Zihinsel imge, dış dünyanın kişinin zihnindeki temsilidir.حيث يعكس الشكل الخارجي للإنسان ما بداخل قلبه.
Kısmi doku farklılıklarını ayırt edebilseler de bu bilgilerden bütün bir imge ortaya çıkaramazlar.لكن الفلكيين غير قادرين على التمييز بين هذين الاحتمالين إلى أن يقوموا برسم خرائط كاملة لهذه البنى.
İmgesel biçimi imgeyi temsil edemez; onu gösterir.Não foi revelado se Lord a recrutou.
İlk logo Isaac Newton'un elma ağacının altında oturmasını imgeleyerek Ron Wayne tarafından tasarlanmıştır.O primeiro logotipo da Apple, desenhado por Ron Wayne, retrata Sir Isaac Newton sentado sob uma macieira.
Kimi zaman, bazı hayvan türlerinin insanlar gibi zihinsel imgeleri deneyimleyebildikleri varsayılmıştır .Porém, pesquisas indicam que pelo menos alguns animais dispõem da capacidade de autoconsciência.
Sceve´nin şiiri, gramer ve imgelerin karmaşıklığıyla ünlüdür.O jogo abusa bastante dos gráficos e sons do SNES.
Yin ve Yang imgesinin asıl adı Tai-Chi'dir; evreni, devinimi ve kutupları gösterir.Hij is een zeer machtige Djinn en leider van hun stam, de Marid.
Diğeri hayalet imgesidir.Een ander verschijnsel is het fantoomledemaat.
Bu yaşam ve ölümün mükemmel bir görsel imgesi değil mi?Is dat niet de meest perfecte visualisering van leven en dood?
İmgesel biçimi imgeyi temsil edemez; onu gösterir.Nie potrafi osiągnąć prędkości nadświetlnej (choć jeden odcinek przeczy temu).
Kutub göksel hareketlere atfen ve astronomik bir terim veya ruhani bir imge olarak kullanılabilir.Okazuje się, że Gwiazda Niebios może być używana jako broń lub niezwykłe źródło energii.
Bu noktada tekrar gerçek imgeye dönülür.Tu fantastyczny wątek ustępuje znów realistycznemu.
Bu kutsal levhaların çoğunlukla onlara çarpıtılmış bir haç veya çarmıha gerilmiş bir İsa imgesi vardır.Wiele z nich ma kunsztowną formę ściętego pnia lub krzyża.
Gilman sosyal olarak ev imgesinin tekrardan tanımlanmasını ileri sürdü.Гілман стверджувала, що будинок повинен бути соціально переглянутий.
Bu noktada tekrar gerçek imgeye dönülür.По цьому знову повертається в PRIDE.
Titchener, temelde üç bilinç durumunun varlığına inanmaktadır: duyumlar, imgeler ve duygusal durumlar.Тітченер елементи свідомості ділив на три категорії: відчуття, образ і почуття.
Morbid Angel grubu neofaşizm imgelerini kullanmıştır.Morbid Angel si přisvojili neofašistickou symboliku.
Kısmi doku farklılıklarını ayırt edebilseler de bu bilgilerden bütün bir imge ortaya çıkaramazlar.Ale dokud můžete změřit jejich podobu a rozdíly, nemůžete mít žádnou vědu zápachu.
Bu noktada tekrar gerçek imgeye dönülür.Myslím, že nastal čas, aby se tento druh půvabu vrátil.
Ama bu çalışmalar zihinsel imgelemenin hem görsel hem de kinestetik şekilde işlediğini savunmuşlardır.Cenil si toho, že oba vítězové zvládli situaci i psychicky.
Ona göre yalnızca zihinsel imgeler gerçekliği yansıtır.Dělá to proto, aby čtenáři představila realitu.
Yarı tanrı Aidophedo kendi kuyruğunu ısıran yılan imgesini kullanır.Divinitatea Aidophedo are înfățișarea unui șarpe care își mușcă singur coada.
Toplumsal alan bir imgesel kuruluş süreci olarak mevcuda gelmiştir.În timpul fazei orale are loc o ședință publică.
Diğeri hayalet imgesidir.Cea de-a treia utilizare este o fantomă.
Pek çok filmde de Magritte'ten esinlenilmiş imgelere rastlanabilir.Számos filmben tűnnek fel Magritte által inspirált képzetek.
Morbid Angel grubu neofaşizm imgelerini kullanmıştır.A Morbid Angel pedig az újfasiszta külsőségeket vette fel.
Birinci aşaması Tanrı'nın imgesi (image of God) aşamasıdır.Ilmestys oli ensimmäinen Jumalan luomisteoista (vertaa Sananl.
Yin ve Yang imgesinin asıl adı Tai-Chi'dir; evreni, devinimi ve kutupları gösterir.Taivutusmuodot: hen (subjekti), hen tai henom (objekti), hens (genetiivi).
Zihinsel imge, dış dünyanın kişinin zihnindeki temsilidir.Sisältä ulos on yksilön mielen vaikutusta maailmaan.
Bu kutsal levhaların çoğunlukla onlara çarpıtılmış bir haç veya çarmıha gerilmiş bir İsa imgesi vardır.Kirkon alttarilla on usein ristiinnaulitun Kristuksen kuva eli krusifiksi.
Yalnızca imgeden onun gerçek mi yoksa yanlış mı olduğu bilinemez.Δεν είναι βέβαιο αν πρόκειται για πραγματικό πρόσωπο ή όχι.
Morbid Angel grubu neofaşizm imgelerini kullanmıştır.Morbid Angel brugte en neofascistisk billedstil.
Bu arada, Simon, Camille hakkında imgelemler görmektedir ve Dumort Oteline geri dönmüştür.Imens har vampyrerne ført Simon hen til deres tilholdssted, Hotel DuMort.
Sonraları vatan koruyucusu imgesini de içermeye başlamıştır.Ja, selv den vordende bruds udstyr strikker han.
Yin ve Yang imgesinin asıl adı Tai-Chi'dir; evreni, devinimi ve kutupları gösterir.Navnet er dannet av hari (हरि), «gulbrun», og isha (ईश), «herre».
İmgesel biçimi imgeyi temsil edemez; onu gösterir.Han klarer ikke å finne den rette vei (diritta via) til frelsen.
Doyle, depremsel bir sallantı hakkında imgelem görür.Noto på Sicilia blir ødelagt av et jordskjelv.
Diğeri hayalet imgesidir.Et tillegg til Draug.
İlk logo Isaac Newton'un elma ağacının altında oturmasını imgeleyerek Ron Wayne tarafından tasarlanmıştır.Logo pertama Apple dirancang oleh Ron Wayne dan menampilkan Sir Isaac Newton duduk di bawah pohon apel.
Sanatçı eserlerini şöyle anlattı: "Benim resimlerim hiçbir şey anlatmayan görsel imgelerdir.Berikut kutipan sampulnya: "Semua pemasar menceritakan sesuatu.
Ona göre yalnızca zihinsel imgeler gerçekliği yansıtır.Cũng có những ý kiến cho rằng, thực chất món ngầu pín chỉ có ý nghĩa về mặt nhận thức.
Ancak, konuyla ilgili felsefi ve bilimsel araştırmaların çoğu görsel zihinsel imgeleme üzerinde odaklanmıştır.とはいえ、この問題についての哲学的及び科学的研究のほとんど大部分は、「視覚」イメージを中心の主題としている。
İnsan; aklı ve duyguları ile, öznelliği ve nesnelliği ile, gerçekliği ve imgelemi ile bir bütündür.天馬と瑠璃男を「自分の僕(いぬ)」と公言し、ことあるごとに我侭や悪戯で周囲を振り回す。
Yin ve Yang imgesinin asıl adı Tai-Chi'dir; evreni, devinimi ve kutupları gösterir.) ^ 『武田惣角と大東流合気柔術』49頁(「武術」ではなく「柔術」とある。
Olgu imge olabilmek için imgelenenle ortaklaşa bir şey taşımalıdır.ぬ~べ~が浮遊霊を強制成仏させたことで事なきを得る。
Bu filmin çıkışı işte böyle bir imge.他明白的,但是商业电影就是这样子。
Yarı tanrı Aidophedo kendi kuyruğunu ısıran yılan imgesini kullanır.半神艾度斐度(Aidophedo)的形象,正是一條咬著自己尾巴的大蛇。
Achraf Baznani, gerçeküstü imgeler kullanarak kitap yayımlayan Arap dünyasındaki ilk sanatçı olarak bilinir.인쇄업자로서, 아랍 문자의 가동 활자 인쇄기를 최초로 도입한 것으로 유명하다.
Çünkü dünyada ve imgesel algılarda; belirli paradigmaları oluşmuş bir iyilik veya kötülük algısı yoktur.불선(不善) 또는 악(惡)은 현세나 내세에 자기나 남에게 좋지 않은 결과를 가져올 성질을 가진 것을 말한다.
Bize göre, yaratılmış imgelerle büyümenin metafor olmadığını; hayatımızın gerçek şartı olduğunu yazıyor.היא טוענת ש"בשבילנו, הסינוור על ידי הדימויים שנוצרים היא אינו מטאפורה, זהו המצב האמיתי של חיינו".
Titchener, temelde üç bilinç durumunun varlığına inanmaktadır: duyumlar, imgeler ve duygusal durumlar.טיצ'נר זיהה שלוש קטגוריות: תחושות, רגשות ודימויים.
Sonuç olarak, büyütülmüş imge keskin ve piksellenmemiştir.כתוצאה מכך, תהליך הצילומים היה מלחיץ ולא יציב.
Toplumsal alan bir imgesel kuruluş süreci olarak mevcuda gelmiştir.Като спешна мярка е организиран концентрационен лагер.
Ona göre yalnızca zihinsel imgeler gerçekliği yansıtır.За него това е само удобен начин да се опише физичната реалност.
Birinci aşaması Tanrı'nın imgesi (image of God) aşamasıdır.Na toj ljestvici 1 znači "100-postotna vjerojatnost Boga".
Mesela, yüz imgelerini ele alalım."Uzmimo slučaj sa Čorcima.
Morbid Angel grubu neofaşizm imgelerini kullanmıştır.Morbid Angel si prisvojili neofašistickú symboliku.
Sesi, imgeler, dev vurmalı sesleri: benim için her şeyi yakalamışa benziyordu.Hej, hej, hej, hej, sokoly, z výšky hľadia na to všetko, čo nás bolí.
Pek çok filmde de Magritte'ten esinlenilmiş imgelere rastlanabilir.Številni filmi so vključili podobe, ki jih je navdihnil Magritte.
Üçüncü sezonda, imgelemler Cordelia'ı artık boğmaya başlar.Iz vsake stopi na smrt žejna princeska, zato Truffaldino zbeži.