Ana içeriğe geç
Sözlük

ilke ile cümle

ilke kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.Kuitenkin hän pelasti hurskaan Lootin, jota rietasten vaellus irstaudessa vaivasi;
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.Liberò invece il giusto Lot, angustiato dal comportamento immorale di quegli scellerati
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.Maar de Here redde Lot uit Sodom, omdat die aan Zijn kant stond.
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.Men han frälste den rättfärdige Lot, som svårt pinades av de gudlösa människornas lösaktiga vandel.
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.nếu Ngài đã giải cứu người công bình là Lót, tức là kẻ quá lo vì cách ăn ở luông tuồng của bọn gian tà kia,
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.nếu Ngài đã giải_cứu người công_bình là Lót , tức_là kẻ quá lo vì cách ăn_ở luông_tuồng của bọn gian_tà kia ,
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.og fridde ut den rettferdige Lot, som plagedes ved de ugudeliges skamløse ferd
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.og udfriede den retfærdige Lot, som plagedes af de ryggesløses uterlige Vandel,
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.şi dacă a scăpat pe neprihănitul Lot, care era foarte întristat de viaţa destrăbălată a acestor stricaţi;
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.y si rescató al justo Lot, quien era acosado por la conducta sensual de los malvado
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.και ηλευθερωσε τον δικαιον Λωτ καταθλιβομενον υπο της ασελγους διαγωγης των ανομων
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.а ізбавив праведного Лота, омерзенного розпустним життєм безбожників;
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.а праведного Лота, утомленного обращением между людьми неистово развратными, избавил
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.са безводни кладенци, мъгли тласкани от буря, за които е запазена мрачна тъмнина [до века].
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.ויצל את לוט הצדיק אשר הלאוהו אנשי בליעל ההם בדרך זמתם׃
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.وانقذ لوطا البار مغلوبا من سيرة الاردياء في الدعارة.
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.只 搭 救 了 那 常 為 惡 人 淫 行 憂 傷 的 義 人 羅 得
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.只 搭救 了 那 常 為惡 人 淫行 憂傷 的 義人 羅得
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.Aber es ist nicht möglich gute Politik zu machen, wenn man Dinge nicht offenlegt.
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.Ale chowanie spraw do szuflady nie pomaga w prowadzeniu dobrej polityki.
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.Ale neděláme dobrou politiku tím, že schováváme věci do zásuvky.
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.Ale nie je to dobrá taktika, keď skrývame veci do zásuvky.
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.Dar nu se adoptă politici bune ascunzând problemele într-un sertar.
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.De nem jó politika a dolgokat a szőnyeg alá söpörni.
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.하지만 우리는 물건들을 서랍장에 숨김으로써 좋은 정책들을 만들어내지 않는다.
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.Maar met dingen in een lade verstoppen, voer je geen goed beleid.
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.Mais on ne fait pas de bonne politique en cachant les choses.
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.Ma non si fanno scelte sagge nascondendo le cose sotto il tappeto.
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.Namun Anda tidak bisa membuat keputusan bagus dengan menyembunyikan hal ini.
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.Nhưng bạn không làm chính sách tốt bằng cách ẩn những điều trong một ngăn kéo.
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.Pero no se puede hacer buena política escondiendo cosas en un armario.
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.Но добра политика не се прави, като криеш нещата в някое чекмедже.
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.Но умалчивание — это тоже не слишком хорошая политика.
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.אבל זאת אינה מדיניות טובה להחביא דברים במגירה.
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.ولكنك لا يمكنك وضع سياسة جيدة عن طريق إخفاء الأشياء في الادراج.
Ama olayları çekmeceye tıkarak iyi ilkeler oluşturamazsınız.ここで質問を三つと引用を一つ ご紹介したいと思います
Ancak, bunun olanaklı ve konu ile ilgili olması için riayet edilmesi gereken birkaç ilke vardır:Création d’un observatoire national des drogues: manuel conjoint
Ancak, bunun olanaklı ve konu ile ilgili olması için riayet edilmesi gereken birkaç ilke vardır:No obstante, para que tal contribución sea posible y pertinente, deberán respetarse algunos principios:
Ancak, bunun olanaklı ve konu ile ilgili olması için riayet edilmesi gereken birkaç ilke vardır:Однако чтобы такое участие было возможно и приемлемо, следует соблюсти несколько принципов:
--Ancak bu sefer ilkel şartlarda çalışıyoruz, saf kimyasallar kullanmıyoruz.보이기도 했습니다 하지만 순수한 물질이 아닌 원시시대의 조건을 가지고 실험을 했습니다
--Ancak bu sefer ilkel şartlarda çalışıyoruz, saf kimyasallar kullanmıyoruz.lavorando solo su condizioni primordiali, senza usare sostanze chimiche pure.
--Ancak bu sefer ilkel şartlarda çalışıyoruz, saf kimyasallar kullanmıyoruz.lucrând doar cu regimuri primordiale, fără chimicale pure.
--Ancak bu sefer ilkel şartlarda çalışıyoruz, saf kimyasallar kullanmıyoruz.Tentokrát však pracujeme v neupravených podmínkách, bez čistých chemikálií.
--Ancak bu sefer ilkel şartlarda çalışıyoruz, saf kimyasallar kullanmıyoruz.Tiada zat-zat kimia murni.
--Ancak bu sefer ilkel şartlarda çalışıyoruz, saf kimyasallar kullanmıyoruz.בדומה למה שראינו קודם -- אבל שוב, זה כשעובדים בתנאים קדמוניים, ללא כימיקלים טהורים.
--Ancak bu sefer ilkel şartlarda çalışıyoruz, saf kimyasallar kullanmıyoruz.شبيهاً بما رأينا سابقاً - لكن، ثانيةً، بالعمل في ظروف بدائية فقط، بدون مركبات كيميائية نقية.
--Ancak bu sefer ilkel şartlarda çalışıyoruz, saf kimyasallar kullanmıyoruz.でも原始的な条件の下で行い 純粋な物質はありません これもタールで作ったプロトセルです
Archaeopteryx, ilkel bir kuş, onun hala ilkel bir eli vardı.Archaeopterix, o pasăre, una primitivă, încă are acea mână foarte primitivă.
Archaeopteryx, ilkel bir kuş, onun hala ilkel bir eli vardı.Archaeopteryx, čo je primitívny vták, mal ruku ešte veľmi zaostalú.
Archaeopteryx, ilkel bir kuş, onun hala ilkel bir eli vardı.Archaeopteryx, což je primitivní pták, měl ruku ještě velmi zaostalou.
Archaeopteryx, ilkel bir kuş, onun hala ilkel bir eli vardı.Archaeopteryx, dat is een vogel, een primitieve vogel, heeft nog steeds die erg primitieve hand.
Archaeopteryx, ilkel bir kuş, onun hala ilkel bir eli vardı.Archaeopteryx, prymitywny ptak również posiadał takie łapy.
Archaeopteryx, ilkel bir kuş, onun hala ilkel bir eli vardı.Archaeopteryx, qui est un oiseau, un oiseau primitif, possède encore cette main très primitive.
Archaeopteryx, ilkel bir kuş, onun hala ilkel bir eli vardı.Archaeopteryx, som är en fågel, en primitiv fågel, hade fortfarande den mycket primitiva handen.
Archaeopteryx, ilkel bir kuş, onun hala ilkel bir eli vardı.Archaeopteryx, som er en primitiv fugl, har stadig den meget primitive hånd.
Archaeopteryx, ilkel bir kuş, onun hala ilkel bir eli vardı.Arkeopterix, yang merupakan burung, seekor burung primitif, masih punya tangan yang sangat primitif itu.
Archaeopteryx, ilkel bir kuş, onun hala ilkel bir eli vardı.Az archaeopteryx, amely egy madár, egy primitív madár, szintén rendelkezik azokkal a nagyon primitív kezekkel.
Archaeopteryx, ilkel bir kuş, onun hala ilkel bir eli vardı.Der Archaeopteryx, ein Vogel, ein primitiver Vogel, hat diese sehr primitive Hand noch.
Archaeopteryx, ilkel bir kuş, onun hala ilkel bir eli vardı.El archaeopteryx, un ave primitiva, todavía tiene esa mano muy primitiva.
Archaeopteryx, ilkel bir kuş, onun hala ilkel bir eli vardı.시조새, 이 원시적인 조류는 여전히 원시적인 손을 가지고 있습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod