Ana içeriğe geç
Sözlük

ilkel ile cümle

ilkel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;Jag skall låta hans säd bestå till evig tid, och hans tron, så länge himmelen varar.
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;만일 그 자손이 내 법을 버리며 내 규례대로 행치 아니하며
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;Minä annan hänen jälkeläistensä säilyä iäti ja hänen valtaistuimensa niin kauan, kuin taivaat pysyvät.
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;Nếu con cháu người bỏ luật pháp ta, Không đi theo mạng lịnh ta,
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;Nếu con_cháu người bỏ luật_pháp ta , Không đi theo mạng lịnh ta ,
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;Og jeg vil la hans avkom bli til evig tid og hans trone som himmelens dager.
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;Se os seus filhos deixarem a minha lei, e não andarem nas minhas ordenanças,
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;Si sus hijos dejan mi ley y no caminan en mis juicios
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;Stabilirò per sempre la sua discendenza, il suo trono come i giorni del cielo
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;Tetapi kalau keturunannya melanggar hukum-Ku, dan tidak hidup menurut perintah-Ku
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;Učiním i to, aby na věky trvalo símě jeho, a trůn jeho jako dnové nebes.
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;Wo aber seine Kinder mein Gesetz verlassen und in meinen Rechten nicht wandeln,
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;Zijn nageslacht zal altijd blijven bestaan en zijn troon is onaantastbaar.
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;Εαν εγκαταλιπωσιν οι υιοι αυτου τον νομον μου και εις τας κρισεις μου δεν περιπατησωσιν
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;Чадата му ако оставят закона Ми, И не ходят в съдбите Ми,
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;אם יעזבו בניו תורתי ובמשפטי לא ילכון׃
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;‎ان ترك بنوه شريعتي ولم يسلكوا باحكامي
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;倘 若 他 的 子 孫 離 棄 我 的 律 法 、 不 照 我 的 典 章 行
‹‹Çocukları yasamdan ayrılır, İlkelerime göre yaşamazsa;倘若 他 的 子孫離棄 我 的 律法 、 不 照 我 的 典章 行
Çok ilkelce.Bardzo prymitywne.
Çok ilkelce.E' ancora molto primitivo.
Çok ilkelce.Ez még igen kezdetleges.
Çok ilkelce.Foarte primitiv.
Çok ilkelce.아직 기초단계입니다.
Çok ilkelce.Sehr primitiv.
Çok ilkelce.Très primitif.
Çok ilkelce.Zeer primitief.
Çok ilkelce.Πολύ πρωτόγονο.
Çok ilkelce.Много примитивно.
Çok ilkelce.מאוד פרימיטיבי.
Çok ilkelce.شيء بدائى جداً .
Çok ilkelce.いずれは形が見え
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.C'était très primaire et plus isolé que tout ce que j'avais connu auparavant.
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.Daerah ini sangat primitif dan terpencil dibandingkan dengan apapun yang pernah saya alami sebelumnya.
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.Det var meget oprindeligt og mere øde end noget sted jeg nogensinde har oplevet.
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.Era foarte primitiv şi mai izolat decât orice experimentasem vreodată înainte.
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.È stata l'eperienza più primitiva e remota che abbia mai fatto prima.
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.Es war ursprünglich und abgelegener als alles, was ich bisher erlebt hatte.
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.Foi muito primitivo e mais remoto do que qualquer outra coisa que já tivesse experimentado.
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.Fue algo muy primitivo y más remoto que cualquier otra cosa experimentada antes.
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.Het was erg oorspronkelijk en verder weg dan wat ik tot dusver had meegemaakt.
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.매우 원시적이고, 제가 전에 경험했던 그 무엇보다 훨씬 먼 과거의 느낌이었죠.
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.Nagyon ősi, és sokkal elszigeteltebb, mint bármilyen más hely, ahol azelőtt jártam.
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.Nó rất ban sơ và còn hẻo lánh hơn những nơi tôi từng tới trước đây.
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.Všetko bolo veľmi pôvodné a odľahlé viac než čokoľvek, čo som dovtedy zažila.
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.Ήταν πολύ πρωτογενής και πιο απομονωμένη από κάθε άλλη προηγούμενή μου εμπειρία.
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.Беше много първично и по-отдалечено, от всичко друго, което бях срещала някога преди.
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.Она была примитивной и более удалённой, чем что-либо, о чём я знала раньше.
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.זה היה מאד ראשוני ויותר מרוחק מכל מה שחוויתי עד אז.
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.كان الأمر بدائياً جداً و بالغ البعد أكثر من أي تجربة أخرى قمت بخوصها من قبل
Çok ilkeldi ve daha önce bulunduğum herhangi bir yerden daha uzaktı.最も原初的で遠い場所でした 特別な体験もしました
Çünkü bu hissettiğim şeyin ilkel bir çığlık olduğu aklıma geldi.제 마음에 다가왔던 그 생각은 마치 감정 폭발같은 느낌이었기 때문입니다.
Çünkü bu hissettiğim şeyin ilkel bir çığlık olduğu aklıma geldi.Parce que ce à quoi j'ai pensé c'était l'impression d'avoir poussé un cri primal.
Çünkü bu hissettiğim şeyin ilkel bir çığlık olduğu aklıma geldi.Pentru că gândul care mi-a venit în minte a fost că acea senzație era asemenea unui țipăt primar.
Çünkü bu hissettiğim şeyin ilkel bir çığlık olduğu aklıma geldi.Perché in mente mi è venuto il fatto che era quello il sentimento che avevo provato, era l'urlo primordiale.
Çünkü bu hissettiğim şeyin ilkel bir çığlık olduğu aklıma geldi.Porque el pensamiento que me vino a la mente era que esa sensación que tenía era como un grito primario.
Çünkü bu hissettiğim şeyin ilkel bir çığlık olduğu aklıma geldi.Weil mir der Gedanke kam, dass das Gefühl, das ich hatte wie ein Urschrei war.
Çünkü bu hissettiğim şeyin ilkel bir çığlık olduğu aklıma geldi.Γιατί η σκέψη που μου ήρθε ήταν το συναίσθημα που είχα ήταν σαν μια πρωτόγωνη φωνή.
Çünkü bu hissettiğim şeyin ilkel bir çığlık olduğu aklıma geldi.Потому что у меня появилась мысль, что это чувство похоже на первобытный крик.
Çünkü bu hissettiğim şeyin ilkel bir çığlık olduğu aklıma geldi.Тъй като мисълта, която дойде в главата ми бе, че това чувство, беше като първичен писък.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod