Bilgisayarlarımız, sistemlerimiz bugün için Apollo'nun ki kadar ilkel olacak.Nuestros ordenadores, nuestros sitemas serán tan primitivos como los del Apolo lo son hoy.
Bilgisayarlarımız, sistemlerimiz bugün için Apollo'nun ki kadar ilkel olacak.Onze computers, onze huidige systemen zullen net zo achterhaald lijken als de Apollo vandaag is voor ons.
Bilgisayarlarımız, sistemlerimiz bugün için Apollo'nun ki kadar ilkel olacak.Os nossos computadores, os nossos sistemas serão tão primitivos como os da Apollo são hoje.
Bilgisayarlarımız, sistemlerimiz bugün için Apollo'nun ki kadar ilkel olacak.Tietokoneemme ja järjestelmämme tulevat olemaan yhtä alkukantaisia kuin Apollon laitteet ovat nykyisin.
Bilgisayarlarımız, sistemlerimiz bugün için Apollo'nun ki kadar ilkel olacak.Unsere Rechner, unsers Systeme werden so primitiv erscheinen, wie jene der Apollo heute.
Bilgisayarlarımız, sistemlerimiz bugün için Apollo'nun ki kadar ilkel olacak.Οι υπολογιστές, τα συστήματά μας θα μοιάζουν πρωτόγονα όπως τα συστήματα του "Απόλλων" σήμερα.
Bilgisayarlarımız, sistemlerimiz bugün için Apollo'nun ki kadar ilkel olacak.Нашите компютри, нашите системи ще бъдат толкова примитивни, колкото на "Аполо" в днешно време.
Bilgisayarlarımız, sistemlerimiz bugün için Apollo'nun ki kadar ilkel olacak.המחשבים שלנו, המערכות שלנו יהיו פרימיטיביות כפי שחללית האפולו פרימיטיבית היום.
Bilgisayarlarımız, sistemlerimiz bugün için Apollo'nun ki kadar ilkel olacak.حواسيبنا ، أنظمتنا ستصبح بدائية كما هو حال أبولو اليوم .
Bilgisayarlarımız, sistemlerimiz bugün için Apollo'nun ki kadar ilkel olacak.それを見て感じるぐらい原始的に見えることでしょう 今の携帯電話はアポロ宇宙船全体よりも高性能です
Biliyoruz ki, bunun çoğu derin geçmişimizdeki ilkel virüslerden geliyor.Beaucoup du bruit vient de virus primitifs au fond de notre passé.
Biliyoruz ki, bunun çoğu derin geçmişimizdeki ilkel virüslerden geliyor.I wiemy nawet, że jeśli chodzi o duża część tej sekwencji, jest w niej nieco bałaganu.
Biliyoruz ki, bunun çoğu derin geçmişimizdeki ilkel virüslerden geliyor.Kita tahu bahwa kebanyakan datang dari virus primitif jauh di dalam masa lalu kita.
Biliyoruz ki, bunun çoğu derin geçmişimizdeki ilkel virüslerden geliyor.우리는 대부분의 그것들이
Biliyoruz ki, bunun çoğu derin geçmişimizdeki ilkel virüslerden geliyor.literalmente sobre el diseño de la secuencia. Y sabemos que mucho de la secuencia, hay algunos ruido allí.
Biliyoruz ki, bunun çoğu derin geçmişimizdeki ilkel virüslerden geliyor.Sabemos que muito disso vem de vírus primitivos profundos em nosso passado.
Biliyoruz ki, bunun çoğu derin geçmişimizdeki ilkel virüslerden geliyor.Sappiamo che gran parte deriva da virus primitivi nella notte dei tempi
Biliyoruz ki, bunun çoğu derin geçmişimizdeki ilkel virüslerden geliyor.Víme, že hodně z toho pochází z primitivních virů z dávné minulosti.
Biliyoruz ki, bunun çoğu derin geçmişimizdeki ilkel virüslerden geliyor.We weten dat veel komt van primitive virussen ver in ons verleden
Biliyoruz ki, bunun çoğu derin geçmişimizdeki ilkel virüslerden geliyor.Знаем, че част от него идва от примитивни вируси, идващи от далечното ни минало.
Biliyoruz ki, bunun çoğu derin geçmişimizdeki ilkel virüslerden geliyor.Це стало наслідком розвитку привітивних вірусів в минулому.
Biliyoruz ki, bunun çoğu derin geçmişimizdeki ilkel virüslerden geliyor.מהעבר הרחוק שלנו.
Biliyoruz ki, bunun çoğu derin geçmişimizdeki ilkel virüslerden geliyor.ونعلم ايضا ان الكثير منها ياتي من فيروسات بدائيه وجدت في عمق
Biliyoruz ki, bunun çoğu derin geçmişimizdeki ilkel virüslerden geliyor.多くありる。
Bir gece fırtına Karadeniz'in .-- dört doğal olmayan savaş ilkel unsurları .-- It'sa püskürdü sağlık .--그것은 자정 강풍에 흑해의 .-- 그것은 네 가지의 변칙적인 전투의 불안한 요소 .-- 즐기는 반발 히스 .--
Bir gece fırtına Karadeniz'in .-- dört doğal olmayan savaş ilkel unsurları .-- It'sa püskürdü sağlık .--זה הים השחור בסערה חצות .-- זה קרבי טבעי של ארבע אלמנטים ראשוניים .-- it'sa פוצץ הית .--
Bir gece fırtına Karadeniz'in .-- dört doğal olmayan savaş ilkel unsurları .-- It'sa püskürdü sağlık .--プライマル要素.-- It'saブラストヒース.-- It'sa北方の常春の国の住人の冬のシーン.--それは時間の氷に閉ざされたストリームの最新アップです。
Bir kişi ne kadar ilkel olursa olsun, bebeklerini alıp onlar bilim insanı yapabilirsin.Tidak peduli seberapa primitif seseorang, jika Anda mengambil bayi mereka
Birlik yetkilerinin kullanımı, ikincillik ve oransallık ilkelerine göre yönlendirilir.Az uniós hatáskörök gyakorlására a szubszidiaritás és arányosság elvei az irányadók.
Birlik yetkilerinin kullanımı, ikincillik ve oransallık ilkelerine göre yönlendirilir.El ejercicio de las competencias de la Unión se rige por los principios de subsidiariedad y proporcionalidad.
Birlik yetkilerinin kullanımı, ikincillik ve oransallık ilkelerine göre yönlendirilir.Izvrševanje pristojnosti Unije urejata načeli subsidiarnosti in sorazmernosti.
Birlik yetkilerinin kullanımı, ikincillik ve oransallık ilkelerine göre yönlendirilir.L’esercizio delle competenze dell’Unione si fonda sui principi di sussidiarietàe proporzionalità.
Birlik yetkilerinin kullanımı, ikincillik ve oransallık ilkelerine göre yönlendirilir.O exercício das competências da União rege-se pelos princípios da subsidiariedade eda proporcionalidade.
Birlik yetkilerinin kullanımı, ikincillik ve oransallık ilkelerine göre yönlendirilir.Udøvelsen af Unionens beføjelser er underlagt nærhedsprincippet og proportionalitetsprincippet.
Birlik yetkilerinin kullanımı, ikincillik ve oransallık ilkelerine göre yönlendirilir.Výkon právomocí únie sa riadi zásadou subsidiarity aproporcionality.
Birlik yetkilerinin kullanımı, ikincillik ve oransallık ilkelerine göre yönlendirilir.Výkon působnosti Unie upravují zásady subsidiarity a proporcionality.
Birlik yetkilerinin kullanımı, ikincillik ve oransallık ilkelerine göre yönlendirilir.Wykonywanietych kompetencji podlega zasadom pomocniczości i proporcjonalności.
Birlik yetkilerinin kullanımı, ikincillik ve oransallık ilkelerine göre yönlendirilir.Принципите на субсидиарност и пропорционалност регулират упражняването на тези компетентностите.
Bir tür ilkel çorbamız var.Donc nous avons cette sorte de soupe primitive.
Bir tür ilkel çorbamız var.Então nós temos esta espécie de sopa primordial.
Bir tür ilkel çorbamız var.Hay una especie de caldo primigenio.
Bir tür ilkel çorbamız var.Így hát van valamiféle ős-levesünk.
Bir tür ilkel çorbamız var.Jadi ada semacam sup purba.
Bir tür ilkel çorbamız var.그래서 우리에게는 원시적인 수프가 있습니다
Bir tür ilkel çorbamız var.Mamy jakiś rodzaj pierwotnej zupy.
Bir tür ilkel çorbamız var.Și deci avem un fel de supă primordială.
Bir tür ilkel çorbamız var.Takže máme nějakou pravěkou polévku.
Bir tür ilkel çorbamız var. Ve bu tüm 20 amino aside iyi bir kaynak oluyor.Quindi c'è questa specie di brodo primordiale, che si rivela una buona fonte di tutti e 20 gli aminoacidi.
Bir tür ilkel çorbamız var. Ve bu tüm 20 amino aside iyi bir kaynak oluyor.Έτσι έχουμε ένα είδος αρχέγονης σούπας. η οποία τυχαίνει να είναι μια καλή πηγή με όλα τα 20 αμινοξέα.
Bir tür ilkel çorbamız var. Ve bu tüm 20 amino aside iyi bir kaynak oluyor.Отож маємо так звану первинну суміш елементів, яка може служити хорошим джерелом для всіх 20 амінокислот.
Bir tür ilkel çorbamız var.Vì thế chúng tôi có một số loại hỗn hợp căn bản
Bir tür ilkel çorbamız var.We hebben een soort oersoep.
Bir tür ilkel çorbamız var.Wir haben also irgendeine Art Ursuppe.
Bir tür ilkel çorbamız var.Есть некий первичный суп.
Bir tür ilkel çorbamız var.Така че ние имаме някаква първична супа.
Bir tür ilkel çorbamız var.כך שיש לנו מין מרק קדמוני.
Bir tür ilkel çorbamız var.لذا فلدينا ما يشبه الحساء الأولى.
Bir tür ilkel çorbamız var.これがたまたま 20種もの
Bosnalılar tarafından inanılmaz, ilkeli bir çaba ile gerçekleştirildi.엄청난, 원칙에 입각한 노력에 의해 이루어진 것인데 물론 보스니아인 자신들의 노력 또한 굉장히 컸습니다.
Bosnalılar tarafından inanılmaz, ilkeli bir çaba ile gerçekleştirildi.של קהילייה בינלאומית, ומעל לכל, כמובן, ע"י הבוסנים עצמם.