Bu argümanda sıradanlık ilkesi de kullanılır.У цьому випадку принцип пропорційності був дотриманий.
Bölgedeki köylüler demir cevherini hem madenden çıkarmış hem de ilkel fırınlar aracılığıyla işlemiştir.Фермери жили на цій території починаючи з Залізної доби.
Bütün bu olgulardan Darwin, "yaşam savaşı" dediği ilkeye ulaşır.Як і очікувалося, Денолм насправді «оголошує війну» стресу.
Raşistler ataerkil ilkeleri halklar arasındaki ilişkilere kadar genişletirler.Рашисти поширюють патріархальні принципи на відносини між народами.
Ruşizm - bir tür totaliter, faşist ideoloji,[1] faşizm ve Stalinizmin temel ilkelerinin bir sembiyozu .Рашизм — це різновид тоталітарної, фашистської ідеології,[1] симбіоз основних засад фашизму і сталінізму.
Mevcut model, iyi yönetim ve etkin iletişim ilkeleri doğrultusunda oluşturulmuştur.Současný model byl navržen ve shodě s principy správného řízení a efektivní komunikace.
Pasifizmin dayanağı ahlaki ilkeler (deontolojik bir görüş) ya da pragmatizm (nedensel bir görüş) olabilir.Pacifismus může být založen na morálních principech (deontologický pohled) nebo na pragmatismu.
Her bir sütun uluslarüstü ve hükûmetlerarası ilkelere dayalıdır.V takovýchto rodech jsou či byli knížaty (princi) všichni.
Çalışmalar Bologna sürecinin temel ilkelerine uygun olarak yürütülmektedir.Studie se provádějí v souladu s hlavními zásadami boloňského procesu.
Bu ilke üzerine inşa Yerçekimi kuyuları birçok bilim müzelerinde bulunabilir.Gravitační studny na tomto principu lze nalézt v mnoha vědeckých muzeích.
Metro ilkelerinin erken örnekleri Encarta 95 ve MSN 2.0 (MSN Dial-up) bulunabilir.Rané příklady principů Metra mohou být nalezeny v Encarta 95 and MSN 2.0.
Avrupa’daki yönetim ilkeleri doğası gereği oldukça toplumsal olan destekleyici unsurlara sahiptir.Principy managementu mají napříč Evropou opory, které jsou silně společenské povahy.
Su örnekleri analitik kimya ilkelerine uyarak test edilebilir.Vzorky vody lze zkoumat metodami analytické chemie.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır."Návrh jsme stále korigovali kvůli potřebě expresivního výrazu.
WebSocket protokolü, webin güvenlik ilkelerini etkilemeksizin bu problemleri çözmeyi amaçlamaktadır.WebSocket protokol si klade za cíl řešit tyto problémy, bez ohrožení bezpečnostních předpokladů webu.
Özel Hukuk alanında temel ilke olan serbestlik ilkesine göre 'kanunla yasaklanmamış her şey meşrudur'.Vychází ze zásady "povolené je vše, co není zakázáno".
Böylece uluslarüstü ilkelere göre oluşturulmuş ilk uluslararası topluluk kurulmuş oldu.Tím se ESUO stalo první mezinárodní organizací založenou na supranacionálním principu.
Ayrıca aiki-jō, aikidonun ilkelerini bir silahla göstermek için jōnun kullanıldığı bir dizi aikido tekniğidir.Také v aikido je soubor technik aiki-džó, které využívají džó k ilustraci principů aikido se zbraní.
Saldırmazlık ilkesi mülkiyet haklarıyla yakından bağlantılıdır.Svoboda tedy velmi úzce souvisí s vlastnickým právem.
Eşitlik ilkesini kullanarak bu tensör kolayca eğri uzay zamana genelleştirilir.Při použití principu ekvivalence lze tento tenzor snadno zobecnit na zakřivený prostoročas.
Bu ilke kişilik kavramına dayanır.Ba tak odpovídá přibližně našemu pojetí osobnosti.
Grup, insanın olduğu her yerde oynamayı kendine ilke edinmiştir.Hra je především v tom, že jí hrajete kdekoli se právě nacházíte.
Üstünlük kompleksi, Alfred Adler tarafından ortaya atılan Bireysel Psikolojinin temel ilkelerinden biridir.Teorie vychází z principů a myšlenek individuální psychologie, jejímž zakladatelem byl Alfred Adler.
Ayrıca bu dönem tiyatrosu Aristoteles'in "üçlü birlik" ilkesine dayanır: olay, yer ve zamanda birlik.Hra je vybudovaná podle klasického aristotelovského modelu – jednoty času a děje.
Bu ilke Nazi Almanyası'nın dış politikasının temelini oluşturmuştur.Tím položil základy budoucí německé geopolitiky.
Her belit bir ilkedir, ama her ilke bir belit değildir.Všechna primitiva jsou procedury, ale ne všechny procedury jsou primitiva.
Bu ilke işletmenin sürekliliği kavramına dayanır.Zasloužil se o kontinuitu trvání řádu.
Madde kendisinde bulunan bu akıl ilkesine göre davranır.Substance jakožto něco existujícího samo v sobě.
Başka bir temel ilke, bütünün parçaların toplamından daha büyük olmasıdır.Njája vychází z předpokladu, že celek je více, než souhrn jeho složek.
Komünist Manifesto yeni Komünist Birlik'in ilkelerini ortaya koydu.Jeanne napsala jednoduché stanovy pro nově vzniklou komunitu.
Daha çok filmlerdeki genel düzen ve tümünde görülmeyen bazı temel ilkelerin varlığıyla tanımlanırlar.Je pro nás mnohem důležitější znát základní kameny a některé z obecných pravidel.
Eşanlamlılıkta geçen öncelik ilkesi burada da geçerlidir.Obvyklé pravidlo dokud se vám to líbí je dodržováno i zde.
Dergi bağımsızlık, demokrasi, sosyalizm ilkelerini savunmaktadır.Časopis klade důraz na demokracii, lidská práva a technické aspekty odzbrojení.
Aile, Sovyetskaya otelinde konakladı ve Smith, Andropov'un misafiri olarak ilkede iki hafta geçirdi.V Sovětském svazu pak společně strávili celkem dva týdny jako Andropovovi hosté.
Selefiliğin yedi temel ilkesi bulunur.Základní principy konsolidací obsahuje 7.
İki özellik arasındaki tek fark, grup ilkesi aracılığıyla yapılandırılabilmesiydi.Důvodem nošení dvou hvězd bylo, že mohli být v davu snadno odlišeni.
Bu konuda doğrusal üst üste gelim ilkesi kullanılır.K tomu účelu slouží primární klíč.
Bu ilke dönemsellik kavramı esas alınarak yaratılmıştır.Používání pojmu idealismus zavedl patrně G.
Telif haklarında ülkesellik ilkesi geçerlidir.Do primárního práva patří i smlouvy o přistoupení jednotlivých států.
Kabarcık odası uygulama ve temel ilkede sis odası ile benzerdir.Bublinková komora je podobná mlžné komoře a to jak v aplikaci, tak v základním principu.
Kanun önünde eşitlik liberalizmin temel ilkelerinden biridir.Egalitatea în fața legii este unul dintre principiile de bază ale liberalismului.
2006 yılında, Zune bu ilkeleri kullanarak arayüzü yeniledi.În 2006, Zune și-a înnoit interfața pe baza acestor principii.
İş hayatında 80-20 sadece genel bir ilke için kısayoldur.Termenul de 80/20 este doar o prescurtare pentru principiul general.
Belirsizlik ilkesi, 1927 yılında Werner Heisenberg tarafından öne sürüldü.Principiul de incertitudine a fost formulat de către Werner Heisenberg în 1927.
Avrupa’daki yönetim ilkeleri doğası gereği oldukça toplumsal olan destekleyici unsurlara sahiptir.Principiile managementului din întreaga Europă au fundamente care au o natură puternic socială.
(Sizi ilkel yaratıklar, beni dinleyin!(Apuneți, voi astrelor!
Kabarcık odası uygulama ve temel ilkede sis odası ile benzerdir.Camera cu bule este similară camerei cu ceață în aplicații și în principiul de bază.
Bu sebepten nedensellik ilkesi determinizmin temel taşıdır.Intrinsecă dezbaterii privind determinismul este chestiunea primei cauze.
Bu mağaralar ayrıca da ilkel insanların ilk sığınak yerleri-evleri olmuştur.Aceste peșteri au fost primul refugiu și casele oamenilor primitivi.
Bu ilke işletmenin sürekliliği kavramına dayanır.Principiul continuității activității.
Bir şekilde ilkel atalarına çekmişlerdir.Ei erau conduși de preoți călugări pasioniști.
Ulaşım ağı ilkeldi ve sert zeminli yollar istisnaydı.Rețeaua de drumuri era slab dezvoltată, iar drumurile pavate erau rare.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.Acest "altfel" stă la baza crezului meu artistic.
Eşitlik ilkesini kullanarak bu tensör kolayca eğri uzay zamana genelleştirilir.Utilizând principiul de echivalență, acest tensor se poate generaliza la un spațiu-timp curbat.
Bu ilke, hukukî sebepten soyutluk ilkesinin zıttıdır.Răspunderea legală pentru vicii ascunse.
İkinci güçlük ise nedensellik ilkesinin uygulanabilirliği konusundadır.A doua condiție se referă la faptul că evenimentul trebuie să aibă caracter întâmplător.
Bu ilke doğrultusunda, yargı gücü Türk milleti adına yalnızca bağımsız mahkemeler tarafından kullanılabilir.Apelul contra sentințelor se putea face doar la nivelul parlamentelor regionale.
Ülkedeki yeni hükümet Marksist-Leninist ilkeleri yürürlüğe sokmuştur.Liderii de la București au introdus astfel în sistemul educațional principiile marxist-leniniste.
Tarihsel olarak, Fermat ilkesi fiziksel yasaların değişken hesaplarına rehberlik eden bir prensiptir.Jan Vermeer a fost la timpul său un precursor al principiilor compozițiilor configurative.
Buna ilişkin ilkeleri, esasları ve usulleri gösterir.Rațiunea se exprimă în principii, idei și idealuri.