Ana içeriğe geç
Sözlük

imtiyaz ile cümle

imtiyaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sarah imtiyazlı bir çocukluk geçirmiştir.Marie était une enfant précoce.
Onun yerine "imtiyazlı ortaklık" önermektedir.Elles ont par contre introduit l'idée d'« interposition ».
İlk günden beri imtiyaz sahipliğini Alpay İğci yürütmüştür.Dès le premier jour de convertibilité, il en a fait des actions.
Bu ilk imtiyazla ilgili bir sözleşme düzenlenmemişti.Un premier contrat de mariage n'est pas validé.
Savaştan hemen sonra otomobil yalnızca bazı imtiyazlı kimseler tarafından alınabiliyordu.Seule la voiture de queue pouvait être empruntée par les fumeurs.
Fraport, 35 yıllık imtiyaz süresince aktarılacak 403 milyon €'luk yatırımın % 60'ını ödeyeceğini söylemiştir.Fraport aseguró que pagará un 60% de la inversión de 403 millones durante los 35 años de concesión.
31 Ağustos 1230'de Utrecht Başpiskoposu Zwolle'ye şehir olama imtiyazlarını bağışlamıştır.El 30 de agosto de 1230, el obispo de Utrecht dio a Zwolle los derechos de ciudad.
Hıristiyanlara imtiyazlar sağladı.Realizó algunas concesiones a los cristianos.
Onun yerine "imtiyazlı ortaklık" önermektedir.En su lugar, propone la llamada «flexibilidad compartimentada».
Boioannes, bağlılığına karşılık şehrin imtiyazlarını tanıdı.Boioanes concedió privilegios de ciudad para Troia por su lealtad.
1761'de kendisine asalet imtiyazı verildi ve Carl von Linné diye anılmaya başlandı.Después de que fuera nombrado noble, en 1761, cambió el nombre por el de «Carl von Linné».
Derginin imtiyaz sahibi ve sorumlu müdürü Gökalp'tir.El misterioso dueño y encargado de la tienda.
Aynı tarihte Cumhuriyet Gazetesinin imtiyaz sahibi olan Cumhuriyet Vakfı'nın Başkan Vekilliğine getirildi.También se prevé en esta Constitución el caso en el que falte el presidente de la República.
Hayal beş defa kapatıldı ve değişik sayılarında imtiyaz sahibi değiştirildi.Nel Cinquecento fu ristrutturato e cambiò diverse volte proprietario.
Venedik Cumhuriyeti'ne ticari imtiyazlar tanıdı.Instaurò anche saldi rapporti commerciali con la Repubblica di Venezia.
Bu bir on yıl içinde canlanan ilk defa imtiyaz sahibi oldu.Fu la prima volta in oltre sette anni che Hogan aveva subito uno schienamento pulito.
Bu olaylardan sonra Nokta dergisi, imtiyaz sahibi tarafından kapatıldı.Per capire meglio lo scopo della rivista, il titolo fu abbandonato.
Ufuk Derneği adına imtiyaz sahibi Enes İbrahim’dir.На место непокорных меликов были назначены другие, послушные Ибрагим-хану.
1082 yılında, yardımlarına karşılık, onlara büyük ekonomik imtiyazlar tanıdı.В 1082 году в обмен на их помощь он предоставил им большие льготы в торговле.
İmtiyaz sahibi tarafından anlaşma süresi boyunca iki havalimanına 403 milyon € aktarılacaktır.Концессионер принял обязательство инвестировать 403 млн евро в этих двух аэропортах в течение срока концессии.
İmtiyaz Danimarka havayolu Maersk Air tarafından sonraki yıllarda elde edildi.На протяжении почти 25 лет положение монопольного авиаперевозчика занимала датская Maersk Air.
Mecidî Nişanı ve Gümüş İmtiyaz Madalyası sahibidir.При этом он сказал: Это могила и памятник Элендилу Верному.
Savaştan hemen sonra otomobil yalnızca bazı imtiyazlı kimseler tarafından alınabiliyordu.وبعد الحرب مباشرة تمكن شراء السيارات من قبل بعض الناس أصحاب الامتيازات فقط.
Kalanlar ise Roma müttefiki olmuş ve bazı imtiyazlar elde etmişlerdir.وأصبح آخرون حلفاء رومان وتمتعوا بامتيازات معينة.
İlk günden beri imtiyaz sahipliğini Alpay İğci yürütmüştür.هذه قائمة بحائزي الجائزة منذ إنشائها.
Ankara'nın bazı imtiyazlara yanaşmasına rağmen, Bolşevikler maddi ve askerî malzeme akışını yavaş tuttular.على الرغم من تقديم التنازلات من قبل الأتراك، كان وصول المساعدات المالية و الإمدادات العسكرية بطيئا.
Mecidî Nişanı ve Gümüş İmtiyaz Madalyası sahibidir.مختصر التذكرة في أحوال الموتى وأمور الآخرة (تذكرة القرطبي).
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz."لا يمكن لأحد أن يختار أب أو أم أو إخوة أو وطن".
31 Ağustos 1230'de Utrecht Başpiskoposu Zwolle'ye şehir olama imtiyazlarını bağışlamıştır.Em 30 de Agosto de 1230, o bispo de Utrecht concedeu a Zwolle o exercício do direito administrativo.
Japonya kuzey Sahalin'deki kömür ve petrol imtiyazlarından vazgeçecektir.No entanto, o Japão continuou a manter concessões de petróleo e carvão na Sacalina do Norte até 1944.
Yeni Şafak gazetesi TVNET televizyonunun imtiyaz sahibidir.Quer fazer o Jornal da Manhã na TV?
1926 yılında İngiltere Kraliyet ailesinin imtiyazını aldı.Em 1976, novo escândalo sacudiu a família real.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.Levanta-se agora um cidadão universal, sem família, pátria ou obrigações.
Hıristiyanlara imtiyazlar sağladı.Hij legt beperkingen op aan de christenen.
Yıldız Geçidi Atlantis bir Amerika-Kanada askeri bilim-kurgu dizisidir, imtiyaz hakkı MGM'ye aittir.Stargate Universe is een Amerikaans-Canadese sciencefictionserie, die deel uitmaakt van de Stargate-franchise.
Eyaletler tarafından imtiyazlanan bankalar Federal Rezerv Sistemi'ne üye olup olmama hakkına da sahiptirler.De Federal Funds zijn de verplichte reserves die banken aanhouden bij de Federal Reserve.
Velhasıl diğer devletlerin hiçbirine verilmeyen imtiyaz, İtalya'ya verildi.Jedynym krajem, który nie przyznał jej żadnego punktu, były Włochy.
İmtiyaz Sahibi Cem Medya A.Ş. dir.Twórcą kart kontrolnych jest Walter A. Shewhart.
1761'de kendisine asalet imtiyazı verildi ve Carl von Linné diye anılmaya başlandı.Efter det att han adlats 1757, tog han namnet Carl von Linné.
Yemen’deki ailelere verilen bazı imtiyazların geri alınması üzerine çıkmıştır.Familjebesök för fångar från Gaza bör återupptas.
1988'e kadar Tercüman grubunun ikinci gazetesi olan Bulvar gazetesinin imtiyaz sahipliğini üstlendi.Danska Allerkoncernen tog över ägandet av tidningen 1988.
1082 yılında, yardımlarına karşılık, onlara büyük ekonomik imtiyazlar tanıdı.1082 року в обмін на їхню допомогу він надав їм значні пільги в торгівлі.
İtalya, Çin Cumhuriyeti'ndeki Tianjin imtiyazlarını kaybetti.Італія також втратила свою концесію в Тяньцзіні, яка була передана Республіці Китай.
Daha sonrasında şirkete yeni imtiyazlar verilerek hattın uzatılmasına devam edilmiştir.Потім для цієї нової компанії затверджено нові правила.
Kylo Ren (doğum ismi: Ben Solo) Yıldız Savaşları imtiyazında olan bir kurgusal karakterdir.Кайло Рен (народжений під ім'ям Бен Соло) — вигаданий персонаж кіноепопеї «Зоряні війни».
Rahiplerin toplumda büyük imtiyaz ve haklara sahip olduğu bilinmektedir.Монастир мав великий вплив та авторитет у суспільстві.
Lully bu imtiyazlardan büyükce bir servet yapmayı başardı.На цьому скіфи нажили величезні багатства.
Yeni Şafak gazetesi TVNET televizyonunun imtiyaz sahibidir.Сучасна ТБ-студія має назву TvZ.
Diğer imtiyazla atananlar ya işlerinden atıldılar ya da terfi etmeleri önlendi.Zbytku bývalých zaměstnanců bylo doporučeno buď si najít nové zaměstnání nebo začít s podnikáním.
İmtiyaz sahibi, Demirören ailesidir.Již on byl nositelem rodinného erbu.
Fraport, 35 yıllık imtiyaz süresince aktarılacak 403 milyon €'luk yatırımın % 60'ını ödeyeceğini söylemiştir.Fraport zaplatí 60 % z investice, což představuje částku 403 milionů eur po dobu 35 let.
Lully bu imtiyazlardan büyükce bir servet yapmayı başardı.V těchto vítězstvích Harald nabyl velké jmění.
Kalanlar ise Roma müttefiki olmuş ve bazı imtiyazlar elde etmişlerdir.Alții au devenit aliați ai Romei, bucurându-se de anumite privilegii.
Doğu Rumeli imtiyazlı vilayet haline geldi.În Rumelia Orientală s-a declarat mobilizarea.
1910 yılında imtiyazı kullanmak için Haliç Vapurları Şirketi adıyla bir şirket kurulmuştur.Companiei i-a fost oferită in anul 2000 o licență de exploatare minieră a aurului fără licitație.
31 Ağustos 1230'de Utrecht Başpiskoposu Zwolle'ye şehir olama imtiyazlarını bağışlamıştır.1230. augusztus 31-én az utrechti püspök városi jogokat adományozott Zwollénak.
1974 - Federal İmtiyaz İstavrozu, 1nci sınıf; Almanya.Német Szövetségi Köztársasági Érdemkereszt, Németország, 1971.
Fetihten sonra halka büyük imtiyazlar verilerek adaya Anadolu'dan Türk nüfusu yerleştirilmiştir.Az annexió után Anatóliából török telepesek érkezek a szigetre.
İngiliz tüccarlar, iç ticarette en imtiyazlı yerli tüccardan daha fazla vergi ödemeyecekti.Ezzel a brit kereskedők olcsóbban árulhatták a teát, mint a helyi kereskedők.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.Nincs társadalmi megosztottság, osztályhelyzet vagy vallás alapján.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod