İnsanlar heyecanlandıklarında seslerini yükseltmeye eğilimlidirler.People tend to raise their voices when they get excited.
İnsanlar heyecanlandıklarında daha yüksek sesle konuşma eğilimleri vardır.People have the tendency to speak more loudly when they get excited.
Ahşap bir bina inşa edeceğiz.I will construct a wooden building.
İnsanlar doğal olarak yürür.People walk naturally.
Kadın hakları, insan haklarıdır.Women's rights are human rights.
Bazı insanlar durumumla dalga geçtiler.Some people made fun of my situation.
Ev almaya çalışan bir sürü insan var.There are many people trying to buy houses.
İnsanlarla ilk kez tanıştığında, onlara ne kadar yakın durduğuna dikkat etmelisin.The first time you meet people, you should be careful about how near you stand to them.
O sürekli diğer insanları eleştirir.He constantly criticizes other people.
İnsanlar yaşarken uykudadır, öldüklerinde uyanırlar.Humans are asleep when they live, they wake up when they die.
Ofisteki insanların yarısı bir gün izin aldı.Half of the people in the office took a day off.
Onun üzerinde bir ev inşa etme planıyla bir arazi satın aldı.He bought the land with the plan to build a house on it.
Sanırım o yetenekli bir insan.I think he's a man of ability.
Çocukları inciten insanlar merhameti hak etmez.People who hurt children do not deserve mercy.
Ben çok hobileri olan, belki çok fazla, oldukça normal bir insanım.I'm quite a normal guy who has many hobbies, maybe too many.
Film genç insanlar arasında popüler.The movie is popular with young people.
Çok sakatlanmış insan vardı ama neredeyse hiçbir insan kayıp değildi.There were many injured people, but hardly any people were missing.
İnsanlar sevmeye başlamayı seçebilirler ama durdurmayı seçemezler.People can choose to start loving, but can't choose to stop.
İnsanlar kolayca sevmeye başlayabilir ama çok kolayca durduramaz.People can easily start loving, but not so easily stop.
Bazı insanlar onun öldürüldüğünü söylüyor, diğerleri onun kendini öldürdüğünü söylüyor.Some people say he was murdered, others say he killed himself.
Dünyada sadece güzel insanlar yoktur.There aren't only nice people in the world.
Sözünü kesmek ve zamanını boşa harcamak isteyen insanlar var.There are people who just want to interrupt and waste your time.
İnşaat mühendisleri gereklidir.Civil engineers are needed.
İnsan kalıntıları içeren bir kutuyu kazarak çıkardılar.They dug up a box containing human remains.
İnsanlar Mısır'da ne yerler?What do people eat in Egypt?
İnsanlar güneşin, dünyanın çevresinde döndüğünü düşünürlerdi.People used to think the sun revolved around the earth.
Bu ülkede birçok genç insan işsiz.Many young people are out of work in that country.
Bizler tanrılar değiliz, ancak katıksız insanlarız.We're not gods, but mere men.
Ben görüşlerini dürüstçe ifade eden insanlara hayranım.I admire people who express their opinions frankly.
Gelişmiş bir ülke olsa bile Abd'de hala bazı çok yoksul insanlar var.Even though the United States is a developed country, it still has some very poor people.
Amerika Birleşik Devletleri'nde insanlar mahjong'un farklı bir sürümünü oynarlar.In the United States, people play a different version of mahjong.
İnsanlar geri aldıkları ne olursa olsun mutlu olacaklardır.The men will be happy no matter what they get back.
İnsanlar savaşmayı severler.People like to fight.
Ben onu birçok insandan duydum.I've heard that from a lot of people.
İnsanların yaşamalarını istiyorum.I want people to live.
Bazı insanlar zaman geçirmek için kitap okurlar.Some people read books to kill time.
İnsanlar onun öldüğünü düşündüler.People thought that she was dead.
O tür insanları evime kabul etmeyeceğim.I won't accept that kind of people in my house.
İnsanlara öğretmek için hayvanları kullanırım.I use animals to instruct people.
Bir insan her şeyde sonunu düşünmeli.In everything, one should consider the end.
Artık deli insanlara ihtiyacımız var mı?Do I need any more crazy people?
Birçok insan "then" ve "than" arasındaki farkı bilmiyor gibi görünüyor.It seems that many people don't know the difference between "then" and "than".
Birçok insan "their" ve "they're" arasındaki farkı bilmiyor gibi görünüyor.It seems that many people don't know the difference between "their" and "they're".
O kesinlikle kötü bir insan değil.He is definitely not a bad person.
Çalışmak, yeteneksiz insanlar içindir.Work is for people without talent.
İnsanlar onun hâlâ hayatta olduğunu söylüyorlar.People say that he's still alive.
Sen iyi bir insan değilsin. Bunu biliyorsun, değil mi?You are not a good person. You know that, right?
Bu çirkin evi kim inşa etmişti?Who had this ugly house built?
Jandarmalar da insandırlar.Gendarmes are also human beings.
Jandarmalar da insan.Gendarmes are human, too.
İnsanlığın geleceğinden korkuyorum.I fear for the future of humanity.
Ben insanlığın geleceği için korkuyorum.I fear for the future of mankind.
Şimdi mahjong oynamak için yeterli sayıda insanımız var.Now we have enough people to play mahjong.
Cenazesine birçok insan katıldı.Many people attended her funeral.
Amerika'da yaşayan birçok farklı ırklarda insanlar vardır.There are people of many different races living in America.
Maria bir gün dünyanın en mutlu insanı oldu.One day, Maria became the happiest person in the world.
Kaç tane insan İngilizce öğrenmeye çalışıyor?How many men are trying to learn English?
Yaşlı insanlar otobüs biletleri için para ödemezler.Old people don't pay for bus tickets.
O insanlar deli!Those folks are insane!
Her şeyi bildiğini iddia eden insanlara inanma.Don't believe people who claim that they know everything.