Aufbau ilkesi tahmine dayanmaktadır.Darbo principas pagrįstas laukimu eilėje.
Üzerinde tartışılan dört temel ilke olduğu belirtilebilir.Galima išskirti keturis pagrindinius tarpusavyje konkuruojančius požiūrius.
Notokord ya da Notokorda; kordatların (sırtipliklilerin) ilkel iskeletine denir.Snigimu arba snygiu yra vadinamas kietųjų kritulių (snaigių) kritimas.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.Savęs stebėjimas yra paremtas proto „valymu“.
Bu sebeple bilgi üretemediği konularda Tanrının bileceğini savunmuştur. O’na göre “ruh yaşamın ilkesidir”.Teigiama, kad Dievas nežino jokio blogio, nes priešingu atveju jis būtų jo pradininkas.
Üç ilkel toplulukta bu rol farklılığını incelemiştir.Bendrai paėmus uždavinyje pateiktos trys skirtingi matų princesėmis būdai.
Bu temel ilkeler, tüm hastalar için geçerlidir.Tačiau kai kurie ligos bruožai yra bendri visiems sergantiesiems.
Bu yüzden karşılanım ilkesi doğrudur.Tokiu būdu gauta išvada yra teisinga.
Bu fikir Budizm’in de temel ilkelerden biri olarak kabul edilir.Tai viena iš pagrindinių budizmo idėjų.
Bunlardan ilk üçü coğrafyanın dayanak ilkeleridir.Žvaigždės buvo pirmasis šių trijų prabudusių Elfų išvystas dalykas.
Benzer ilkeler sonra balistik füzeler için atalet navigasyon sistemleri geliştirmede kullanıldı.Edaspidi sai prioriteediks tahkekütusega mandritevaheliste ballistiliste rakettide väljatöötamine.
Bu ilkeyle beraber, herhangi farkında olmadığımız zaman diliminde sonsuz tane algı vardır.Nagu öeldud, pole isegi mitte lõpmatu vanus millegi eksisteerimise põhjus.
Taşşa, Keloğlan’ın önsel ve ilkel biçimidir.Ene Läkk, "Teejuht – isepäine ja originaalne".
Wankel motoru dört zaman ilkesine göre çalışmaktadır.Mootori töö tsükkel oli neljataktiline.
Belirsizlik ilkesi, 1927 yılında Werner Heisenberg tarafından öne sürüldü.Koordinaadi ja impulsi puhul kirjeldas seda esimesena Werner Heisenberg 1927.
Aristoteles’te çelişkisizlik ilkesinin değerlendirilmesi problematolojik bir tümdengelimdir mesela.Tundub, nagu Aristoteles ei pöörduks nende poole, kes näiteks õigluse väärtuses kahtlevad.
Ketuhanan yang Maha Esa: Bu ilke Endonezya halkının bir tanrıya inandığını belirtir.Niiviisi andis ta juuresolevatele inglitele teada, et on olemas teine Jumal.
Kangurumsuların (Macropodoidea) arasında en ilkelleri olarak kabul edilir.Kõige primitiivsemateks peetakse pihklaliste (Myxiniformes) seltsi.
Geçmiş nedensellik ilkesi bir mucizedir.Suhtluse ajalugu on sisesuhtluse eellugu.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.Sellised algelised kirjeldused on vastuolus soovitusega "Head kommentaarid ... selgitavad kavatsust".
Başka bir temel ilke, bütünün parçaların toplamından daha büyük olmasıdır.2) Võib ka olla, et organismil kui tervikul on suurem väärtus kui osade väärtuste summa.
Bu eseriyle beraber hukuka pek çok ilke kazandırmıştır.Law'l oli põhjust Loojat päris mitme asja eest tänada.
(Sizi ilkel yaratıklar, beni dinleyin!(Kõrgesti austatud härra!
Pareto ilkesi, 80/20 kuralı olarak da bilinir.Nn 80/20 reegel ehk Pareto printsiip pärineb tema tööst.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.1.A delimitação das competências da União rege-se pelo princípio da atribuição.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.1.Afgrænsningen af Unionens beføjelser er underlagt princippet om kompetencetildeling.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.(1)Az Unió hatásköreinek elhatárolására a hatáskör-átruházás elve az irányadó.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.1.De afbakening van de bevoegdheden van de Unie wordt beheerst door hetbeginsel van bevoegdheidstoedeling.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.(1)Für die Abgrenzung der Zuständigkeiten der Union gilt der Grundsatz derbegrenzten Einzelermächtigung.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.1.Granice kompetencji Unii wyznacza zasada powierzenia.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.1.La delimitación de las competencias de la Unión se rige por el principio deatribución.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.1.La delimitazione delle competenze dell’Unione si fonda sul principio diattribuzione.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.1.Razmejitev pristojnosti Unije je urejena po načelu omejenega posamičnegapooblastila.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.1.Vymedzenie právomocí únie sa riadi zásadou ich prenesenia.
1.Birlik yetkilerinin sınırları, yetkilendirme ilkesine göre belirlenir.1.Vymezení působnosti Unie upravuje zásada svěření.
(5 ilke aynı olmalıdır.)(5 princípios orientadores devem ser os mesmos.)
(5 ilke aynı olmalıdır.)(5 αρχέ piρέpiει να είναι οι ίδιε.)
(5 ilke aynı olmalıdır.)(5 различават, ръководните принципи се запазват.)
6.Birlik bütçesi, makul mali yönetim ilkesine uygun olarak uygulanır.(3)Alle Bürgerinnen und Bürger haben das Recht, am demokratischen Lebender Union teilzunehmen.
6.Birlik bütçesi, makul mali yönetim ilkesine uygun olarak uygulanır.6.Budżet Unii jest wykonywany zgodnie z zasadąnależytego zarządzaniafinansami.
6.Birlik bütçesi, makul mali yönetim ilkesine uygun olarak uygulanır.6.Bugetul Uniunii se executăîn conformitate cu principiul bunei gestionărifinanciare.
6.Birlik bütçesi, makul mali yönetim ilkesine uygun olarak uygulanır.6.De begroting van de Unie wordt uitgevoerd volgens het beginsel van goedfinancieel beheer.
6.Birlik bütçesi, makul mali yönetim ilkesine uygun olarak uygulanır.6.El presupuesto de la Unión se ejecutará con arreglo al principio de buenagestión financiera.
6.Birlik bütçesi, makul mali yönetim ilkesine uygun olarak uygulanır.6.Il bilancio dell’Unione è eseguito in conformità del principio di buonagestione finanziaria.
6.Birlik bütçesi, makul mali yönetim ilkesine uygun olarak uygulanır.6.Le budget de l’Union est exécuté conformément au principe de la bonnegestion financière.
6.Birlik bütçesi, makul mali yönetim ilkesine uygun olarak uygulanır.6.Proračun Unije se izvršuje v skladu z načelom dobrega finančnega poslovodenja.
6.Birlik bütçesi, makul mali yönetim ilkesine uygun olarak uygulanır.6.Rozpočet únie sa realizuje vsúlade so zásadou riadneho finančného hospodárenia.
6.Birlik bütçesi, makul mali yönetim ilkesine uygun olarak uygulanır.6.Unionens budget gennemføres i overensstemmelse med princippet om forsvarlig økonomisk forvaltning.
6.Birlik bütçesi, makul mali yönetim ilkesine uygun olarak uygulanır.6.Unionens budget skall genomföras i överensstämmelse med principerna fören sund ekonomisk förvaltning.
6.Birlik bütçesi, makul mali yönetim ilkesine uygun olarak uygulanır.6.Unionin talousarviota toteutetaan moitteettoman varainhoidon periaatteenmukaisesti.
Açılarla kenarların yerlerini değiştirirsek, bunun da bir eşlik ilkesi olduğunu görürüz.Ak vymeníme uhly a strany, vznikne nám ďalšia veta o zhodnosti.
Açılarla kenarların yerlerini değiştirirsek, bunun da bir eşlik ilkesi olduğunu görürüz.Jeśli odwrócimy kąty i boki, to także otrzymamy cechę przystawania
Açılarla kenarların yerlerini değiştirirsek, bunun da bir eşlik ilkesi olduğunu görürüz.우리는 변과 각을 뒤집어도 합동 조건이 된다는 것을 이미 알고 있습니다
Açılarla kenarların yerlerini değiştirirsek, bunun da bir eşlik ilkesi olduğunu görürüz.Pokud vyměníme úhly a strany, vznikne nám další věta o shodnosti.
Açılarla kenarların yerlerini değiştirirsek, bunun da bir eşlik ilkesi olduğunu görürüz.Vi kan også gøre det omvendt.
Açılarla kenarların yerlerini değiştirirsek, bunun da bir eşlik ilkesi olduğunu görürüz.Ако сменим ъглите и страните, знаем, че това също е постулат за еднаквост.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.A fome estava a ser usada como uma arma de destruição maciça, primitiva mas extremamente eficaz.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.A nélkülözés a tömegpusztítás fegyvere lett -- primitív, de rendkívül hatásos.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Das Aushungern wurde als Massenvernichtungswaffe eingesetzt - primitiv, aber extrem wirkungsvoll.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Głód stał się bronią masowego rażenia. Prymitywną, ale niezwykle skuteczną.