Ana içeriğe geç
Sözlük

inşa etmek ile cümle

inşa etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ground Zero'dan bahsetmek veya oraya herhangi birşey inşa etmek beni rahatsız ediyor.أشعر بعدم الراحة حيال بناء أي شيء من الأرضية صفر
Ground Zero'dan bahsetmek veya oraya herhangi birşey inşa etmek beni rahatsız ediyor.長いことね
Her ne kadar LEGO sadece ev inşa etmek anlamı tasısa da,yine de bircok fırsat vardı.I chociaż LEGO miało służyć do budowy domów, można z nim było zrobić o wiele więcej.
Her ne kadar LEGO sadece ev inşa etmek anlamı tasısa da,yine de bircok fırsat vardı.Ookal was Lego bedoeld om huizen mee te bouwen, er waren nog heel wat andere mogelijkheden.
Her ne kadar LEGO sadece ev inşa etmek anlamı tasısa da,yine de bircok fırsat vardı.Ακόμα κι αν τα LEGO προοριζόταν μόνο για κτίρια, υπήρχαν ακόμα πολλές ευκαιρίες.
Her ne kadar LEGO sadece ev inşa etmek anlamı tasısa da,yine de bircok fırsat vardı.على الرغم من أن ليغو كان فقط وسيلة لبيناء البيوت, لا زال هناك الكثير من الفرص
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.A taky musím pracovat na jejich důvěře.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Dan saya juga harus membangun iman mereka.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Devo anche costruire la loro fede.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Erősítenem kell a hitüket.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Et je dois aussi construire leur foi.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.그리고 저 또한 그들에게 믿음을 심어줘야 합니다.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Musím tiež vybudovať ich vieru.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Muszę także budować ich wiarę.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Og jeg skal også opbygge deres tro.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Și mai trebuie să le inspir încredere.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Também tenho de fortalecer a fé deles.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Und ich muss ihr auch Zuversicht vermitteln.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım. Ve bu benim için yeni tip bir liderlik.Ook moet ik hun vertrouwen opbouwen, en dat is een nieuw soort leiderschap voor mij.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Y también debo construir su fé.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.Και πρέπει ακόμα να χτίσω την πίστη τους.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.И трябва също да изградя неговата вяра.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.И я должен создать их доверие.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.ואני צריך גם לבנות את האמונה שלהם.
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.وكان علي ان انمي إيمانه في الهدف
İnançlarını da inşa etmek zorundayım.私にとっては新しいタイプの
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Az Egyesült Királyságban, Kelet-Londonban most épül az első sótalanító telep.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Det Forenede Kongerige er i færd med at opføre sit første afsaltningsanlæg i det østlige London.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.En el Reino Unido se está construyendo la primera planta desaladora en el este de Londres.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Il Regno Unito sta costruendo il suo primo impianto di desalinazione a East London.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Le Royaume-Uni construit actuellement sa première usine de dessalement à l'est de Londres.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Ook in het Verenigd Koninkrijk is de eerste ontziltingsinstallatie in aanbouw, in Oost-Londen.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.O Reino Unido está
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Spojené království buduje svou první odsolovací jednotku ve východním Londýně.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Spojené kráľovstvo buduje svoj prvý odsoľovací závod vo východnom Londýne.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Storbritanniens första avsaltningsanläggning håller på att byggas i östra London.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Wielka Brytania buduje obecnie we wschodnim Londynie swoją pierwszą instalację do odsalania wody.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Yhdistynyt kuningaskunta rakentaa parhaillaan ensimmäistä suolanpoistolaitostaan Itä-Lontooseen.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.Združeno kraljestvo gradi svoj prvi obrat za razsoljevanje na vzhodu Londona.
İngiltere Londra’nın doğusunda ilk tuz giderme tesisini inşa etmektedir.В момента Обединеното кралство строи първата си инсталация за обезсоляване в източен Лондон.
Japon hükümetinden, bu geçici konferans salonunu inşa etmek için... ...yarım milyon Euro aldım.그리고 저는 그 임시 강당을 재건축할 50만 유로를 일본 정부로부터 지원받았습니다.
Japon hükümetinden, bu geçici konferans salonunu inşa etmek için... ...yarım milyon Euro aldım.50万ユーロを出してもらいました 2010年にはハイチで 大地震がありましたが
Japon hükümetinden, bu geçici konferans salonunu inşa etmek için... ...yarım milyon Euro aldım.Dostałem pół miliona euro od władz Japonii na budowę tymczasowej sali koncertowej.
Japon hükümetinden, bu geçici konferans salonunu inşa etmek için... ...yarım milyon Euro aldım.Ho ricevuto mezzo milione di euro dal governo giapponese per ricostruire questo auditorium temporaneo.
Japon hükümetinden, bu geçici konferans salonunu inşa etmek için... ...yarım milyon Euro aldım.Ik kreeg een half miljoen euro van de Japanse regering voor de wederopbouw van dit tijdelijke auditorium.
Japon hükümetinden, bu geçici konferans salonunu inşa etmek için... ...yarım milyon Euro aldım.Jag fick en halv miljon euro från Japans regering för att bygga det tillfälliga auditoriet.
Japon hükümetinden, bu geçici konferans salonunu inşa etmek için... ...yarım milyon Euro aldım.J'ai obtenu 500 000 euros du gouvernement japonais pour reconstruire cet auditorium provisoire.
Japon hükümetinden, bu geçici konferans salonunu inşa etmek için... ...yarım milyon Euro aldım.Von der japanischen Regierung erhielt ich eine halbe Million Euro, um diesen temporäaren Konzertsaal zu bauen.
Japon hükümetinden, bu geçici konferans salonunu inşa etmek için... ...yarım milyon Euro aldım.Получих половин милион евро от японското правителство да възстановя тази временна аудитория.
Japon hükümetinden, bu geçici konferans salonunu inşa etmek için... ...yarım milyon Euro aldım.וקיבלתי חצי מיליון יורו מממשלת יפן לבנות את האודיטוריום הזמני.
Japon hükümetinden, bu geçici konferans salonunu inşa etmek için... ...yarım milyon Euro aldım.وحصلت على نصف مليون يورو من الحكومة اليابانية لإعادة بناء هذه القاعة المؤقتة.
Kayıp geçmişi yeniden inşa etmek kaç yıl sürer? Bir anı yeniden inşa etmek, kaç yıl sürer?Quanti anni sono necessari per ricostruire un istante?
Kayıp geçmişi yeniden inşa etmek kaç yıl sürer?Kolik let bude trvat, než obnovíme svojí ztracenou minulost?
Kayıp geçmişi yeniden inşa etmek kaç yıl sürer?Phải cần bao nhiêu năm... ...để có lại quá khứ đã mất?
Kayıp geçmişi yeniden inşa etmek kaç yıl sürer?Сколько лет нужно, чтобы восстановить утраченное прошлое?
Kiliseyi yeniden inşa etmek için beş hafta harcadık.그래서 우리는 그 교회를 재건축하는데 5주를 보냈습니다.
Kiliseyi yeniden inşa etmek için beş hafta harcadık.Abbiamo passato cinque settimane a ricostruire la chiesa.
Kiliseyi yeniden inşa etmek için beş hafta harcadık.Así pasamos cinco semanas reconstruyendo la iglesia.
Kiliseyi yeniden inşa etmek için beş hafta harcadık.De tog oss fem veckor att återuppbygga kyrkan.
Kiliseyi yeniden inşa etmek için beş hafta harcadık.De wederopbouw van de kerk duurde vijf weken.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod