Ana içeriğe geç
Sözlük

inşaat ile cümle

inşaat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Böylece bu da, futbol sahası büyüklüğünde bir inşaat alanı ile birlikte karışımın içindeydi.Die dingen waren allemaal van belang, met een site ter grootte van een voetbalveld.
Böylece bu da, futbol sahası büyüklüğünde bir inşaat alanı ile birlikte karışımın içindeydi.Isso também contava assim como o local, do tamanho de um campo de futebol.
Böylece bu da, futbol sahası büyüklüğünde bir inşaat alanı ile birlikte karışımın içindeydi.그래서 우리는 풋볼 경기장 만한 부지에. 모든 걸 섞어보기로 했습니다
Böylece bu da, futbol sahası büyüklüğünde bir inşaat alanı ile birlikte karışımın içindeydi.Sehingga itu juga dalam campuran dengan area sebesar lapangan sepakbola.
Böylece bu da, futbol sahası büyüklüğünde bir inşaat alanı ile birlikte karışımın içindeydi.Szóval ez is a képlet része volt, a futballpálya méretű területtel együtt.
Böylece bu da, futbol sahası büyüklüğünde bir inşaat alanı ile birlikte karışımın içindeydi.Tình thế còn là vấn đề vị trí đặt công trình to bằng cái sân bóng đá.
Böylece bu da, futbol sahası büyüklüğünde bir inşaat alanı ile birlikte karışımın içindeydi.To je bilo treba upoštevati pri prostoru, velikem kot nogometno igrišče.
Böylece bu da, futbol sahası büyüklüğünde bir inşaat alanı ile birlikte karışımın içindeydi.Tout ça à rapprocher de la taille du site égale à un terrain de football.
Böylece bu da, futbol sahası büyüklüğünde bir inşaat alanı ile birlikte karışımın içindeydi.Και έπαιζε και αυτό ρόλο μαζί με το ότι το οικόπεδο είχε το μέγεθος ενός γηπέδου ποδοσφαίρου.
Böylece bu da, futbol sahası büyüklüğünde bir inşaat alanı ile birlikte karışımın içindeydi.И вдобавок местом было размером с футбольное поле.
Böylece bu da, futbol sahası büyüklüğünde bir inşaat alanı ile birlikte karışımın içindeydi.І на додаток місце розміром в футбольне поле.
Böylece bu da, futbol sahası büyüklüğünde bir inşaat alanı ile birlikte karışımın içindeydi.Така че това също беше в микса, с мястото с размерите на футболно игрище.
Böylece bu da, futbol sahası büyüklüğünde bir inşaat alanı ile birlikte karışımın içindeydi.אז גם זה נלקח בחשבון עם מגרש בגודל של מגרש כדורגל.
Böylece bu da, futbol sahası büyüklüğünde bir inşaat alanı ile birlikte karışımın içindeydi.بحيث كان أيضا في مزيج مع موقع حجم ملعب لكرة القدم.
Böylece bu da, futbol sahası büyüklüğünde bir inşaat alanı ile birlikte karışımın içindeydi.悩みの種でもありました そんな時 ある玩具からヒントを得ました
Bu belgeyi bana çatı döşeyicileri, demiryolu inşaatçıları, ocakçılar, baca temizleyicileri ve çömlekçiler증명서를 받았는데 그 증명서는 제가 속하던 길드(동업자 조합)에서 기와쟁이, 철로굴착 기술공, 가마 준비공,
Bu belgeyi bana çatı döşeyicileri, demiryolu inşaatçıları, ocakçılar, baca temizleyicileri ve çömlekçilerTen dokument dostałam od Cechu Dekarzy, Robotników Kolei, Zdunów,
Bu belgeyi bana çatı döşeyicileri, demiryolu inşaatçıları, ocakçılar, baca temizleyicileri ve çömlekçilerשהתנהגתי בצורה מוסרית, והמסמך הזה ניתן לי ע"י גילדת עושי הגגות, חופרי המסילות, מכווני התנורים,
Bu belgeyi bana çatı döşeyicileri, demiryolu inşaatçıları, ocakçılar, baca temizleyicileri ve çömlekçilerوبأنني تعاملت بأخلاق، وهذه الوثيقة كانت من نقابة صانعو الأسطح، وحفارو السكك الحديدية، ومعدو الأفران
Bu belgeyi bana çatı döşeyicileri, demiryolu inşaatçıları, ocakçılar, baca temizleyicileri ve çömlekçiler屋根づくり 路線堀り 炉づくり 煙突掃除 そして陶芸のギルドによってね
Bu da, projenin, yani Parke Premarie Pitagoras'ın inşaat aşamasını başlatmış oldu.וזה פתח את הקמת הפרויקט, שהוא פארקה פרימארי של פיתגורס,
Bu ekonomide sadece iki şey üretiliyor: yemek ve bu inşaatçının ürettikleri.이 경제는 두 상품을 생산하는 경제입니다. 농부는 식량을 생산하고 건축가는 건물들을 유지하는 일을 하겠죠
Bu ekonomide sadece iki şey üretiliyor: yemek ve bu inşaatçının ürettikleri.Tato ekonomika vyrábí dvě věci, farmář potraviny a stavař může například pomáhat udržovat stroje a budovy.
-- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.실제로 단두대를 보았는데
-- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.látott - ez valós volt - egy állványzatot.
-- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.הוא ראה, והפעם באמת, פיגומים.
-- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.رأى(وما رآه كان حقيقيا) سقالات.
-- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.帰宅すると15cmのミニチュアとなって
Bu inşaat kılavuzları, heykelin hayatı boyunca onunla birlikte kalacak.Estos instructivos se quedarán con la escultura por el resto de su vida.
Bu inşaat kılavuzları, heykelin hayatı boyunca onunla birlikte kalacak. [güler]Ces manuels d'instruction resteront avec les scupltures pour toujours.[ris]
Bu inşaat kılavuzları, heykelin hayatı boyunca onunla birlikte kalacak. [güler]조각의 생명이 다할때 까지 그런 기술적인게 함께 하는 거죠(하하)
Bu inşaat kılavuzları, heykelin hayatı boyunca onunla birlikte kalacak. [güler]Questi manuali di costruzione staranno con la scultura per il resto della sua vita (ride)
Bu inşaat kılavuzları, heykelin hayatı boyunca onunla birlikte kalacak.Αυτά τα εγχειρίδια οδηγιών θα μείνουν στο γλυπτό για το υπόλοιπο της ζωής του.
Bu inşaat ve belki hatta tür bir sezgi olabilir1は10の桁に置きましたが、これも
Bu inşaat ve belki hatta tür bir sezgi olabilir여러분이 직관적으로 알수도 있겠네요
Bu inşaat ve belki hatta tür bir sezgi olabilirMåske har man allerede en idé om, hvorfor det virker.
Bu inşaat ve belki hatta tür bir sezgi olabilirזה עובד ואולי יש לכם אפילו סוג של תחושה
Bu inşaat ve belki hatta tür bir sezgi olabilirو ربما يمكنكم تكوين حدس
Bu nedenle planör inşaatı alanında ve aerodinamik alanındaki uzmanlardan oluşan bir takım biraraya getirdik.Dali sme dokopy tím. Sú v ňom všestranní ľudia, ale aj špecialisti v oblasti aerodynamiky a stavby klzákov.
Bu nedenle planör inşaatı alanında ve aerodinamik alanındaki uzmanlardan oluşan bir takım biraraya getirdik.그래서 저희는 팀을 구성하였습니다. 공기역학 분야와 글라이더 제작 분야의
Bu nedenle planör inşaatı alanında ve aerodinamik alanındaki uzmanlardan oluşan bir takım biraraya getirdik.Så vi samlade ihop ett team. De är generalister och specialister inom aerodynamik inom byggandet av modeller
Bu nedenle planör inşaatı alanında ve aerodinamik alanındaki uzmanlardan oluşan bir takım biraraya getirdik.Takže jsme dali dohromady tým. V týmu máme odborníky i neodborníky na aerodynamiku v oboru konstrukce větroňů.
Bu nedenle planör inşaatı alanında ve aerodinamik alanındaki uzmanlardan oluşan bir takım biraraya getirdik.אז הקמנו צוות. יש מומחים כלליים וספציפיים בתחום האוירודינמיקה
Bu nedenle planör inşaatı alanında ve aerodinamik alanındaki uzmanlardan oluşan bir takım biraraya getirdik.لذا قمنا بتكوين فريق. يشمل الموسوعيين والاختصاصيين في مجال الديناميكا الهوائية
Bu nedenle planör inşaatı alanında ve aerodinamik alanındaki uzmanlardan oluşan bir takım biraraya getirdik.ジェネラリスト(万能家)や 空力学やグライダー作成の 専門家を集めました
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Av dessa utgör byggmineraler den största andelen med över 40 procent.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Davon entfällt der größte Anteil, nämlich über 40 %, auf Baustoffe. e.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Destes, os minerais destinados à construção representaram a maior parte, com mais de 40 %.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Di queste, i minerali da costruzione rappresentano la percentuale maggiore, con oltre il 40 %.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Ezek közül az építkezésekben használt ásványok jelentik a legnagyobb hányadot, több, mint 40 %-ot.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Heraf udgør byggemineraler den største del, mere end 40 %.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Les minéraux entrant dans la construction en représentent la plus grande part (plus de 40 %).
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Med njimi zavzemajo največji delež gradbene rudnine, ki presegajo 40 %.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Největší část neobnovitelných materiálů, více než 40 %, přitom tvoří stavební materiály.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Ze wszystkich surowców, największą grupę stanowią surowce budowlane, a ich udział przekracza 40 %.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Εξ αυτών, το μεγαλύτερο μερίδιο κατέχουν τα ορυκτά, τα οποία αντιπροσωπεύουν ποσοστό άνω του 40 %.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.От тях, полезните изкопаеми в строителството имат най-голям дял, възлизащ на над 40 %.
Çiftçi "1000 dolarımı inşaatçıya vererek harcayacağım" der.농부가 이러는 거죠 "내가 이제부터 1000 달러를 소비할 건데, 건축가에게
Çiftçi "1000 dolarımı inşaatçıya vererek harcayacağım" der.Eu vou passar de 1000 dólares e eu vou
Çiftçi "1000 dolarımı inşaatçıya vererek harcayacağım" der.Mam zamiar wydać 1000 dolarów i dam je
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod