sanatsal yeni çağa olan inancını paylaştılar.Они разделяли антипатию Блейка к современным направлениям и его веру в духовное и художественное возрождение.
Kendisi Budist inancına sahiptir.По вероисповеданию буддист.
Pek çok insan o yerlere inançlarını kapatıp ziyarete çıkıyorlar.Так многие здесь теперь верят и ожидают.
Hristiyan inancında Şehit ve aziz kabul edilir.В христианстве признан святым и мучеником.
Sonra birisinin diğerinin hiç inancı olmadığını düşünür; gerçekten de, hiç olmayanı hisseden gelecektir.Иногда, когда люди уверены, что не ощущают чего-то – но на самом деле они ощущают.
Bunlardan ilki "Yüce Varlık"a olan inançtır.Именно этим и должен стать «Божественный принцип».
İslam, Hristiyanlık, Musevilik inancına en yakın dindir.И ислам, и христианство высоко чтят принявшего смерть за веру.
Jovian, Ariusçulardan ziyade Ortodoks inancına yakınlık duydu.И Авраам, без сомнения, более достоин веры, чем Ориген.
Katolik olan annesi Thrope'u inançlı olarak yetiştirmiştir.Мать Юппер воспитывала её в католической вере.
Köy, inançsal olarak ise Alevi inançlarına mensuptur.Так или иначе, но им приходится нести ответственность за свои псевдоубеждения.
Deyişlerinde eski Türk kültürünü ve Alevi inancını yansıtır.Он объясняет это своей ирландской кровью и творческим характером.
Âhiret inançları kuvvetlidir.الإيمان بعوالم الآخرة ومواقفها.
Madonna ve ailesi Katolik inancındandır.مادونا وعائلتها تؤمن بالديانة الكاثوليكية.
Ülkedeki diğer tüm inançlarda olduğu gibi bu politikayla da İslam köklü değişiklikler geçirdi.بسبب هذه السياسة، خضع الإسلام مع كل الديانات الأخرى في البلاد لتغييرات جذرية.
Bununla birlikte bu kuramları halkın inançlarına ters düşmüştür.لقد فرح الناس بهؤلاء الفتية المؤمنين.
Tevhîd inancına göre evrende olan bütün her şey Allah tarafından yaratılır.أي أن الله خالق كل شيء، من ذلك أفعال العباد، فلا يقع في هذا الكون شيء إلا وهو خالقه.
Bu veriler aynı zamanda kişisel inancın kendince haklılığın bir kaynağı olmadığını da göstermektedir.توضِّح تلك البيانات أيضًا أنَّ المُعتقد الشخصي لا يُعَدّ مصدرًا للانحياز الذاتي.
Ancak Ortodoks inancına mensup kişilerin büyük bir bölümü düzenli olarak kiliseye gitmemektedirler.ومع ذلك فإن الغالبية العظمى من المؤمنين الأرثوذكس لا يحضرون الكنيسة بشكل منتظم.
Yüksek güven düzeyleri bireylerin kendi inançlarını destekleyen bilgi arama tercihlerini azaltmaktadır.تُقلِّل مستويات الثقة المرتفعة من تَفضيل المعلومات المؤيِّدة لمعتقدات الفرد.
Bir kişi böylece bir inancı ifade ettiğinde, o artık bir Hristiyan olmuştur.عندما يقوم شخص ما بهذا الالتزام الديني ، يصبحون مسيحيين.
Madonna bu albümle kariyerini etkileyen inancını da anlattı.وأوضحت مادونا بهذا الألبوم أيضاً اعتقادها الذي يؤثر على مهنتها.
Yahudilik ve Hristiyanlık inancına göre Lut, peygamber değil yalnızca bir din büyüğüdür.2-الإيمان بأن موسى هو نبى الله،وإنه ليس بعده أنبياء.
Arnavutlar içinde küçük ir kesim de Ortodoks inancı içindedir.كما يوجد جزء صغير من الألبان يؤمنون بالعقيدة الأرثوذكسية.
Lüksemburg laik bir devlet olmasına karşın, devlet bazı inançları resmî olarak tanır.لوكسمبورغ هي دولة علمانية، لكن الدولة تعترف بأديان معينة كديانات رسميَّة.
Gandi inançlarını ilk olarak "Tanrı Doğruluktur" diyerek özetlemiş.ولخص غاندي أول معتقداته في الله هو الحقيقة.
Mizan (din), İslam inancında âhirette günah ve sevapların tartıldığı terazi.أولئك الذين جحدوا في حياتهم الدنيا ما سبق أن أقروا وصدقوا به في عالم الذر، فهؤلاء عند الكرامية هم الكفار.
Asur ve Babillilerin bu inancı fethettikten sonra Sümerlerden aldıkları düşünülmektedir.ومن المعتقد أن الآشوريين والبابليين أخذوا هذا الأعتقاد من السومريين بعد قهرهم.
Fransa, inanç özgürlüğünün anayasal olarak güvence altına alındığı laik bir ülkedir.فرنسا دولة علمانية تعدّ الحرية الدينية حقا دستوريا.
Felsefe tarihine göre birçok filozof dinî inançlara veya bilime de eğilmiştir.من الناحية التاريخية ارتكزت أكثر الفلسفات إمّا على معتقدات دينية، أَو علمية.
Sümer inançlarında bir tufan meydana getirerek insanları cezalandıran da odur.ٱلمُؤْمِن: هو الذي سلم أوليائه من عذابه، والذي يصدق عباده ما وعدهم.
Halbuki annesi İrini kendi inançları doğrusunda bir "putsever (ikonodul)" idi.لولا أن أمها (زوجة الابن) تكن له مشاعر الكره، فتنجح في إقناع زوجها بطرد والده من البيت.
Ey Müslümanlar sakın ha içinizden bu hırsı, bu kini, nefreti ve bu inancı eksik etmeyin.يا أهل الكوفة الزموا طاعتكم وجماعتكم لا ترتابوا في قتل من مرق من الدين وخالف الإمام.
Bu inanç uzlaşmacı yazgıcılığa çok benzer.هذا الاعتقاد مشابه جدا للإنهزامية.
Anastasia'nın dini inancı bilinmemektedir.التقليد لا يعرف به صحة الأديان.
(2009), Alevice: İnancımız ve Direncimiz.سوريا المستقبل : أجل نحن ثورة وثوار..
Bu gerçekten de inançlarıma sadık kalmamın tek yolu.أنا آسف حقا، ولكن هذا هو السبيل الوحيد للخروج بالنسبة لي.
Aksine onu inançlarına davet ederler.وطلب منه أن يؤمن به.
İnanca dayanır.تمهيد الإيمان.
Fakat modern uzmanların inancına göre kitap en az iki kişi tarafından yazılmıştır.ومع ذلك، فإن معظم العلماء المعاصرين يعتقدون أن سفر زكريا قد كتبه شخصان مختلفان على الأقل.
Hakka kul, resûle ümmet olanların arzularının yerine geleceği inancındadır.وقد يشير القرآن إلی صفات المؤمنين من أصحاب الرسول بأنهم أَشِدَّاء عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاء بَيْنَهُمْ.
Ölümden sonra dirilme ve yeni bir yaşama uyanma, Antik Mısır inancında temel figürlerden birisidir.البعث بعد الموت والايمان بالاخرة هو معيار أساسي للإيمان في الأديان الإبراهيمية.
Havva, değişik inançlarda ve İbrahimi dinlerde ilk insan Âdem'in eşidir.قابيل هو أول أبناء آدم في جميع الديانات السماوية.
Bunlardan ilki "Yüce Varlık"a olan inançtır.وكانت العقيدة الأسوأ منهم هي "الخطيئة الأصليّة".
Teizm, en geniş tanımıyla, en az bir adet tanrının var olduğuna yönelik inançtır.الأُلوهية (بالإنجليزية: Theism) في المفهوم العام هو الإيمان بأن هناك رب واحد على الأقل.
Allah inancı kuvvetli ve dindar biri.ولكن الله قادر وكريم.
Din yalnızca insan ile Tanrı arasında bir inanç sorunudur.ففيه تكمن هوة لا تتجاوز بين الإله والإنسان.
İlgili Sayfalar