Çalışmalar Bologna sürecinin temel ilkelerine uygun olarak yürütülmektedir.Štúdium sa vykonáva v súlade s hlavnými zásadami Bolonského procesu.
1817 senesinde kendisine ün kazandıran eseri "Ekonomi Politiğin ve Vergilendirmenin İlkeleri"ni yayımlamıştır.V roku 1817 vyšlo jeho najznámejšie dielo "Zásady politickej ekonómie a zdaňovania".
Bu ilkeler derleyicileri daha hızlı kod üretmesine olanak sağlamıştır.To umožnilo aj ankedotám vznikať rýchlejšie.
Liberal demokrasi, liberalizmin temel ilkelerini esas alan, temsili demokrasiye dayalı hükümet şeklidir.Ostro útočí na model liberálneho demokratického štátu.
İlkel nüklit berilyum-9 kararlı berilyum izotoplarına örnektir.Nukleónové číslo jediného stabilného izotopu berýlia.
Bir şekilde ilkel atalarına çekmişlerdir.Zapojil sa do hnutia vlasteneckých kňazov.
Sosyal sözleşme anayasal demokrasinin normatif ilkelerini içerir.Ústavnoprávne požiadavky súvisia hlavne s dodržovaním princípov slobodných demokratických volieb.
Hükûmetin temel ilkelerini içerir ve üniter bir merkezi devlet olarak Türkiye'yi tanımlar.Stanovuje hlavné princípy vládnutia a ustanovuje Turecko ako unitárny a centralizovaný štát.
İlkelerin iki odak noktası, sürekli gelişme ve insanlara saygıdır.Dve ključni točki načela sta nenehne izboljšave in spoštovanja ljudi.
İnsani gelişme 9-11 arasındaki ilkelerin odağıdır.Človekov razvoj je osredotočen v načelih od 9 do 11.
Lovecraft; karanlık, ilkel barbarlıkla mücadele eden medeniyet fikrini sıklıkla ele aldı.Lovecraft se je pogosto ukvarjal z idejo o civilizaciji, ki se upira bolj barbarskim in primitivnim elementom.
Bazı saçak teoriler ilkel bilimdir diğerleri ise sözde bilimdirler.Nekatere mejne teorije imajo obliko prvotnih znanosti, druge pa psevdoznanosti.
Bu ilkel göçebe hayatının bir ölçüde Şairin düşgücünü cezbettiği görülmektedir.Nihče se ne pritožuje nad tem preobratom v življenju pesnika!
İnsanlara saygı ile ilgili ilkeler, saygı ve ekip çalışması oluşturma yollarını içerir.Načela, ki se nanašajo na spoštovanje ljudi, vključujejo načini izgradnje spoštovanja in timskega dela.
Bir şekilde ilkel atalarına çekmişlerdir.Predvsem so na licejih duhovnike strokovno izobraževali.
Dirençli hipertansiyonun tedavisine dair rehber ilkeler Birleşik Krallık'ta yayımlanmıştır. and the US.Smernice za zdravljenje odpornega visokega krvnega tlaka so objavili v Združenem kraljestvu in v ZDA.
Eski Mısır matematikçileri, Pisagor teoremi'nin altında yatan ilkelere ilişkin bir kavrayışa sahiptiler.Staroegipčanski matematiki so doumeli načelo Pitagorovega izreka.
6-8 yolcu kapasitesine sahip, nispeten ilkel kontrplak yapısına rağmen ekonomik ve dayanıklı bir uçaktı.Dragon Rapide je kljub leseni konstrukciji veljal za ekonomično in trdoživo letalo.
Parlamento, kapitalizm ilkeleri doğrultusunda iç piyasada özgür rekabeti önleyici bütün engelleri kaldırmıştı.To pomeni, da je konkurenca v smislu prvotnih pravil kapitalizma dejansko prenehala obstajati.
Eşitlik, özgürlük ve adalet ilkeleri yaygınlaşmaya başladı.Kova už laisvę, teisingumą ir meilę prasideda.
"İlkel insanlar" gibi, ama bunlar ilkel güçlü vampirler.Disciplinos – ypatingos antgamtinės vampyrų galios.
İlk olarak 1523'te,Fransiskan misyoner Pedro de Gante tarafından yerliler için ilkel okullar açılmıştı.Viena iš pirmųjų indėnų mokyklų buvo įkurta 1523 m. Fray Pedro de Gante.
Notokord ya da Notokorda; kordatların (sırtipliklilerin) ilkel iskeletine denir.Snigimu arba snygiu yra vadinamas kietųjų kritulių (snaigių) kritimas.
Üç ilkel toplulukta bu rol farklılığını incelemiştir.Bendrai paėmus uždavinyje pateiktos trys skirtingi matų princesėmis būdai.
Bu temel ilkeler, tüm hastalar için geçerlidir.Tačiau kai kurie ligos bruožai yra bendri visiems sergantiesiems.
İlkel nüklit berilyum-9 kararlı berilyum izotoplarına örnektir.Apytikslė berilio atominė masė lygi devyniems.
Bu fikir Budizm’in de temel ilkelerden biri olarak kabul edilir.Tai viena iš pagrindinių budizmo idėjų.
Bunlardan ilk üçü coğrafyanın dayanak ilkeleridir.Žvaigždės buvo pirmasis šių trijų prabudusių Elfų išvystas dalykas.
Benzer ilkeler sonra balistik füzeler için atalet navigasyon sistemleri geliştirmede kullanıldı.Edaspidi sai prioriteediks tahkekütusega mandritevaheliste ballistiliste rakettide väljatöötamine.
Bu tanrıça İlkel-Kentçe'den türetilmiştir (Ad-sūg-lat-ā).Tume kujunes endise Tume mõisa (Tummen) juurde.
Taşşa, Keloğlan’ın önsel ve ilkel biçimidir.Ene Läkk, "Teejuht – isepäine ja originaalne".
İlkel kabilelerde aynı klanın üyeleri birbirleriyle evlenemez ve cinsel ilişkiye giremezdi.Klanni liikmed ei tohi omavahel abielluda.
Kangurumsuların (Macropodoidea) arasında en ilkelleri olarak kabul edilir.Kõige primitiivsemateks peetakse pihklaliste (Myxiniformes) seltsi.
(Sizi ilkel yaratıklar, beni dinleyin!(Kõrgesti austatud härra!
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.A fome estava a ser usada como uma arma de destruição maciça, primitiva mas extremamente eficaz.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.A nélkülözés a tömegpusztítás fegyvere lett -- primitív, de rendkívül hatásos.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Das Aushungern wurde als Massenvernichtungswaffe eingesetzt - primitiv, aber extrem wirkungsvoll.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Głód stał się bronią masowego rażenia. Prymitywną, ale niezwykle skuteczną.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Înfometarea era folosită ca o armă de distrugere în masă -- primitivă, dar extrem de eficientă.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.굶주림은 대량학살의 무기로서 이용되었습니다. 원시적이지민 매우 효과적입니다.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.La fame veniva usata come arma di distruzione di massa - metodo primitivo ma estremamente efficace.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.La famine était utilisée comme une arme de destruction de masse - primitive mais extrêmement efficace.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.La hambruna se usaba como un arma de destrucción masiva -- primitiva, pero extremadamente efectiva.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Nälkiinnyttämistä käytettiin joukkotuhoaseena -- primitiivistä, mutta äärimmäisen tehokasta.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Глада беше използван като оръжие на масово унищожение -- примитивно, но доста ефективно.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Голод использовался как оружие массового уничтожения — примитивное, но чрезвычайно эффективное.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.הרעב נוצל ככלי-נשק להרג המוני-- פרימיטיבי אבל יעיל ביותר.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.كان التجويع يُستخدم كسلاح للدمار الشامل-- بدائي لكنه فعّال بشدة.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.原始的ながら、極めて有効でした 何十万人もの人々が、ゆっくりと、苦痛に満ちて
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Afrika síkságain sétál.
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.여러분은 아프리카 평원을 걷는 인류의 조상입니다.
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.삼백만년 전 인류의 조상입니다.
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Sie sind ein Hominid im afrikanischen Flachland.
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Вы гоминид, идущий по африканским просторам.
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.צועדת בערבות אפריקה.
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.שאת הומינידית הצועדת בערבות אפריקה.
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.انت من اسلاف البشر تتجول في سهول افريقيا
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.تتمشى على سهول افريقيا
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.お名前はルーシーです いいですね?
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.今のは 風でしたか それとも 危険な捕食者ですか