Çiftlikler, su, inşaat malzemeleri var oldukca, istedigimiz her şeyi hala inşa edebiliriz.Atâta timp cât există ferme, apă, materiale de construcție, putem construi orice vrem.
Çiftlikler, su, inşaat malzemeleri var oldukca, istedigimiz her şeyi hala inşa edebiliriz.Mientras haya granjas, agua, materiales de construcción, podemos construir cualquier cosa que queramos.
Çok yakında bizim için herşeyi yapıyor olacaklar. Yemek, temizlik, alışveriş, inşaat yapıyor olacaklar.Chẳng bao lâu nữa chúng sẽ làm mọi việc cho chúng ta: chúng sẽ nấu nướng, giặt giũ, mua đồ, đi chợ, xây dựng.
Çok yakında bizim için herşeyi yapıyor olacaklar. Yemek, temizlik, alışveriş, inşaat yapıyor olacaklar.Heel binnenkort zullen ze alles in onze plaats doen: ze zullen koken, poetsen, dingen kopen, shoppen, bouwen.
Çok yakında bizim için herşeyi yapıyor olacaklar. Yemek, temizlik, alışveriş, inşaat yapıyor olacaklar.Muy pronto estarán haciendo todo por nosotros: cocinarán, limpiarán, comprarán, construirán.
Çok yakında bizim için herşeyi yapıyor olacaklar. Yemek, temizlik, alışveriş, inşaat yapıyor olacaklar.Niebawem będą one wykonywać wszystko za nas: gotować, sprzątać, robić zakupy, budować.
Çok yakında bizim için herşeyi yapıyor olacaklar. Yemek, temizlik, alışveriş, inşaat yapıyor olacaklar.Presto faranno ogni cosa per noi, dicevano: cucinare, pulire, fare acquisti, shopping, costruire.
Çok yakında bizim için herşeyi yapıyor olacaklar. Yemek, temizlik, alışveriş, inşaat yapıyor olacaklar.Sehr bald würden sie alles für uns machen: kochen, putzen, einkaufen, bauen.
Çok yakında bizim için herşeyi yapıyor olacaklar. Yemek, temizlik, alışveriş, inşaat yapıyor olacaklar.Совсем скоро они будут делать за нас всё: готовить, убирать, делать покупки, строить.
Çünkü, tasarımcı ve inşaatçı olarak her yerde yapamazsınız.Ako dizajnéri a stavitelia takú prácu všade robiť nemôžete.
Çünkü, tasarımcı ve inşaatçı olarak her yerde yapamazsınız.버티 카운티와 같은 시골에서 할 수 있게 된 것이 정말 좋았습니다.
Çünkü, tasarımcı ve inşaatçı olarak her yerde yapamazsınız.שכמעצבים ובנאים אי אפשר לעשות בכל מקום.
Çünkü, tasarımcı ve inşaatçı olarak her yerde yapamazsınız.و هذا، كمصممين و منشئين لا نستطيع عمله في كل مكان.
Çünkü, tasarımcı ve inşaatçı olarak her yerde yapamazsınız.そうめったにありません そこには実験したり試行錯誤する
Dae Han İnşaat ve Kraliyet Resort'un hisseleri pay ediliyor.A Daehan Építészet részvényei.
Dae Han İnşaat ve Kraliyet Resort'un hisseleri pay ediliyor.Είναι μερικές μετοχές του Ομίλου Ντάε Χαν.
Dae Han İnşaat ve Kraliyet Resort'un hisseleri pay ediliyor.هذه بعض الاسهم في شركة داي هان
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.A dalai láma egyszer Portugáliában járt, és lépten-nyomon mindenhol építkezés folyt.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.Dalai Lama a fost odată în Portugalia, unde se construiau foarte multe clădiri.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.Dalai Lama besökte en gång Portugal och det pågick en massa byggnadsarbeten överallt.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.Dalai-lama oli kerran Portugalissa, missä rakennettiin paljon joka puolella.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.Dalajláma bol raz v Portugalsku a v tom čase sa tam všade budovalo.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.Dalajlama był raz w Portugalii. Wszędzie coś budowano.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.Dalajláma jednou navštívil Portugalsko a všude se hodně stavělo, a tak jednoho večera řekl:
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.Đạt Lai Lạt Ma đã từng ở Bồ Đào Nha, và đã có rất nhiều công trình xây dựng đang diễn ra ở khắp mọi nơi.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.De Dalai Lama was eens in Portugal. Er werd daar overal heel veel gebouwd op dat moment.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.Der Dalai Lama war einmal in Portugal, und überall wurde auf Baustellen gearbeitet.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.En una ocasión, el Dalai Lama estaba en Portugal y había muchas construcciones por todos lados.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.달라이 라마가 포르투갈에 머물 때의 일입니다. 도처에서 공사가 진행 중이었습니다.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.O Dalai Lama esteve uma vez em Portugal e havia muitas construções por todo o lado.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.Suatu kali Dalai Lama mengunjungi Portugal, dan banyak sekali konstruksi bangunan di mana-mana.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.Una volta, Il Dalai Lama, era in Portogallo, e c'erano un sacco di costruzioni intorno a lui.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.Une fois, lorsque le Dalai Lama était au Portugal, il y avait des chantiers de construction un peu partout.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.Ο Νταλάι Λάμα ήταν κάποτε στη Πορτογαλία, και γινόταν παντού κατασκευές.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.Далай Лама беше в Португалия веднъж и навсякъде кипеше строителство.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.Одного разу Далай Лама був у Португалії, і навколо велося дуже багато будівництв.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.הדלאי לאמה היה פעם בפורטוגל, והייתה שם בניה מרובה של שלדי ביניינים בכל מקום.
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.الدالاى لاما كان مرة فى البرتغال , وكان هناك الكثير من أعمال البناء فى معظم الشوارع .
Dalay Lama bir keresinde Portekiz'deydi ve her yerde bir sürü inşaat devam ediyordu.そこでは 至る所で建設工事が行われていました ある晩 彼は言いました「立派な建物を建てるよりも
Danışmanlık noktasından vergi kartını ve inşaat sektörünün zorunlu vergi numarasını alabilirsiniz.En él se puede solicitar la tarjeta fiscal y el número fiscal obligatorio en el sector de la construcción.
Danışmanlık noktasından vergi kartını ve inşaat sektörünün zorunlu vergi numarasını alabilirsiniz.Här kan du hämta ett skattekort och ett inom byggbranschen obligatoriskt skattenummer.
Danışmanlık noktasından vergi kartını ve inşaat sektörünün zorunlu vergi numarasını alabilirsiniz.Sieltä voit hakea verokortin ja rakennusalalla pakollisen veronumeron.
Danışmanlık noktasından vergi kartını ve inşaat sektörünün zorunlu vergi numarasını alabilirsiniz.بإمكانك من هناك أن تطلب البطاقة الضريبية والرقم الضريبي الإجباري لمجال البناء.
Danışmanlık noktasından vergi kartını ve inşaat sektörünün zorunlu vergi numarasını alabilirsiniz.咨询点为外籍人士提供有关税务或社会保障方面的咨询服务。您可在咨询点申领税卡和建筑行业税号。除此之外,咨询点还向在芬短期务工的外籍人士发放个人人口号码,您无需前往民政登记处办理。
Değişik mesleklerden pek çok çalışkan insan tanıyorum, çiftçiler, demirciler, doktor, inşaat ustaları.. .Aveţi mâna de lucru - doctori, jurişti, ingineri, muncitori constructori - orice aţi avea nevoie.
Değişik mesleklerden pek çok çalışkan insan tanıyorum, çiftçiler, demirciler, doktor, inşaat ustaları.. .יש לכם את כל האנשים העובדים קשה-- לא משנה מה הם עושים -- רופאים, עורכי דין, מהנדסים, פועלי בניין --לא משנה.
Değişik mesleklerden pek çok çalışkan insan tanıyorum, çiftçiler, demirciler, doktor, inşaat ustaları.. .لديك كل أولئك العاملين المجدّين مهما كان عملهم..أطباء,محامين,مهندسين,عمال بناء مهما يكن عملهم.
Değişik mesleklerden pek çok çalışkan insan tanıyorum, çiftçiler, demirciler, doktor, inşaat ustaları.. .医師、弁護士、エンジニア、建設作業員など の技能者がいるとします。 彼らはお互いにサービスを提供し、
[Dennis Harvey-"Dennissio (del Toro]"] bu heykelleri nasıl birleştireceğimizi gösteren bir inşaat kılavuzu.[Dennis Harvey -- "Dennisio (del Toro)"] es en los manuales sobre como construir una de estas cosas.
[Dennis Harvey-"Dennissio (del Toro]"] bu heykelleri nasıl birleştireceğimizi gösteren bir inşaat kılavuzu.[Dennis Harvey--"Dennisio (del Toro)"] 구조고, 어떻게 조립을 하냐.. 그런것들이죠
[Dennis Harvey-"Dennissio (del Toro]"] bu heykelleri nasıl birleştireceğimizi gösteren bir inşaat kılavuzu.[Dennis Harvey--"Dennisio(del Toro)"] ...les manuels de construction, et comment assember ces trucs.
[Dennis Harvey-"Dennissio (del Toro]"] bu heykelleri nasıl birleştireceğimizi gösteren bir inşaat kılavuzu.[Ντέννις Χάρβεϊ-- "Ντενίσιο (ντελ Τόρο)"] ...εγχειρίδια κατασκευής για την συναρμολόγηση τέτοιων πραγμάτων.
Efsane villalar yapıyorlar... ...inşaat mühendislerini seviyorlar, mimarları takmıyorlar.Serou na architekty, chápeš, Mají raději stavební inženýry.
Efsane villalar yapıyorlar... ...inşaat mühendislerini seviyorlar, mimarları takmıyorlar.Serú na architektov, chápeš, majú radšej stavebných inžinierov.
Efsane villalar yapıyorlar... ...inşaat mühendislerini seviyorlar, mimarları takmıyorlar.Si fanno costruire queste orrende ville adorano gli ingegneri civili, non gli importa degli architetti.
Efsane villalar yapıyorlar... ...inşaat mühendislerini seviyorlar, mimarları takmıyorlar.Строят тия грозилища, не ебавам архитектите, разбираш? Само строителите признавам.
Eğer bir ineğe yük arabasını çektiririseniz, terler, inşaatın doğu tarafına kilişeler dolar.Donútiť vola, aby sa potil ťahaním vagóna s knihami, alebo naplniť dom až po strechu knihami.
Eğer bir ineğe yük arabasını çektiririseniz, terler, inşaatın doğu tarafına kilişeler dolar.For at få en okse til at svede ved at trække vognen med bøger, eller lade huset op til spæret med bøger
Eğer bir ineğe yük arabasını çektiririseniz, terler, inşaatın doğu tarafına kilişeler dolar.För att få en oxe att svettas genom att dra en vagn med böcker, eller att fylla ett hus till taket med böcker.
Eğer bir ineğe yük arabasını çektiririseniz, terler, inşaatın doğu tarafına kilişeler dolar.수레에 실으면 소가 땀을 흘리고, 가득할 충 대들보 동. 쌓으면 대들보까지 닿는다.