Mısırdan çıktıktan sonra Musanın İsraillilere bildirdiği yasalar, kurallar, ilkeler bunlardır.ето, заявленията, повеленията и съдбите, които Моисей изказа на израилтяните, когато бяха излезли из Египет
Mısırdan çıktıktan sonra Musanın İsraillilere bildirdiği yasalar, kurallar, ilkeler bunlardır.אלה העדת והחקים והמשפטים אשר דבר משה אל בני ישראל בצאתם ממצרים׃
Mısırdan çıktıktan sonra Musanın İsraillilere bildirdiği yasalar, kurallar, ilkeler bunlardır.هذه هي الشهادات والفرائض والاحكام التي كلم بها موسى بني اسرائيل عند خروجهم من مصر
Mısırdan çıktıktan sonra Musanın İsraillilere bildirdiği yasalar, kurallar, ilkeler bunlardır.就 是 摩 西 在 以 色 列 人 出 埃 及 後 、 所 傳 給 他 們 的 法 度 、 律 例 、 典 章
Mısırdan çıktıktan sonra Musanın İsraillilere bildirdiği yasalar, kurallar, ilkeler bunlardır.就是 摩西 在 以色列人 出 埃及 後 、 所傳給 他 們 的 法度 、 律例 、 典章
Mühendisler için ahlak ilkelerinin karmaşık olduğu bir zamandı.Οι μηχανικοί είχαν τότε, πραγματικά περίπλοκα ηθικά διλήμματα.
Mülk edinmek için gideceğiniz ülkede uymanız gereken kuralları, ilkeleri size öğretmemi buyurdu.››그 때에 여호와께서 내게 명하사 너희에게 규례와 법도를 교훈하게 하셨나니 이는 너희로 건너가서 얻을 땅에서 행하게 하심이니라
Mülk edinmek için gideceğiniz ülkede uymanız gereken kuralları, ilkeleri size öğretmemi buyurdu.››ואתי צוה יהוה בעת ההוא ללמד אתכם חקים ומשפטים לעשתכם אתם בארץ אשר אתם עברים שמה לרשתה׃
Mülk edinmek için gideceğiniz ülkede uymanız gereken kuralları, ilkeleri size öğretmemi buyurdu.››واياي امر الرب في ذلك الوقت ان اعلمكم فرائض واحكاما لكي تعملوها في الارض التي انتم عابرون اليها لتمتلكوها.
Mülk edinmek için gideceğiniz ülkede uymanız gereken kuralları, ilkeleri size öğretmemi buyurdu.››那 時 耶 和 華 又 吩 咐 我 將 律 例 、 典 章 教 訓 你 們 、 使 你 們 在 所 要 過 去 得 為 業 的 地 上 遵 行
Mülk edinmek için gideceğiniz ülkede uymanız gereken kuralları, ilkeleri size öğretmemi buyurdu.››那 時 耶和華 又 吩咐 我 將 律例 、 典章 教訓 你 們 、 使 你 們 在 所要 過去 得 為業 的 地上 遵行
Mycoplasma genitalium isimli çok ilkel bir yaratık.미코플라즈마 제니탈리움이라고 불리우는 매우 원시적인 세균이죠.
Mycoplasma genitalium isimli çok ilkel bir yaratık.יצור פרימיטיב שנקרא מיקופלסמה-ג'ניטַליום.
Mycoplasma genitalium isimli çok ilkel bir yaratık.بكتيريا بدائية جدا اسمها "مايكوبلازما جينتيليوم"
Mycoplasma genitalium isimli çok ilkel bir yaratık.尿路感染症に罹ったことがあれば
O andan beri ilkelerime bağlı kalmayıp kaçtığım için kendimden utanmadan geçirdiğim bir tek gün yok.Från den dagen- -har jag skämts över mig själv- -för att jag flydde.
O andan beri ilkelerime bağlı kalmayıp kaçtığım için kendimden utanmadan geçirdiğim bir tek gün yok.Od tamtej pory nie ma dnia, żebym nie czuł wstydu za to, że nie broniłem swoich przekonań i uciekłem.
O andan beri ilkelerime bağlı kalmayıp kaçtığım için kendimden utanmadan geçirdiğim bir tek gün yok.Olen siitä lähtien tuntenut häpeää joka ikinen päivä. En puolustanut vakaumustani vaan pakenin.
O andan beri ilkelerime bağlı kalmayıp kaçtığım için kendimden utanmadan geçirdiğim bir tek gün yok.Siden dengang har jeg hver dag skammet mig over, - - at jeg ikke forblev tro mod min overbevisning.
O andan beri ilkelerime bağlı kalmayıp kaçtığım için kendimden utanmadan geçirdiğim bir tek gün yok.Από τότε, κάθε μέρα νιώθω ντροπή για τον εαυτό μου που δεν υπερασπίστηκα τα πιστεύω μου και το έσκασα.
O andan beri ilkelerime bağlı kalmayıp kaçtığım için kendimden utanmadan geçirdiğim bir tek gün yok.С тех пор не проходило и дня, чтобы мне не было стыдно за то, что я не остался верен убеждениям и сбежал.
O herkesi sever ve kimseden nefret edemez. İlkelsiniz ve sizi kimse sevmiyor.Pensez à dieu, il aime tout le monde et il déteste rien.
O herkesi sever ve kimseden nefret edemez. İlkelsiniz ve sizi kimse sevmiyor.あんたらはバカで嫌われ者!
O kadar ilkel değiliz.No somos tan primitivos
O kadar ilkel değiliz.Δεν είμαστε τόσο πρωτόγονοι
O kadar ilkel değiliz.Не сме чак толкова примитивни.
Olduğumuz nokta bu. Saçımızı kaptırmıyoruz, ama olduğumuz yerin ilkellik derecesi bu.Már nem kapja be a hajunkat, de még rendkívül kezdetleges.
Olduğumuz nokta bu. Saçımızı kaptırmıyoruz, ama olduğumuz yerin ilkellik derecesi bu.Nous ne nous faisons pas prendre nos cheveux dedans, mais c'est le niveau primitif où nous sommes.
Ona bakmanın ötesinde bir merakı yok. İlkel aletleriyle bunu anlayamaz. Şunu da diyemez.Non ha curiosità tranne che sarà lui a guardarla,e .... con i suoi strumenti primitivi,ma potrà dire
Ona bakmanın ötesinde bir merakı yok. İlkel aletleriyle bunu anlayamaz. Şunu da diyemez.No tiene curiosidad exceptuando que la miraría con sus artilugios primitivos, pero no puede decir:
Ona bakmanın ötesinde bir merakı yok. İlkel aletleriyle bunu anlayamaz. Şunu da diyemez.Seine Neugier beschränkt sich darauf, das Flugzeug mit seinem primitiven Hintergrund anzusehen.
Ona bakmanın ötesinde bir merakı yok. İlkel aletleriyle bunu anlayamaz.Той няма интерес, освен да го гледа със своите примитивни инструменти, но не може да каже:
Önce, Fransız ve Amerikan hafif tanklarının savaş ilkelerini hatırlayalım.Erinnern wir uns zuerst an die Gefechtsgrundsätze der leichten französischen und amerikanischen Panzer:
Önce, Fransız ve Amerikan hafif tanklarının savaş ilkelerini hatırlayalım.Nejdříve si ale připomeňme principy boje s francouzskými a americkými lehkými tanky.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.Anda mungkin berpikir ini semacam sel primitif.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.Bạn có thể xem cái này như là một tế bào nguyên thủy.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.Hogyan csináljuk mindezt? Mi egy modellrendszert használunk, amit protosejtnek nevezünk.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.Imaginaţi-l ca un fel de celulă primitivă.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.Je to jakási primitivní buňka.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.여러분들께서는 이것을 일종의 원시세포라고 생각하셔도 됩니다
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.Mohli by ste si to predstaviť, ako druh nejakej primitívnej bunky.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.Możecie o tym myśleć jak o prostej komórce.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.Podem pensar nisto como numa espécie de célula primitiva.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.Podría pensarse como una especie de célula primitiva.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.Potete immaginarla come una specie di cellula primitiva.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.Sie können sich das wie eine Art primitive Zelle vorstellen.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.Vous pourriez l'imaginer comme un genre de cellule primitive.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.Zie het als een soort primitieve cel.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.Θα μπορούσατε να το πείτε ένα είδος πρωταρχικού κυττάρου.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.Вы можете подумать, что это что-то вроде примитивной клетки.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.Може да си мислите за това като нещо подобно на примитивна клетка.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.Можете вважати це чимось на зразок примітивної клітини.
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.אפשר לחשוב עליו כאל
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.يمكنكم تصور الأمر كشئ أشبه
Ön-hücreyi bir çeşit ilkel hücre olarak düşünebilirsiniz.想像してください
Onun bütün ilkelerini göz önünde tuttum, Kurallarından ayrılmadım.(17:23) ибо все заповеди Его предо мною, и от уставов Его я не отступал.
Onun bütün ilkelerini göz önünde tuttum, Kurallarından ayrılmadım.(18:23) Toutes ses ordonnances ont été devant moi, Et je ne me suis point écarté de ses lois.
Onun bütün ilkelerini göz önünde tuttum, Kurallarından ayrılmadım.Albowiem wszystkie sądy jego są przed obliczem mojem i ustawy jego, nie odstąpiłem od nich.
Onun bütün ilkelerini göz önünde tuttum, Kurallarından ayrılmadım.Bom strzegł dróg Pańskich, anim odstąpił niezbożnie od Boga mego.
Onun bütün ilkelerini göz önünde tuttum, Kurallarından ayrılmadım.Denn alle seine Rechte habe ich vor Augen, und seine Gebote werfe ich nicht von mir;