Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Înfometarea era folosită ca o armă de distrugere în masă -- primitivă, dar extrem de eficientă.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.굶주림은 대량학살의 무기로서 이용되었습니다. 원시적이지민 매우 효과적입니다.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.La fame veniva usata come arma di distruzione di massa - metodo primitivo ma estremamente efficace.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.La famine était utilisée comme une arme de destruction de masse - primitive mais extrêmement efficace.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.La hambruna se usaba como un arma de destrucción masiva -- primitiva, pero extremadamente efectiva.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Nälkiinnyttämistä käytettiin joukkotuhoaseena -- primitiivistä, mutta äärimmäisen tehokasta.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Глада беше използван като оръжие на масово унищожение -- примитивно, но доста ефективно.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Голод использовался как оружие массового уничтожения — примитивное, но чрезвычайно эффективное.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.הרעב נוצל ככלי-נשק להרג המוני-- פרימיטיבי אבל יעיל ביותר.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.كان التجويع يُستخدم كسلاح للدمار الشامل-- بدائي لكنه فعّال بشدة.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.原始的ながら、極めて有効でした 何十万人もの人々が、ゆっくりと、苦痛に満ちて
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Afrika síkságain sétál.
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.여러분은 아프리카 평원을 걷는 인류의 조상입니다.
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.삼백만년 전 인류의 조상입니다.
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Sie sind ein Hominid im afrikanischen Flachland.
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.Вы гоминид, идущий по африканским просторам.
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.צועדת בערבות אפריקה.
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.שאת הומינידית הצועדת בערבות אפריקה.
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.انت من اسلاف البشر تتجول في سهول افريقيا
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.تتمشى على سهول افريقيا
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.お名前はルーシーです いいですね?
Afrika ovalarında yürüyen bir ilkel insansınız.今のは 風でしたか それとも 危険な捕食者ですか
Ama biliyor musunuz, düne kadar bizim ilkemizde çocuk felci yoktu diyelim.Vous savez quoi ? Nous n'avions pas la polio dans ce pays hier.
Ama biliyor musunuz, düne kadar bizim ilkemizde çocuk felci yoktu diyelim.A viete čo? Možno sme nemali detskú obrnu v tejto krajine včera.
Ama biliyor musunuz, düne kadar bizim ilkemizde çocuk felci yoktu diyelim.A víte co? Včera jsme v této zemi obrnu neměli.
Ama biliyor musunuz, düne kadar bizim ilkemizde çocuk felci yoktu diyelim.A wiecie co? Nie mieliśmy polio wczoraj.
Ama biliyor musunuz, düne kadar bizim ilkemizde çocuk felci yoktu diyelim.En weet je wat? Gisteren kwam polio hier niet meer voor.
Ama biliyor musunuz, düne kadar bizim ilkemizde çocuk felci yoktu diyelim.E sabem uma coisa? Não tivemos pólio neste país, ontem.
Ama biliyor musunuz, düne kadar bizim ilkemizde çocuk felci yoktu diyelim.És tudják mit? Tegnap nem volt polio ebben az országban.
Ama biliyor musunuz, düne kadar bizim ilkemizde çocuk felci yoktu diyelim.이 나라에서 어제까지는 소아마비가 없었습니다.
Ama biliyor musunuz, düne kadar bizim ilkemizde çocuk felci yoktu diyelim.Ma sapete una cosa? Ieri non avevamo la polio negli Stati Uniti.
Ama biliyor musunuz, düne kadar bizim ilkemizde çocuk felci yoktu diyelim.Ştiţi ceva? Ieri nu existau cazuri de poliomielită în acestă ţară.
Ama biliyor musunuz, düne kadar bizim ilkemizde çocuk felci yoktu diyelim.Und wissen Sie was? Wir hatten in diesem Land gestern keine Kinderlähmung.
Ama biliyor musunuz, düne kadar bizim ilkemizde çocuk felci yoktu diyelim.Y ¿saben qué? No tuvimos polio en este país ayer.
Ama biliyor musunuz, düne kadar bizim ilkemizde çocuk felci yoktu diyelim.Και ξέρετε κάτι; Δεν είχαμε πολιομυελίτιδα στη χώρα μας χτες.
Ama biliyor musunuz, düne kadar bizim ilkemizde çocuk felci yoktu diyelim.И знаете ли какво? Нямахме полиомелит в тази страна вчера.
Ama biliyor musunuz, düne kadar bizim ilkemizde çocuk felci yoktu diyelim.Только знаете что? У нас вчера не было полиомиелита.
Ama biliyor musunuz, düne kadar bizim ilkemizde çocuk felci yoktu diyelim.לא היה לנו פוליו במדינה אתמול.
Ama biliyor musunuz, düne kadar bizim ilkemizde çocuk felci yoktu diyelim.لم يكن عندنا شلل الأطفال أمس في هذا البلد .
Ama biliyor musunuz, düne kadar bizim ilkemizde çocuk felci yoktu diyelim.今日は?知りませんよ ラゴスから今朝飛行機に乗って
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Ale predbežné zákroky a preventívne princípy sa nemôžu vyhnúť problémom, ktoré sme ešte nepredvídali.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Ale žádná opatření, a žádný princip prevence nezabrání problémům, které ještě neumíme předvídat.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Ale żadne środki ostrożności ani zapobiegawcze nie pozwolą uniknąć problemów, których jeszcze nie znamy.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.De semmilyen elővigyázat és semmilyen megelőző elv, nem képes elkerülni még előre nem látható problémákat.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.하지만 미처 예상치 못한 문제까지 모두 예방할 수 있는 사전 조치나 대책은 없으므로,
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Maar geen voorzorgen en geen voorzorgsbeginsel kunnen problemen voorkomen die we niet kunnen voorzien.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Ma nessuna precauzione, e nessun principio precauzionale, può evitare dei problemi che ancora non prevediamo.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Mas não existem precauções, nem principio precaucional, pode evitar problemas que não conseguimos prever.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Nhưng không cảnh báo nào, hay quy tắc cảnh báo nào, có thể tránh được những vấn đề mà ta chưa thấy được.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Pero ninguna precaución, y ningún principio de precaución, puede evitar problemas que aún no visualizamos.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.אבל שום אמצעי זהירות, ושום עיקרון של אמצעי זהירות, יכול להימנע מבעיות שאנו עדיין לא יכולים לחזות.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.ولكن ليس هناك احتياطات أو مباديء للاحتياطات تمكننا من تجنب المشكلات التي حتى لا نتوقعها.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.まだ予知されていない問題の 解決策とはなりません 故に 我々は単なる問題回避ではなく
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.A spravedlivého Lota, ztrápeného těch nešlechetníků chlipným obcováním, vytrhl.
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.A sprawiedliwego Lota, onych niezbożników rozpustnem obcowaniem strapionego, wyrwał.
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.e se livrou ao justo Ló, atribulado pela vida dissoluta daqueles perversos
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.[ha] megszabadította az igaz Lótot, a ki az istenteleneknek fajtalanságban való forgolódása miatt elfáradt;
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.in pravičnega Lota, trpečega od razuzdanega vedenja krivičnikov, je otel
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.I spravedlivého Lota, strápeného až do ustania bezúzdnym životom bezbožníkov, vytrhol.
Ama ilke tanımayan kişilerin sefih yaşayışından azap duyan doğru adam Lutu kurtardı.무법한 자의 음란한 행실을 인하여 고통하는 의로운 롯을 건지셨으니