Eskiden İlkbahar'da yapılıyordu fakat 1955'ten beri Eylül ayında yapılmaktadır.Водосховище будувалося протягом чотирьох років, і вже в грудні 1955 року було заповнене.
Gübreleme, genellikle ilkbaharda yapılır.Ця газель зазвичай народжує на початку весни.
Dallar, ilkbaharın tatlı rüzgârlarıyla kımıldıyordu.Навесні заливався весняними водами.
Yağışlar düzenli olmayıp, en çok ilkbahar mevsiminde yağış almaktadır.У дощ чи холод немає необхідності виходити на вулицю, особливо рано вранці.
İlkbaharda görülen yağışlar, öğleden sonra yağan kırkikindi yağışları şeklindedir.Хмари, які громадились від самого ранку принесли очікуваний дощ.
Mevsim ilkbahardir.Сезонність — весняно-літня.
Aynı zamanda gelmekte olan ilkbaharın sembolleridirler.Це також свято, що символізує прихід весни.
İlkbaharda günler uzar.Весною дні стають довшими.
Henüz ilkbahar değil.Ще не весна.
Yakında ilkbahar olacak.Скоро весна.
Erginlerine ilkbahar ve yaz aylarında rastlanır.Nejvíce jich je v jarních a letních měsících.
Resmi açılıştan önce, Louis Vuitton'un kadın ilkbahar/yaz 2015 moda şovu için yer sağladı.Před oficiálním otevřením se zde konala přehlídka dámské módy značky Louis Vuitton pro jaro/léto 2015.
Örneğin kelebekler ve kiraz çiçeği tomurcukları içeren desenli bir kimono ilkbaharda ya da yazın giyilmelidir.Například kimono se vzorem s motýli nebo květy třešně by se nosilo na jaře.
Bazı çalışmalarda gutu ataklarının ilkbahar döneminde daha sık meydana geldiği bulunmuştur.Některé studie zjistily, že k záchvatům dny dochází častěji na jaře.
Mevsim ilkbahardir.Je časné jaro.
2013 Aralık ayında, Bower 2014 ilkbahar/yaz Burberry Kampanya Yıldızları kadrosuna katıldı.V prosinci 2013 se připojil ke kampani značky Burberry pro jejich kolekci jaro/léto 2014.
Bu genellikle ilkbahar ve yaz mevsimlerinde görülür.Objevuje se především v jarním a letním období.
İlkbaharda mavi küçük çiçekler açar.Kvete v létě modrými souměrnými květy.
Genç erkeklerde ilkbahar başında, dişilerde ise yazın boynuzlar düşer.Dospělci se objevují začátkem léta, živí se mladými listy.
Bu geçitleri bir sonraki ilkbahara kadar elde tutmak öngörülmektedir.Zbývá jenom naděje na příští jaro.
Üreme dönemi ilkbahar ve yaz aylarıdır.Dobou páření jsou poslední dny jara nebo první měsíce léta.
Bosna Savaşı 1992 yılının ilkbaharında başladı.Válečné operace začaly na jaře 1992.
Kutuzov, savaştan döndükten sonra, 1813'ün ilkbaharında hastalanarak, 28 Nisan'da öldü.Kutuzov se již dobytí Paříže nedožil, když na jaře 28. dubna 1813 zemřel při pronásledování nepřítele.
0 Derece Koç burcu ilkbahar ekinoksunun başladığı noktadır.Bubny podzimu začínají tam, kde Mořeplavec skončil.
İlkbaharda yağış miktarı biraz daha artmaktadır.Vodní stav se mírně zvyšuje na jaře.
1861'ın ilkbaharında padisahın sağlığı büsbütün bozuldu.V létě roku 1812 se velmi zhoršil jeho zdravotní stav.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.Na jaře tyto rostliny mají být opět vysázeny ven.
Yavrular bir dahaki ilkbaharda annelerinden ayrılırlar.Mláďata zůstávají s rodiči do příštího jara.
Türkiye'de ilkbaharda görülmeye başlar, sonbaharda güneye göç ederler.Na jaře přilétají do jihovýchodní Austrálie, na podzim se pak přesouvají více na sever.
Her ilkbahar mevsiminde derneğin her bir üyesi iki futbolcu için oy kullanır.În fiecare primăvară, fiecare membru al asociației votează pentru doi fotbaliști.
410 İlkbahar sesleri (1883) Lagunen-Walzer op.410 (Voci de primăvară) (1883) Lagunen-Walzer op.
Bazı çalışmalarda gutu ataklarının ilkbahar döneminde daha sık meydana geldiği bulunmuştur.Unele studii au arătat că atacurile de gută sunt mai frecvente primăvara.
İlkbahar ve sonbaharda birçok çeşit göçmen kuş, Almanya'dan geçer.Diverse păsări migratoare străbat Germania primăvara și toamna.
867 ilkbaharına kadar Ludwig, emirliğe karşı harekete geçti.Abia în primăvara anului 867 Ludovic a pornit la acțiune împotriva emiratului de Bari.
Karakurum karayolunun seyahat etmeye en uygun zamanları, ilkbahar ve sonbaharın başıdır.Cel mai bun timp pentru a vizita El Salvador este la începutul sau la sfârșitul sezonului uscat.
Söğüt’ten Kütahya Domaniç yaylasına, Domaniç yaylasından da bir ilkbahar günü Akdağ’a göç etmişlerdir.Și au pus hotar apa Cirimușul, întru o duminică dimineața."
İlkbaharın sonunda ve yazın dişi kriller lipitçe zengin yumurta üretir.De la sfârșitul veri și pe toată perioada toamnei produce flori albe deosebite.
Denizden gelen sıcak hava dolayıyla kış günleri bazen ılık ilkbahara benzer sıcaklıklar göstermektedir.Cu toate acestea, uneori căldura vine deodată așa încât iarna există zile de adevărată primăvară.
İlkbaharda çiçek açar.Înflorește primăvara.
Ama 1995-1996 ve 1996-1997 sezonları sonbahardan ilkbahara kadar düzenlenmiştir.Astfel, din vara lui 1996 și până în toamna anului 2013 au fost difuzate episoade din perioada 1991-2008.
Bu genellikle ilkbahar ve yaz mevsimlerinde görülür.Se practică acest lucru mai ales toamna și la începutul primăverii.
İlkbaharda ise, kuzeye göç ederek kuluçka yuvalarına dönerler.Primăvara revine în nord pentru a cuibări.
Diğerleri ise, İlkbahar Festivali ve Kış Gün dönümüdür.Prin urmare, prima zi a lunii martie este o sărbătoare a gonirii iernii și întâmpinării primăverii.
İlkbahar aylarında yaylaya göçülür ve yaz boyunca tarla, bağ-bahçe işleriyle meşgul olunur.Se întâlnește cu Norica într-o zi de vară, aceasta este chelneriță într-un bufet.
Bosna Savaşı 1992 yılının ilkbaharında başladı.Situația demografică a avut de suferit în timpul războiului din vara anului 1992.
İlkbahara gelindiğinde Joel ve Ellie, Salt Lake City'deki Saint Mary Hastanesi'ne varır.Tavasszal Joel és Ellie megérkeznek Salt Lake City-be.
"Lady Gaga For Versace" adlı kampanya ile Versace'nin 2014 ilkbahar-yaz sezonunun yüzü oldu.Gaga lett a Versace 2014-es tavaszi-nyári kampányának arca, ami a „Lady Gaga For Versace” címet kapta.
Setsubun (Japonca: 節分), Japonya'da ilkbaharın başlamasından önceki gündür.Szecubun az a nap Japánban, mely a tavasz kezdete előtt van.
İlkbahar genellikle kuru ve hafiftir.A tavasz általában száraz és enyhe az országban.
Guangling, günümüz Yangzhou bölgesindeki ilk yerleşim olup İlkbahar ve Sonbahar Dönemi'nde kurulmuştur.Rosenheim ma Délkelet-Bajorország gazdasági középpontja; tavaszi és őszi vásárokkal.
2006 yılının ilkbahar ve yaz aylarında gerçekleştirilmiştir.A munkálatok 2014 tavaszán és nyár elején zajlottak.
Bu üyeler o seneki ödülün sahibini ilkbaharın başında seçer.Az adott év kitüntetettjének ugyanis a következő év eleji rendezvényen adják át a díjat.
Aynı zamanda gelmekte olan ilkbaharın sembolleridirler.Egyúttal a tavasz megjöttét is köszöntik.
Yulaf üretiminin yapıldığı bölgelerin çoğunda yulaf ilkbaharda ekilir.A legnagyobb károkat a vetésterületeken, a porviharok tavasszal okozzák.
Burada engelli eğitimi konusunda öğrenim görmeyi düşünüyordu ancak ertesi ilkbaharda okuldan ayrıldı.Még ezen a nyáron Münchenbe utazott tanulni, de az ottani oktatási rendszerben csalódott.
Kıştan sonra İlkbahar gelir.A tél után a tavasz jön.
İlkbaharda birçok çiçek açar.Tavasszal sok virág nyílik.
Bozkırlar genelde ilkbahar aylarında yeşerir, Haziran ayı sonlarında sararırlar.Poikaset kuoriutuvat yleensä kesäkuun parin ensimmäisen viikon aikana.
Mercury'ye 1987 ilkbaharında AIDS teşhisi kondu.Keväällä 1987 Mercury sai aids-diagnoosin.
Resmi açılıştan önce, Louis Vuitton'un kadın ilkbahar/yaz 2015 moda şovu için yer sağladı.Tammikuussa 2009 Madonna esiintyi Louis Vuittonin kevät/kesät 2009 -malliston mainoskuvissa.