Özellikle ilkbahar-sonbahar döneminde köyün kış nüfusu ortalama 5 kat artmaktadır.In het hoogseizoen, vooral in de winter, bedraagt het aantal inwoners tussen de 5.000 en 10.000.
İlkbaharda tekrar faaliyete geçerek beslenme ve gelişimlerini devam ettirirler.In het voorjaar worden ze weer actief en komen ze omhoog.
İlkbahar ve yaz aylarında parlak yeşil renge bürünürler.Zij waren in lente en zomer in het groen gekleed.
Güveler geç sonbahar veya erken ilkbaharda uçar.De vlinders vliegen in de late herfst of het vroege voorjaar.
1996-2002 yılları arasında fuar yılda İlkbahar ve Sonbahar ayları olmak üzere iki kez düzenlenmekteydi.Van 1996 tot 2001 werd het evenement tweemaal per jaar gehouden, in het voor- en najaar.
İlkbahara göre yaz mevsiminde göl küçülür, bazı yıllar tamamen kurur.In de zomer valt een gedeelte van het land droog; de meren worden aanzienlijk kleiner.
2017'nin kasım ayında nişanlandıkları ve 2018'in ilkbaharında evlenecekleri duyuruldu.Zij maakten in januari 2018 bekend dat ze in het najaar van 2018 gaan trouwen.
Kunming ayrıca havasından dolayı "İlkbahar Şehri" olarak bilinir.Kunming wordt vanwege het milde klimaat ook wel de "Lentestad" genoemd.
Yılda iki kez tekrarlanır - İlkbahar Ekinoksu ve Sonbahar Ekinoksu.Dit doet hij tweemaal per jaar, een keer in het voorjaar en een keer in het najaar.
Gübreleme, genellikle ilkbaharda yapılır.Veulens worden meestal geboren in de lente.
İlkbaharda ise, kuzeye göç ederek kuluçka yuvalarına dönerler.Tot aan de Eerste Wereldoorlog zou jij jaarlijks in de zomers terugkeren naar de Noordzeekust.
İlkbahar bitti ve yaz geldi.De lente was voorbij en de zomer begon.
İlkbahar geçti ve yaz başladı.De lente was voorbij en de zomer begon.
İlkbaharda günler uzar.In de lente worden de dagen langer.
Edip İlkbahar (d.Kiedy przyjdzie wiosna (muz.
İlkbahar genellikle kuru ve hafiftir.Wiosna zwykle jest sucha i łagodna.
1944 ilkbahar aylarında Arnavutluk'tan İtalya'ya ve oradan Mısır'a tekneyle kaçtı.Wiosną 1944 roku uciekł łodzią z Albanii do Włoch, a dalej do Egiptu.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.Na wiosnę liście znów się rozwijają.
Bazı çalışmalarda gutu ataklarının ilkbahar döneminde daha sık meydana geldiği bulunmuştur.Niektóre badania wykazały, że ataki dny częściej mają miejsce wiosną.
Stadın 2010 ilkbaharındaki hali.Emisja wiosną 2010.
1998 ilkbaharına gelindiğinda durum daha da kötüleşti.W sezonie 2003 sytuacja uległa pogorszeniu.
İlkbahardan sonbahara kadar bulunabilir.Można go spotkać od wczesnej wiosny do jesieni.
Yağışın % 27,6'sı ilkbaharda, %7'si yazın, %21,4'ü sonbaharda, % 44'ü kışın düşer.Na zimę przypada 24,1% dni wietrznych, wiosnę 26,4%, lato 26,6%, a jesień 22,9%.
İlkbaharda kuzey bölgeleri kuş akınlarına uğrar.Latem na północ przylatują ptaki wodne.
İlkbaharda çiçek açar.Kwiaty Kwitną wiosną.
Diğerleri ise, İlkbahar Festivali ve Kış Gün dönümüdür.Był to dzień, w którym świętowano odejście zimy i nadejście wiosny.
Altınçanak cinsi üyeleri, ilkbaharda çiçek açan ağaççıkların en gösterişlilerindendir.Roślina ozdobna: Jedno z najładniej kwitnących wiosną drzew.
Yağışlar ilkbahar mevsimine kaymıştır.Deszcze zanikają wraz z nastaniem wiosny.
Tohumları kış sonundan ilkbahar sonuna kadar ekilebilir.Nasiona uwalniane są pod koniec zimy.
İlkbaharda her yer yemyeşildir.Wiosną wylęgają się gąsienice.
İlkbahar (hotenh kkokk’a) mevsimi buz tutmuş kar üsütünde seyahat edilen aylardır.Wiosną długo zalega w wąwozie śnieg.
İlkbahar ve sonbaharda da yağışlar kendini yağmur şeklinde göstermektedir.Wiosna i jesień w ostatnim dziesięcioleciu charakteryzuje się obfitymi opadami deszczu.
2012 Windows 8'in 2012 ilkbaharında release preview versiyonu duyuruldu.1 czerwca 2012 został udostępniony Windows 8 Release Preview (build 8400).
İlkbahar veya yaz anlatılsada, şiirlerinde mevsim hep sonbahardır.W niektórych przypadkach trudno jest ustalić, czy dany wiersz opisuje jesień, czy przedzimie.
Sözcük Latince’den alınmıştır; Flora, Roma mitolojisinde bitkiler ve ilkbaharın tanrıçasına verilen isimdir.Flora – imię żeńskie pochodzenia łacińskiego, pochodzące od imienia rzymskiej bogini kwiatów i wiosny.
İlkbahar mevsiminde bitki gübrelenebilir.Na wiosnę roślinę przycina się.
Casablanca ve Kiss bu albümün tanıtımını 1974 ilkbahar ve yazında yaptı.Casablanca och Kiss marknadsförde albumet hårt under våren och sommaren 1974.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.Våren därpå fortplantar de sig.
Bosna'daki savaş 1992 yılının ilkbaharında başladı.Han flydde från kriget i Bosnien 1992.
Sonbaharda Japon Zelkovaları İlkbaharda bir Japon Zelkovası dalı.Japansk grävling har sin parningstid under våren.
Üreme zamanları Haziran ile Eylül ayları arasında, yani Güney Yarıküre'nin ilkbaharındadır.Parningstiden ligger mellan september och oktober, alltså under våren på södra halvklotet.
İlkbahar ve sonbaharda birçok çeşit göçmen kuş, Almanya'dan geçer.Speciellt under vår och höst passerar många flyttfåglar.
Türkiye'de nohut ekimi en erken ilkbahar mevsiminde yapılır.De är fiender med sköldpaddorna sedan tidigt under första säsongen.
Dağın tepesinin doğudan, ilkbaharın sonlarına doğru görünümü.Vy över berget i början av våren.
536 ilkbaharının sonlarına doğru Belisarius, ordusunun önünde Sicilya'dan İtalyan yarımadasına çıktı.Sommaren 533 satte Belisarius segel mot det Ostrogotiska Sicilien där armén fick proviantera.
Eskiden İlkbahar'da yapılıyordu fakat 1955'ten beri Eylül ayında yapılmaktadır.De första åren hölls festivalen i september men sedan 1952 hålls den under andra hälften av maj månad.
2001 ilkbaharında Stoke City takımına katılmıştır.Collins skrev på för Stoke City den 1 september 2009.
Filmin çekimleri 2015 ilkbaharında tamamlanmıştır.Filmen hade premiär våren 2015.
Büyük Kıtlık, 1315 ilkbaharında kötü hava koşullarıyla başladı.Усе розпочалося з поганих погодних умов на весні 1315 року.
Her ilkbahar mevsiminde derneğin her bir üyesi iki futbolcu için oy kullanır.Навесні кожного року кожний з членів ПФА голосує за двох футболістів.
Bosna Savaşı 1992 yılının ilkbaharında başladı.1992 року почалась Боснійська війна.
Edip İlkbahar (d.Осінь» (Киріак Костанді) Худ.
İlkbahar genellikle Şubat ayında başlar.Зима, як правило, починається в листопаді.
1944 ilkbahar aylarında Arnavutluk'tan İtalya'ya ve oradan Mısır'a tekneyle kaçtı.Навесні 1944 року залишив Албанію й вирушив через Італію до Єгипту.
Yağışlar çok sık değildir ve genellikle ilkbaharın geç aylarında görülmektedir.Грози бувають рідко і зазвичай трапляються влітку.
Böylece ilkbahar olur.Настає весна.
İlkbahar genellikle kuru ve hafiftir.Весна найчастіше коротка і суха.
İlçede yağışların %68’i ilkbahar ve kış aylarında görülür.87 % тепла надходить влітку і весною.
Sonbahar, genellikle ilkbahardan daha sıcak geçer.Осінь тепліша, ніж весна.
İlkbahar erken gelir fakat çok serindir.Була рання весна, але холодна.