inşa etmek ile cümle
inşa etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Gezegeni yönetmek için yeni bir yol inşa etmek zorundayız, birlikte, toplu akılla.Kita harus mengembangkan cara baru mengelola planet kita, secara kolektif, melalui kebijaksanaan bersama.
Gezegeni yönetmek için yeni bir yol inşa etmek zorundayız, birlikte, toplu akılla.따라서, 우리는 집단지혜를 사용해 집단적으로 세계를 관리하는 새로운 방법을 개발해야 합니다.
Gezegeni yönetmek için yeni bir yol inşa etmek zorundayız, birlikte, toplu akılla.Meidän täytyy kehittää uusi tapa hoitaa planeettaamme yhdessä, yhteisen viisauden avulla.
Gezegeni yönetmek için yeni bir yol inşa etmek zorundayız, birlikte, toplu akılla.Nous devons développer une nouvelle manière de gérer la planète, collectivement, par la sagesse collective.
Gezegeni yönetmek için yeni bir yol inşa etmek zorundayız, birlikte, toplu akılla.Potrebujeme vytvoriť nový spôsob ako spravovať život na Zemi, spoločný, využijúc spoločnú múdrosť.
Gezegeni yönetmek için yeni bir yol inşa etmek zorundayız, birlikte, toplu akılla.Potřebujeme vytvořit nový způsob vlády na Zemi - společný, skrze společnou moudrost.
Gezegeni yönetmek için yeni bir yol inşa etmek zorundayız, birlikte, toplu akılla.Potrzebny nam nowy sposób zarządzania planetą, wspólnie, wspólną mądrością.
Gezegeni yönetmek için yeni bir yol inşa etmek zorundayız, birlikte, toplu akılla.Temos de desenvolver uma nova maneira de gerir o planeta, coletivamente, através da sabedoria coletiva.
Gezegeni yönetmek için yeni bir yol inşa etmek zorundayız, birlikte, toplu akılla.Trebuie să dezvoltăm noi moduri de a administra planeta, în mod colectiv, prin ştiinţa colectivă.
Gezegeni yönetmek için yeni bir yol inşa etmek zorundayız, birlikte, toplu akılla.We moeten een nieuwe manier ontwikkelen om de planeet te beheren, allemaal samen, met verenigde wijsheid.
Gezegeni yönetmek için yeni bir yol inşa etmek zorundayız, birlikte, toplu akılla.Wir müssen eine neue Art und Weise finden, den Planet zu lenken, gemeinsam, mit gemeinsamer Weisheit.
Gezegeni yönetmek için yeni bir yol inşa etmek zorundayız, birlikte, toplu akılla.Πρέπει να αναπτύξουμε νέο τρόπο διαχείρισης του πλανήτη, συλλογικά, μέσα από συλλογική σοφία.
Gezegeni yönetmek için yeni bir yol inşa etmek zorundayız, birlikte, toplu akılla.Необхідно виробити новий вид управління, колегіальний, за допомогою спільних зусиль.
Gezegeni yönetmek için yeni bir yol inşa etmek zorundayız, birlikte, toplu akılla.Необходимо разработать новый способ управления планетой, коллегиальный, с помощью коллективного разума.
Gezegeni yönetmek için yeni bir yol inşa etmek zorundayız, birlikte, toplu akılla.Трябва да развием нов начин да управляваме планетата, колективно, чрез колективна мъдрост.
Gezegeni yönetmek için yeni bir yol inşa etmek zorundayız, birlikte, toplu akılla.עלינו לפתח דרך חדשה לניהול כדור הארץ, כקהילה, באמצעות תבונה קולקטיבית.
Gezegeni yönetmek için yeni bir yol inşa etmek zorundayız, birlikte, toplu akılla.ينبغي علينا تطوير طريقة جديدة لإدارة الكوكب ، جماعيا ، عبرحكمة جماعية .
Gezegeni yönetmek için yeni bir yol inşa etmek zorundayız, birlikte, toplu akılla.新しい方法を見出さなければなりません 我々は皆、経験から
Ground Zero'dan bahsetmek veya oraya herhangi birşey inşa etmek beni rahatsız ediyor.Je me sens tout simplement mal à l'aise de parler de Ground Zero ou d'envisager d'y construire quelque chose.
Ground Zero'dan bahsetmek veya oraya herhangi birşey inşa etmek beni rahatsız ediyor.그저 그라운드 제로에 대해 이야기하거나 그 곳에 어떤 건물을 짓는다고 생각하는 게 불편할 뿐입니다.
Ground Zero'dan bahsetmek veya oraya herhangi birşey inşa etmek beni rahatsız ediyor.Mi mette a disagio l'idea di costruire qualsiasi cosa su Ground Zero.
Ground Zero'dan bahsetmek veya oraya herhangi birşey inşa etmek beni rahatsız ediyor.Simplemente me siento incómodo al hablar, o construir algo en Zona Cero.
Ground Zero'dan bahsetmek veya oraya herhangi birşey inşa etmek beni rahatsız ediyor.Tôi thấy không thoải mái khi phải nói về hay xây bất cứ thứ gì trên Ground Zero,
Ground Zero'dan bahsetmek veya oraya herhangi birşey inşa etmek beni rahatsız ediyor.אני מרגיש לא נוח לדבר או לבנות משהו בשטח של גראונד זירו
Ground Zero'dan bahsetmek veya oraya herhangi birşey inşa etmek beni rahatsız ediyor.أشعر بعدم الراحة حيال بناء أي شيء من الأرضية صفر
Ground Zero'dan bahsetmek veya oraya herhangi birşey inşa etmek beni rahatsız ediyor.長いことね
Her ne kadar LEGO sadece ev inşa etmek anlamı tasısa da,yine de bircok fırsat vardı.I chociaż LEGO miało służyć do budowy domów, można z nim było zrobić o wiele więcej.
Her ne kadar LEGO sadece ev inşa etmek anlamı tasısa da,yine de bircok fırsat vardı.Ookal was Lego bedoeld om huizen mee te bouwen, er waren nog heel wat andere mogelijkheden.
Her ne kadar LEGO sadece ev inşa etmek anlamı tasısa da,yine de bircok fırsat vardı.Ακόμα κι αν τα LEGO προοριζόταν μόνο για κτίρια, υπήρχαν ακόμα πολλές ευκαιρίες.
Her ne kadar LEGO sadece ev inşa etmek anlamı tasısa da,yine de bircok fırsat vardı.على الرغم من أن ليغو كان فقط وسيلة لبيناء البيوت, لا زال هناك الكثير من الفرص
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.A taky musím pracovat na jejich důvěře.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Dan saya juga harus membangun iman mereka.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Devo anche costruire la loro fede.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Erősítenem kell a hitüket.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Et je dois aussi construire leur foi.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.그리고 저 또한 그들에게 믿음을 심어줘야 합니다.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Musím tiež vybudovať ich vieru.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Muszę także budować ich wiarę.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Og jeg skal også opbygge deres tro.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Și mai trebuie să le inspir încredere.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Também tenho de fortalecer a fé deles.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Und ich muss ihr auch Zuversicht vermitteln.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım. Ve bu benim için yeni tip bir liderlik.Ook moet ik hun vertrouwen opbouwen, en dat is een nieuw soort leiderschap voor mij.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Y también debo construir su fé.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Και πρέπει ακόμα να χτίσω την πίστη τους.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.И трябва също да изградя неговата вяра.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.И я должен создать их доверие.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.ואני צריך גם לבנות את האמונה שלהם.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.وكان علي ان انمي إيمانه في الهدف
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.私にとっては新しいタイプの
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Az Egyesült Királyságban, Kelet-Londonban most épül az első sótalanító telep.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Det Forenede Kongerige er i færd med at opføre sit første afsaltningsanlæg i det østlige London.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.En el Reino Unido se está construyendo la primera planta desaladora en el este de Londres.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Il Regno Unito sta costruendo il suo primo impianto di desalinazione a East London.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Le Royaume-Uni construit actuellement sa première usine de dessalement à l'est de Londres.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Ook in het Verenigd Koninkrijk is de eerste ontziltingsinstallatie in aanbouw, in Oost-Londen.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.O Reino Unido está
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Spojené království buduje svou první odsolovací jednotku ve východním Londýně.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Spojené kráľovstvo buduje svoj prvý odsoľovací závod vo východnom Londýne.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Storbritanniens första avsaltningsanläggning håller på att byggas i östra London.