İlkbaharda ise, kuzeye göç ederek kuluçka yuvalarına dönerler.Весной поднимается в реки, из которых на севере скоро возвращается.
En güzel mevsimi ilkbahar mevsimi olup rengarenk çiçeklerın açtığı bir mahalledir.Наиболее декоративна весной во время цветения, которое длится около недели.
İlkbahar yeşili bir web rengidir.И по весне Я проросту ростком зеленым.
İlkbaharda Nevruz şenliklerinde bu nedenle örs üzerinde demir dövülür.Следующей весной, Железный Человек вырывается из ямы.
Sonbaharda Japon Zelkovaları İlkbaharda bir Japon Zelkovası dalı.Во время периода Хэйан в Японию завезли элементы японского Праздника середины осени.
İlkbahar geç donlarından zarar görür.Страдает от поздних весенних заморозков.
İlkbaharda kuzey bölgeleri kuş akınlarına uğrar.Весной долина реки служит одним из маршрутов пролёта птиц.
1977 yılında başlatılmıştır ve genellikle ilkbahar aylarında yapılır.Проводится с 1927 года, обычно в марте.
Aktif büyüme dönemi ilkbahardır.Активный период роста приходится на весенне-летний период.
İlkbaharda Villa dell'Ambrogiana oturuyordu.في فصل الربيع كانت الإقامة في فيلا ديل أمبروجيانا.
Osmanlılar 1620 yılında Lehistan'a savaş ilan etti ve 1621 yılı ilkbaharında saldırmayı planladı.أعلن العثمانيون الحرب على بولندا في عام 1620 وخططوا للهجوم في ربيع عام 1621.
İlkbahar ve sonbaharda birçok çeşit göçmen kuş, Almanya'dan geçer.طيور مهاجرة متنوعة تعبر ألمانيا في الربيع والخريف.
Bazı çalışmalarda gutu ataklarının ilkbahar döneminde daha sık meydana geldiği bulunmuştur.وقد وجدت بعض الدراسات أن نوبات النقرس تحدث أكثر تكراراً في فصل الربيع.
Setsubun (Japonca: 節分), Japonya'da ilkbaharın başlamasından önceki gündür.سيتسوبون (باليابانية: 節分) هو يوم في اليابان يسبق بداية كل فصل.
İlkbahar çok kısa sürer.أليس الصبح بقريب.
4 parçalık bir demo yayınladılar (ilkbahar, yaz, sonbahar, kış).نظمت 4 رحلات لـ(ألاسكا) لكي يتم التصوير أثناء الفصول الأربعة (صيف، خريف، ربيع، شتاء).
1861'ın ilkbaharında padisahın sağlığı büsbütün bozuldu.تدهورت صحة بيل في أواخر سنة 1867 بشكل رئيسي بسبب الإجهاد.
İlkbaharda birçok doğal su kaynakları oluşmaktadır.فكلاهما يوصفان بمياه الربيع الوافرة .
Bu arada Çin tarihinde İlkbahar ve Sonbahar Dönemi’nin bittiği Muharip Devletler Dönemi başlamıştı.في الصين في الفتة التاريخية المسماة بفترة الربيع والخريف يتم ظهور الكونفوشيوسية.
Ilkbaharda hayvan sahipleri gidip hayvanlarini teslim alip kendileri bakarlardi.في البداية حاول الأخوة فقط إنقاذ أنفسهم وأقربائهم.
İlkbaharda ise, kuzeye göç ederek kuluçka yuvalarına dönerler.وفي فصل الربيع تعود إلى موطنها الصيفي في الشمال.
Kış ve ilkbahar mevsimleri genellikle yağışlıdır.عادةً ما تكون فصول الربيع والخريف جميلة.
1930'un ilkbaharında Hepburn Stockbridge, Massachusetts'te bir anonim şirketine katıldı.في ربيع 1930، انضمت هيبورن إلى شركة للإنتاج المسرحي في ستوكبريدج، ماساشوستس.
Bezelye adlı lezzetli ve çok besleyici sebzeyi ilkbaharda ve yazın verir.يستخدم لتخصيبه أي مخصب عضوي سائل في الخريف والربيع .
Gödet'te yağışlı mevsim ilkbahar ve kış'tır.لذلك فالموسم القوي للمطار يكون في الخريف والشتاء.
Karakurum karayolunun seyahat etmeye en uygun zamanları, ilkbahar ve sonbaharın başıdır.قد يكون أفضل وقت لزيارة إقريطش هو فصلا الربيع والخريف.
Ancak ilkbaharda Doğu'ya ulaştı ve yeni komutasını Nisan ayında Monocarton'da devraldı.Só chegou na primavera e assumiu o comando em Monocarto em abril.
Setsubun (Japonca: 節分), Japonya'da ilkbaharın başlamasından önceki gündür.Setsubun (節分?, Festival Japonês) é a véspera do início da primavera no Japão.
II. Basileios, ilkbaharda kasabayı hızla ele geçirdi ve sakinlerini yeniden yerleştirdi.Basílio II rapidamente sitiou a cidade na primavera e reassentou seus habitantes.
2005 ilkbaharında Mobb Deep, 50 Cent'in plak şirketi G-Unit Records ile anlaştı.Na primavera de 2005, o Mobb Deep assinou com a gravadora de 50 Cent a G-Unit Records.
1977 yılında başlatılmıştır ve genellikle ilkbahar aylarında yapılır.O evento foi iniciado em 1977, e costuma ter lugar na primavera.
Baba Han'ı Irak-I Acem valiliğine atadı ve 1791 ilkbaharında Azerbaycan'a yürüdü.Ele nomeou Baba Cã como governador do Iraque Persa, e marchou pelo Azerbaijão em 1791 durante a primavera.
İlkbahar ve sonbaharda birçok çeşit göçmen kuş, Almanya'dan geçer.Várias aves migratórias cruzam a Alemanha na primavera e no outono.
1998 ilkbaharına gelindiğinda durum daha da kötüleşti.Porém, em 1988 que a situação piorou.
Eliza Arnold, 1787'nin ilkbaharında, Henry ve Elizabeth Arnold çiftinin çocuğu olarak Londra'da doğdu.Eliza Arnold nasceu em Londres, na primavera de 1787, filha de Henry e Elizabeth Arnold.
Her ilkbahar mevsiminde derneğin her bir üyesi iki futbolcu için oy kullanır.Para escolha dos vencedores, cada membro da associação vota em dois jogadores durante a primavera europeia.
Özellikle ilkbaharda yemek faaliyetleri düzenleniyor.Tradicionalmente, serve-se a comida na primavera.
İlkbahar ve sonbahar oldukça uzundur.A primavera e o outono são bem breves.
İlkbaharın gelişiyle birlikte buz yarıkları kanallara açılır ve bu canlılar da körfezlere geri döner.Quando a primavera chega, canais no gelo são abertos e os narvais retornam às baías costeiras.
Karakurum karayolunun seyahat etmeye en uygun zamanları, ilkbahar ve sonbaharın başıdır.A melhor época para circular pela estrada do Caracórum é a primavera e o início do outono.
Sonbaharda Japon Zelkovaları İlkbaharda bir Japon Zelkovası dalı.As vendas japonesas fortes levou a uma turnê no outono de 1998.
867 ilkbaharına kadar Ludwig, emirliğe karşı harekete geçti.Só na primavera de 867 é que Luís empreendeu um ataque ao emirado.
Gübreleme, genellikle ilkbaharda yapılır.Como ele contém morango, geralmente é feito na primavera.
Robbie ve Chambers albümü geliştirmeye 1998 ilkbaharında Jamaika'da başlamışlardı.Junto com Guy Chambers, tinham começado a escrever as músicas do álbum na Jamaica, na primavera de 1998.
Örneğin eflatun ve beyaz renkli çiçekler ilkbaharda dikilmeli ve ışık isteği yüksek tutulmalıdır.Alimenta-se principalmente de brotos e folhas tenras e, na primavera, lambe o néctar das flores.
İlkbahar genellikle kuru ve hafiftir.A noite é normalmente fresca e seca.
İlkbahar ???: Ailesinin yanında Etten'de kaldı.Consultado em 12 de fevereiro de 2013 «Fora da elite, dentro da folia».
Emeviler ordusunun kışları Kyzikos'ta geçirip kusatmanin ilkbaharlarda devamı.Eles são um quarteto e começam a viver juntos em Karuizawa durante o inverno.
Burada ilkbahar cennettir.Isto aqui na primavera é um paraíso.
İlkbaharda geri dönerler.In de lente vindt de terugkeer plaats.
İlkbahara gelindiğinde Joel ve Ellie, Salt Lake City'deki Saint Mary Hastanesi'ne varır.In het voorjaar arriveren Joel en Ellie in Salt Lake City.
1998 ilkbaharına gelindiğinda durum daha da kötüleşti.Bij het aanbreken van de lente werd de situatie slechter.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.In de lente beginnen de bomen weer te groeien.
Çekimler 2017 ilkbaharında Portland, Oregon'da gerçekleştirilmiştir.De productie ging van start in april 2017 in Portland, Oregon.
Bazı çalışmalarda gutu ataklarının ilkbahar döneminde daha sık meydana geldiği bulunmuştur.Uit sommige onderzoeken is gebleken dat jichtaanvallen vaker voorkomen in het voorjaar.
İlkbahar ve Sonbahar Döneminde savaşlar önemli derecede artmıştır.In de periode van Lente en Herfst nam de oorlogvoering exponentieel toe.
İlkbahara kadar ağaç üzerinde kalır.De vruchten blijven tot in het voorjaar aan de boom.
Böylece ilkbahar olur.Dan is het lente.
Sonbahar, genellikle ilkbahardan daha sıcak geçer.De herfst is warmer dan het voorjaar.
İlkbahar çok kısa sürer.De lente valt relatief vroeg in.