Bazı insanlar onlarla konuşulmadıkça nadiren konuşurlar.Some people seldom speak unless they're spoken to.
Onlarla konuşmadıkça nadiren konuşan insanlar vardır.There are people who seldom speak unless they're spoken to.
Birçok insan Tom'un başarısını kıskanıyor.Many people envy Tom's success.
Yazın, insanlar plaja gider.In the summer, people go to the beach.
Gece birçok insanın uyuduğu zamandır.Night is when most people sleep.
Tom inşaat sektöründe.Tom's in the construction business.
Onun kadar gayretli bir insan kesinlikle başaracaktır.A man as diligent as he is, is sure to succeed.
Akıllı insanlar bile bazen dalgındır.Even smart people are sometimes absent-minded.
Zeki insanlar bile bazen dalgındırlar.Even intelligent people are sometimes absent-minded.
Yaşlı insanlar her zaman gençlerden daha bilgili değildir.Old people aren't always wiser than young people.
Yaşlı insanlar her zaman gençlerden daha akıllı değildir.Old people aren't always wiser than young people.
Sarhoş insanlar çok eğlencelidir.Drunk people are so entertaining.
Uzaktan görüldüğünde, o kaya bir insan yüzü gibi görünüyor.Seen from a distance, that rock looks like a human face.
Senin kasabanda çok insan yaşıyor mu?Do a lot of people live in your town?
Çocuk dairesinin penceresinden insanlara yumurtalar atmayı seviyordu.The boy liked throwing eggs at people from the window of his flat.
Jestler insan iletişiminde çok önemlidir.Gestures are very important in human communication.
Birçok insan günümüz için değil gelecek için yaşıyor.A lot of people live for the future, not for the present.
Bazı insanlar onun kötü bir fikir olduğunu düşünüyorlar.Some people think it's a bad idea.
Bazı insanlar her şeyi bildiklerini iddia ederler.Some people claim to know everything.
O tür bir insan kesinlikle başarısız olacaktır.That kind of person will fail for sure.
Gitmek istemeyen insanlar gitmek zorunda değil.People who don't want to go, don't have to.
Bazı insanlar Allah'a inanır, bazıları inanmaz.Some people believe in God and other people don't.
İnsanlar kurallara uymak zorundadır.People have to obey the rules.
Dünyadaki bütün insanlar ortak bir atanın soyundan gelirler.All humans on Earth are descended from a common ancestor.
Manila ve Filipinler'in büyük kentleri dışında, insanlar fazla İngilizce konuşmazlar.Outside Manila and the big cities of the Philippines, people don't speak much English.
O yeterince insani görünüyor. Bu herkesi kandırıyor.He looks human enough. It fools everybody...
İlk İletişim, insanlık tarihinde en önemli dönüm noktası oldu.First Contact became the most important turning point in human history.
İlk temastan sonra, insanlığın maddesel ve ruhsal gelişimi ilerledi.After First Contact, the material and spiritual development of humanity flourished.
Bazı insanlar, bilim, din ve sihir üçlüsüne inanırlar.Some people believe in the trio of science, religion, and magic.
Bay Brooke dürüst bir insan gibi görünüyor.It seems that Mr. Brooke is an honest person.
Bay Ito oldukça eğitimli bir insan.Mr. Ito is a highly educated man.
Mükemmel insanlar yoktur.Perfect people don't exist.
İnsanlar birçok şeyi aynı zamanda yapamazlar.People can't do a lot of things at the same time.
Ueno Park'a giden insanlar yalnızdır.The people going to Ueno Park are lonely.
Birlikte çalıştığım insanlar hepsi çok nazik.The people I work with are all very kind.
O zamanlar orada ilkel insanlar yaşıyordu.At that time a primitive people lived there.
Bu, yaşlı insanlar için bir sorundur.This is a problem for elderly people.
Tom kendine benzeyen insanları sever.Tom likes people similar to himself.
Ben bu insanları yıllar boyunca gördüm.I saw these people for years.
Çok saf insanlar var, bu yüzden Tom'un seçilme şansı var.There are a lot of gullible people, so there is a chance that Tom will be elected.
İnsanlar çalışmalı.People ought to work.
Eski zamanlarda insanlar dünyanın düz olduğuna inanıyordu.In ancient times people believed that the earth was flat.
İnsanların seni böyle kullanmasına izin vermemelisin.You shouldn't let people use you like that.
Büyük Herod, Masada kalesini inşa etti ve tapınağı yeniden inşa etti.Herod the Great built the Masada fortress and rebuilt the Temple.
İnsanlar dışarıda kalıyor.People stay outside.
Geçmişte insanlar at arabasıyla yolculuk ederlerdi.In the past, people used to travel by a diligence.
Biyolojik bir varlık olarak insan hayvan dünyasına aittir.Human as a biological being belongs to the animal world.
Tipik bir omurgalı gibi insan iki çift uzuva sahiptir.Like a typical vertebrate the human has two pairs of limbs.
İnsanlar aslında onları anlayabilir.People can actually understand them.
Tom insancıl.Tom is humane.
O insanlar arasında kendimi bir serseri gibi hissettim.I felt like an outcast among those people.
Çekicilikle insanları değerlendirme düşüncesi benim için adil görünmüyor.The thought of rating people by attractiveness does not seem fair to me.
Onlar bir insan zinciri oluşturdular.They formed a human chain.
Bu, temel insan içgüdülerinden biridir.It's one of the basic human instincts.
İnsanları izlemeyi severim.I like watching people.
İnsanlar nahoş olmadan katılmama yeteneğini kaybettiler.People have lost the ability to disagree without being disagreeable.
Bazı insanlar çok kötüdür.Some people are evil.
Bazı insanlar şerdir.Some people are evil.
O harika bir insan.He's a fantastic person.
Ben sadece bir insanım.I'm only a man.