Ana içeriğe geç
Sözlük

ilkel ile cümle

ilkel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Psikososyal tedavi ve sosyal yeniden bütünleşmeye ilişkin ulusal kılavuz ilkeler daha nadirdir.В по-редки случаи съществуват национални ръководни принципи за психосоциално лечение и социална реинтеграция.
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.(18:10) Страх Господень чист, пребывает вовек. Суды Господни истина, все праведны;
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.Berbakti kepada TUHAN itu baik, berlangsung selama-lamanya. Hukum TUHAN itu benar dan adil semuanya
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.Die Furcht des HERRN ist rein und bleibt ewiglich; die Rechte des HERRN sind wahrhaftig, allesamt gerecht.
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.El temor de Jehovah es limpio; permanece para siempre. Los juicios de Jehovah son verdad; son todos justos
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.Frica de Domnul este curată, şi ţine pe vecie; judecăţile Domnului sînt adevărate, toate sînt drepte.
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.Herran asetukset ovat oikeat, ne ilahuttavat sydämen. Herran käskyt ovat selkeät, ne valaisevat silmät.
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.Herrens befalinger er rette, de gleder hjertet; Herrens bud er rent, det oplyser øinene;
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.HERRENS befallningar äro rätta och giva glädje åt hjärtat; HERRENS bud är klart och upplyser ögonen.
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.HERRENs Frygt er ren, varer evigt, HERRENs Lovbud er Sandhed, rette til Hobe,
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.여호와를 경외하는 도는 정결하여 영원까지 이르고 여호와의 규례는 확실하여 다 의로우니
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.O temor do Senhor é limpo, e permanece para sempre; os juízos do Senhor são verdadeiros e inteiramente justos.
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.Przykazania Pańskie są prawe, uweselające serce; przykazanie Pańskie czyste, oświecające oczy.
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.Rozkazové Hospodinovi přímí, obveselující srdce, přikázaní Hospodinovo čisté, osvěcující oči.
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.strah GOSPODOV je čist, vekomaj ostane; sodbe GOSPODOVE zgolj resnica, pravične so vse;
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.Ustanovenia Hospodinove sú priame, obveseľujúce srdce; prikázanie Hospodinovo je čisté, osvecujúce oči.
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.ο φοβος του Κυριου καθαρος, διαμενων εις τον αιωνα αι κρισεις του Κυριου αληθιναι, δικαιαι εν ταυτω
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.Страхът от Господа е чист, пребъдва до века; Съдбите Господни са истинни и, без изключение, справедливи.
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.יראת יהוה טהורה עומדת לעד משפטי יהוה אמת צדקו יחדו׃
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.‎خوف الرب نقي ثابت الى الابد. احكام الرب حق عادلة كلها‎.
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.耶 和 華 的 道 理 潔 淨 、 存 到 永 遠 . 耶 和 華 的 典 章 真 實 、 全 然 公 義
RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır, RABbin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.耶和華 的 道理 潔淨 、 存到 永遠 . 耶和華 的 典章 真實 、 全然 公義
Saçımızı kaptırmıyoruz, ama olduğumuz yerin ilkellik derecesi bu.우리는 지금 그 정도로 원시적인 시점에 있다는 것입니다.
Saçımızı kaptırmıyoruz, ama olduğumuz yerin ilkellik derecesi bu.Nie wkręcają nam się co prawda włosy, ale to ten właśnie poziom prymitywności.
Saçımızı kaptırmıyoruz, ama olduğumuz yerin ilkellik derecesi bu.Non dobbiamo cacciarci dentro la testa ma questo è il livello di primitività in cui ci troviamo.
Saçımızı kaptırmıyoruz, ama olduğumuz yerin ilkellik derecesi bu.Nuestro pelo no se atasca en ella, pero ese es el nivel de primitivismo de dónde estamos.
Saçımızı kaptırmıyoruz, ama olduğumuz yerin ilkellik derecesi bu.Nu ne mai prindem părul înăuntru, dar acesta este nivelul de primitivitate la care ne aflăm.
Saçımızı kaptırmıyoruz, ama olduğumuz yerin ilkellik derecesi bu.Onze haren komen er niet in vast te zitten maar dat is ons primitieve niveau.
Saçımızı kaptırmıyoruz, ama olduğumuz yerin ilkellik derecesi bu.Sice se nám do něj nezachytávají vlasy, ale ta úroveň primitivnosti je stejná.
Saçımızı kaptırmıyoruz, ama olduğumuz yerin ilkellik derecesi bu.Unsere Haare verfangen sich nicht darin, aber das ist der Grad an Primitivität an dem wir sind.
Saçımızı kaptırmıyoruz, ama olduğumuz yerin ilkellik derecesi bu.Косата ни не се захваща в него, но това е нивото ни на примитивност.
Saçımızı kaptırmıyoruz, ama olduğumuz yerin ilkellik derecesi bu.Наши волосы не застревают в стиральной машине, но это уровень примитивности, на котором мы находимся.
Saçımızı kaptırmıyoruz, ama olduğumuz yerin ilkellik derecesi bu.אבל זו רמת הפרימיטיביות שאנו נמצאים בה.
Saçımızı kaptırmıyoruz, ama olduğumuz yerin ilkellik derecesi bu.لكن ذلك المستوى من البدائيّة التي نحن عليها.
Saçımızı kaptırmıyoruz, ama olduğumuz yerin ilkellik derecesi bu.原始的な地点に私達はいるのです
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.C'est le siège... de l'agressivité, des rites, de la défense du territoire... et du respect de la hiérarchie.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.Č la sede di... ...aggressivitā, ritualitā, territorialitā... ...e gerarchie sociali.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.É a sede da agressividade, dos ritos de defesa do território, do sentido da hierarquia social.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.Es la sede de... ... territorialidad ritual, agresión,... .. .y las jerarquías sociales.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.Ini merupakan tempat... ... Agresi, ritual, teritorial... ... Dan sosial hirarki.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.이곳은 인간의 공격적 행위, 정형화된 의식, 자기 세력권의 방어, 계층적 위계 질서의 유지를 관장합니다.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.Това е центърът на агресията, ритуалите, териториалността и социалните йерархии.
Sana çok kötülük yaptık. Kulun Musaya verdiğin buyruklara, kurallara, ilkelere uymadık.주를 향하여 심히 악을 행하여 주의 종 모세에게 주께서 명하신 계명과 율례와 규례를 지키지 아니하였나이다
Sana çok kötülük yaptık. Kulun Musaya verdiğin buyruklara, kurallara, ilkelere uymadık.Te-am supărat, şi n'am păzit poruncile Tale, legile şi orînduirile, pe cari le-ai dat robului Tău Moise.
Sana çok kötülük yaptık. Kulun Musaya verdiğin buyruklara, kurallara, ilkelere uymadık.vi har båret oss ille at mot dig og ikke holdt de bud og lover og forskrifter som du gav din tjener Moses.
Sana çok kötülük yaptık. Kulun Musaya verdiğin buyruklara, kurallara, ilkelere uymadık.חבל חבלנו לך ולא שמרנו את המצות ואת החקים ואת המשפטים אשר צוית את משה עבדך׃
Sana çok kötülük yaptık. Kulun Musaya verdiğin buyruklara, kurallara, ilkelere uymadık.لقد افسدنا امامك ولم نحفظ الوصايا والفرائض والاحكام التي أمرت بها موسى عبدك.
Sana çok kötülük yaptık. Kulun Musaya verdiğin buyruklara, kurallara, ilkelere uymadık.我 們 向 你 所 行 的 甚 是 邪 惡 、 沒 有 遵 守 你 藉 著 僕 人 摩 西 所 吩 咐 的 誡 命 、 律 例 、 典 章
Sana çok kötülük yaptık. Kulun Musaya verdiğin buyruklara, kurallara, ilkelere uymadık.我 們向 你 所 行 的 甚 是 邪惡 、 沒有 遵守 你 藉著 僕人 摩西 所 吩咐 的 誡命 、 律例 、 典章
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.C'est comme si cette étape initiale était terminée -- l'unité : l'enfance, informe, primitive.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.Dat hoofdstuk lijkt dan afgesloten -- eenheid: kinderjaren, ongevormd, primitief.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.Det är som att den inledande fasen är över -- enhet: spädbarnstid, oformade, primitiva.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.E ca şi cum faza iniţială a luat sfârşit; Unicitate: copilărie, ne-formare, primitivitate.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.È come se questa tappa iniziale finisca -- unità: infanzia, non formata, primitiva.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.É como se o estágio inicial acabasse -- a unidade: infância, disforme, primitiva.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.Ese estado inicial tiene un fin, esa unicidad: la primera infancia, ese estado sin forma y primitivo.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.Es ist als ob diese initiale Phase vorbei ist -- Einheit: Kindheit, ungeformt, primitiv.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.Giai đoạn ban đầu đã kết thúc -- ý thức về sự đồng nhất: thuở ấu thơ, thời kỳ non nớt, trạng thái nguyên thuỷ.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.Jako by počáteční stadium bylo za námi - jednota: dětský, nerozvinutý, primitivní.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.마치 시작 단계가 지난것과 같습니다 -- 하나됨: 유아기, 미 성형, 원시적.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod