Ana içeriğe geç
Sözlük

inşa ile cümle

inşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Çok sayıda yabancı insan çalışmak için Japonya'ya gelir.Many foreign people come to Japan to work.
Birçok ülkede, insanların büyük şehirlere gelmesinin asıl nedeni iş yüzündendir.In many countries, the main reason that people come to big cities is because of work.
Birçok genç insan yaz tatilini Fuji Dağına tırmanmak için kullanıyor.Many young people make use of their summer vacation to climb Mt. Fuji.
Birçok insan sizi örnek alıyor. Onları hayal kırıklığına uğratmayın.A lot of people look up to you. Don't let them down.
Birçok insan gelir ve gider.Many a man comes and goes.
Patlamada birçok insan öldü.A lot of people were killed by the blast.
Birçok insan için, o bir mucizeden başka bir şey değildi.To many people, it was nothing short of a miracle.
Birçok hayvan, insanlar tarafından yok edildi.Many animals have been destroyed by men.
Japonya'daki birçok genç insan kahvaltıda ekmek yer.Many young people in Japan eat bread for breakfast.
İnsanlardan oluşan bir kalabalık caddede toplandı.A crowd of people gathered in the street.
Çok sayıda insan Japonyayı ziyaret etti.Scores of people visited Japan.
Birçok ünlü insan hareketi destekliyor.Many famous people are behind the movement.
Bütün şişman insanların diyet yapması gerektiğini düşünüyorum.I think all fat people should go on a diet.
Güneş ışığı insanları dışarı çıkmaya özendirdi.The sunshine tempted people out.
Büyük bir bomba düştü ve çoğu insan hayatını kaybetti.A big bomb fell, and a great many people lost their lives.
Bir sürü insan vardı.There were lots of people.
Yaşlı insanlar değişiklikten çoğunlukla korkuyorlar.Older people often fear change.
İnsanlar selden dolayı tahliye edildi.The people were evacuated because of the flood.
Birçok insan boğuldu.A number of people were drowned.
Tarihi kenti çok sayıda insan ziyaret eder.A large number of people visit the historic site.
İş için bir sürü insan başvurdu.A lot of people applied for the job.
Çok sayıda insanın top parkına doğru aceleyle gittiğini gördüm.I saw many people hurrying toward the ball park.
Otobüs bekleyen bir sürü insan vardı.There were a lot of people waiting for the bus.
Çiftliklerde çok sayıda insan çalışır.A lot of people work on farms.
Uzun zaman önce, çoğu insan mevsimler değiştikçe taşınan gruplarda yaşıyordu.A long time ago, most people lived in groups that moved around as the seasons changed.
İnsanların çoğunluğu er ya da geç evlenirler.The majority of people marry sooner or later.
Çok sayıda insan Royal Palace'nin önünde toplandı.Scores of people gathered in front of the Royal Palace.
Küçük çocukları kaçıran insanlar hakkında duymak kanımı kaynatıyor.Hearing about people kidnapping little children just makes my blood boil.
İnsanlar Audrey Hepburn'a benzediğini söylemiyorlar mı?Don't people tell you you look like Audrey Hepburn?
Onu kim inşa etti?Who built it?
Bunu kim inşa etti?Who built it?
Herkes kibar insanları sever.Everybody likes polite people.
Her insan bir sanatçı olamaz.Every man can't be an artist.
Her insan bir iyi bir piyanist olamaz.Every man cannot be a good pianist.
Her insanın kendini savunma hakkı var.Every person has a right to defend themselves.
Kimse seni insan haklarından mahrum edemez.No one can deprive of your human rights.
Her insanın kendi zayıf noktaları var.Every man has his weak points.
Doğum günü partisinde beklenenden daha çok insan vardı.There were more people present at the birthday party than was expected.
Bir insan hissettiği yaştadır.A man is as old as he feels.
Bir insan hissettiği kadar yaşlıdır.A man is as old as he feels.
Her insan yemek pişirmeyi öğrenmeli.Every man should learn how to cook.
İnsanlar bir zamanlar dünyanın yuvarlak olduğu fikriyle alay ettiler.People once mocked the idea that the earth is round.
Dünyadaki tüm insanlar kardeştir.All the people on earth are brothers.
Depremin ardından, insanlar şaşkınlıkla yerdeki derin çukura baktılar.After the earthquake, people stared into the deep hole in the ground in surprise.
Bazı insanlar profesyonel beyzbolü tasvip etmiyor.Some people don't approve of professional baseball.
Bazı insanlar ay'ı bile ziyaret ettiler.Some people have even visited the moon.
Çin'in çölünde Japonya'nın tamamında bulunandan daha çok insan var.China's desert supports more people than are in Japan.
Çinli bir insanı Japon'dan ayırt edebilir misin?Can you tell a Chinese person from Japanese?
Gündüz uyuyan ve gece çalışan bazı insanlar vardır.There are some people who sleep in the daytime and work at night.
En sakin bir insan bile bir noktada sinirlenir.Even a worm will turn.
Belediye binası insanlarla doluydu.The town hall was full of people.
Kasabadaki insanlar ona yardım etmek için geldi.People in the town came to help him.
Bir kuş ötmesiyle ve bir insan konuşma tarzıyla tanınır.A bird is known by its song and a man by his way of talking.
Caddede bir insan topluluğu var.There is a crowd of people on the street.
Caddenin her iki tarafında bir sürü insan vardı.There were a lot of people on both sides of the street.
Cadde insanlarla doluydu.The street was crowded with people.
Felsefe bir insanın altı ayda öğrenebileceği bir şey değil.Philosophy is not a thing one can learn in six months.
Köylü insanlar genelde yabancılardan korkar.Country people are often afraid of strangers.
Köy insanları geleneksel olarak yabancılardan kuşkulanırlar.Country people are traditionally suspicious of strangers.
Telefonun icadı, uzak mesafelerdeki insanlarla haberleşmeyi mümkün hale getirdi.The invention of the telephone made it possible to communicate with people far away.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod