Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.Misund ej onde Folk, hav ikke lyst til at være med dem;
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.Não tenhas inveja dos homens malignos; nem desejes estar com eles;
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.Ne irígykedjél a gonosztevõkre, se ne kivánj azokkal lenni.
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.Nenásleduj lidí zlých, aniž žádej bývati s nimi.
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.Ne porte pas envie aux hommes méchants, Et ne désire pas être avec eux;
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.Ne zavidaj hudobnim ljudem in ne želi bivati ž njimi;
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.Nezáviď zlým ľuďom ani si nežiadaj byť s nimi.
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.Nie naśladuj ludzi złych, ani żądaj przebywać z nimi;
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.Non invidiare gli uomini malvagi, non desiderare di stare con loro
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.No tengas envidia de los hombres malos, ni desees estar con ellos
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.Nu pismui pe oamenii cei răi, şi nu dori să fii cu ei;
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.Vær ikke misunnelig på onde mennesker, og ha ikke lyst til å være med dem!
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.Μη ζηλευε τους κακους ανθρωπους, μηδε επιθυμει να ησαι μετ' αυτων
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.Не завиждай на злите хора, Нито пожелавай да си с тях,
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.Не ревнуй злым людям и не желай быть с ними,
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.אל תקנא באנשי רעה ואל תתאו להיות אתם׃
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.لا تحسد اهل الشر ولا تشته ان تكون معهم.
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.你 不 要 嫉 妒 惡 人 、 也 不 要 起 意 與 他 們 相 處
Kötülere imrenme, Onlarla birlikte olmayı isteme.你 不 要 嫉妒 惡人 、 也 不要 起 意與 他 們相處
Onlara imreniyorum da.E ammetto che un po' li invidio.
Onlara imreniyorum da.-Ja, men jag avundas dem också.
Onlara imreniyorum da.- Ja, men jeg misunder dem også.
Onlara imreniyorum da.Mas até tenho inveja deles.
Onlara imreniyorum da.Но я им в какой-то степени завидую.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.Exista un grad de reziliență atunci, dacă vreți, pe care-l putem invidia când privim înapoi.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.Ez egy fokú reziliencia volt, amint látják, abban az időben, amire csak irigységgel tudunk visszanézni.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.Había un grado de resiliencia, si se quiere, en ese momento al que ahora sólo podemos mirar con envidia.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.Il y avait à cette époque une résilience que nous ne pouvons que considérer avec envie.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.상당한 탄력성이 존재했던 이 시대를 이제는 질투섞인 시선으로 뒤돌아 볼수밖에는 없습니다.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.Pada saat itu ada semacam derajat ketahanan yang kini hanya bisa dilihat kembali dengan rasa iri.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.Thời đó đã có sự phục hồi ở 1 mức độ nào đó mà khi chúng ta nhìn lại, chúng ta thấy ghen tỵ.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.Вот вам, если хотите, уровень жизнестойкости того периода, которым сегодня мы можем только восхищаться.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.היתה מידה של עמידות, אם תרצו, באותה תקופה שעכשיו אנחנו יכולים להסתכל עלייה רק בקנאה.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.كانت هناك درجة من المرونة ، إذا أردت ، في ذلك الوقت التي لا يمكن أن ننظر إليها الآن إلا بشيء من الحسد.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.今は羨望のまなざしでその頃を振り返るだけです それではこの理論は どう展開するのでしょう?
Sana imreniyorum...Aku iri padamu.
Sana imreniyorum... Bu kayıtsızlığın... Ben de...Той изглежда все едно му е доста не удобно.
Sana imreniyorum...Ich beneide dich.
Sana imreniyorum...Ik benijd je.
Sana imreniyorum...Jag avundas dig.
Sana imreniyorum...Je t'envie.
Sana imreniyorum...Mình ghen tị với cậu đấy.
Sana imreniyorum...Te invidiez.
Sana imreniyorum...Ti invidio.
Sana imreniyorum...Σε ζηλεύω.
Sana imreniyorum...Завидую тебе.
Sana imreniyorum...أنا أحسدك
Sana imreniyorum...お前の能天気なとこ
Temel olarak Avrupa'ya bakmış ve imrenilecek birçok şey olduğunu görmüşlerdir.그들은 기본적으로 유럽을 직시했고 과학이나 기술과 같은 유럽이 보유한
Temel olarak Avrupa'ya bakmış ve imrenilecek birçok şey olduğunu görmüşlerdir.שלמעשה הסתכלו על אירופה וראו שיש הרבה דברים להעריך באירופה,
Temel olarak Avrupa'ya bakmış ve imrenilecek birçok şey olduğunu görmüşlerdir.بدأوا ينظرون الى اوروبا .. بصورة ما يجعلهم يحترمون
Temel olarak Avrupa'ya bakmış ve imrenilecek birçok şey olduğunu görmüşlerdir.ヨーロッパの科学やテクノロジーを研究した 知識人や政治家です。
Ve bunu, gelecekte bizim aldığımız hazza imrenecekler için yapacağız."A je to na budoucích generacích, aby nám záviděli naši radostnou příležitost.
Ve bunu, gelecekte bizim aldığımız hazza imrenecekler için yapacağız."A przyszłe pokolenia mogą nam tylko zazdrościć tej radości."
Ve bunu, gelecekte bizim aldığımız hazza imrenecekler için yapacağız."Ceux qui viendront après ne pourront qu'envier notre joie."
Ve bunu, gelecekte bizim aldığımız hazza imrenecekler için yapacağız."Dan di masa depan orang-orang akan iri pada kebahagiaan kami."
Ve bunu, gelecekte bizim aldığımız hazza imrenecekler için yapacağız.""E as gerações futuras invejarão a nossa alegria".
Ve bunu, gelecekte bizim aldığımız hazza imrenecekler için yapacağız."En we laten het aan die in de toekomst over om ons geluk te benijden."
Ve bunu, gelecekte bizim aldığımız hazza imrenecekler için yapacağız."És a jövő nemzedékek irigyelni fogják az örömünket."
Ve bunu, gelecekte bizim aldığımız hazza imrenecekler için yapacağız."Iar cei din viitor vor invidia bucuria noastră."