İlkbahar ve sonbaharda birçok çeşit göçmen kuş, Almanya'dan geçer.En otoño y primavera, es destino de paso de muchas aves migratorias.
İlkbahardan itibaren kadın erkek bütün Yupikler sürekli çalışma hâlindedirler.Desde ese instante, las vidas de las amigas están en constante peligro.
İlkbahar kısa sürelidir ve hemen yaz başlar.La primavera es tardía y el verano corto.
Dağın tepesinin doğudan, ilkbaharın sonlarına doğru görünümü.Vista hacia el este del pico a finales de primavera.
Eskiden İlkbahar'da yapılıyordu fakat 1955'ten beri Eylül ayında yapılmaktadır.La construcción comenzó en septiembre de 1955 y se completó en octubre de 1957.
Tohumları kış sonundan ilkbahar sonuna kadar ekilebilir.La semilla se puede sembrar a finales del otoño.
Temmuz ve Ağustos ayları en kurak aylar olup, ilkbahar en fazla yağış alan mevsimdir.Sólo hay dos meses secos, julio y agosto, y la estación más lluviosa es la primavera.
Bu anmalar her yıl düzenlenen bölgesel etkinlikler olan Kafkas İlkbahar Şenlikleri'nde de sürdürülmektedir.Esta capacidad está en la base de la organización de la lucha entre las vacas que se celebra cada primavera.
Birçok bitki ilkbaharda çiçek açar.Molte piante fioriscono in primavera.
Her ilkbahar mevsiminde derneğin her bir üyesi iki futbolcu için oy kullanır.Ogni primavera, ogni membro dell'associazione vota per due giocatrici.
Bazı çalışmalarda gutu ataklarının ilkbahar döneminde daha sık meydana geldiği bulunmuştur.Alcuni studi hanno dimostrato che gli attacchi di gotta si verificano più frequentemente in primavera.
410 İlkbahar sesleri (1883) Lagunen-Walzer op.410 Voci di primavera (1883) Lagunen-Walzer op.
1980'in ilkbaharında "Holiday in Cambodia"'yı kaydedip yayımladılar.Nella primavera del 1980 registrarono e pubblicarono il secondo singolo, Holiday in Cambodia.
İlkbahar ve sonbahar çabuk değişmeler gösterirler.La primavera e l'autunno sono transizioni rapide.
867 ilkbaharına kadar Ludwig, emirliğe karşı harekete geçti.Non fu però prima della primavera dell'867 che Ludovico avviò la sua azione contro l'Emirato.
İlkbahar ve Sonbahar Döneminde savaşlar önemli derecede artmıştır.Nel Periodo delle Primavere e degli Autunni, la guerra crebbe sensibilmente.
1998 ilkbaharına gelindiğinda durum daha da kötüleşti.Con la crisi iniziata nel 2008 le cose sono ulteriormente peggiorate.
Betpak-Dala ilkbahar ve sonbaharda otlak olarak kullanılır.Il Betpak-Dala viene sfruttato come terreno da pascolo nei mesi primaverili e autunnali.
İlkbahar çok kısa sürer.La primavera tarda ad arrivare.
Stadın 2010 ilkbaharındaki hali.Nel debutto della stagione 2010.
Göl, akarsu kaynakları, ilkbaharda eriyen kar suları ve yağmur suları ile beslenmektedir.Il lago è alimentato da fonti di acqua corrente, dalla neve che si scioglie in primavera e dall'acqua piovana.
Isuzukuretsuki, “son serin ilkbahar günlerinin ayı” anlamına gelir.Watanuki, inoltre, significa letteralmente "primo giorno di aprile".
Çekimler 2017 ilkbaharında Portland, Oregon'da gerçekleştirilmiştir.Il disco è stato registrato nella primavera del 2010 a Portland (Oregon).
Eskiden İlkbahar'da yapılıyordu fakat 1955'ten beri Eylül ayında yapılmaktadır.Iniziato nel tardo 1953, il programma fu completato nel settembre del 1955.
Gezi 1495 ilkbaharına değin sürdü.L'opera risale al 1495.
İlkbaharda ekilir.Appaiono in primavera.
Kış ve ilkbahar mevsimleri genellikle yağışlıdır.Le primavere e gli autunni sono generalmente piovosi.
Yaz mevsimi adeta bir ilkbahar serinliğindedir.È mezzogiorno di una giornata estiva gloriosa.
İlkbaharda Yeşilöz renk renk çiçeklere bezenir.In primavera la Greenovia produce fiori di colore giallo.
Avlanma mevsimi ilkbahardır.La stagione della maturità è la primavera.
İlkbahar ve yazın olan çiftleşmenin ardından on bir aylık hamilelik dönemi sonunda yavrular doğar.Il parto avviene in tarda primavera e agli inizi dell'estate, dopo un periodo di gestazione di 10-11 mesi.
Yılda iki kez tekrarlanır - İlkbahar Ekinoksu ve Sonbahar Ekinoksu.Il parlamento si riunisce in due sessioni: quella primaverile e quella autunnale.
İl effektif olarak 1995 ilkbaharında İl Meclis üyelerinin seçilmesi ile faaliyete geçmiştir.L'ente è diventato operativo nella primavera 1995, con l'elezione del primo Consiglio provinciale.
İlkbahardan sonbahara kadar dönemde "Tornado rüzgarları" beklenmektedir."Felice te, a cui il vento primaverile....".
Kırsal İlkbaharda güzeldir.Деревня прекрасна весной.
İlkbaharda günler uzar.Весной дни удлиняются.
Çiftçiler, tahıl tohumlarını ilkbaharda ekerler.Фермеры сеют зерновые весной.
Nerede ilkbahar?Где же весна?
İlkbaharı ve yazı seviyorum.Я люблю весну и лето.
Her ilkbahar mevsiminde derneğin her bir üyesi iki futbolcu için oy kullanır.Весной каждого года каждый из членов ПФА голосует за двух футболистов.
İlkbahar ekimi tercih edilir.Весенняя посадка предпочтительнее.
Erginlerine ilkbahar ve yaz aylarında rastlanır.Или когда оказали они свою доблесть – летом или зимой?
Gövde tüyleri her iki tüy değiştirmede de değişir ama kanat ve kuyruk tüyleri yalnızca ilkbaharda değişir.Грудные перья меняются в обеих линьках, в то время как маховые и хвостовые только весной.
1016 ilkbaharında II. Basileios, ordularını Struma vadisi boyunca götürdü ve Pernik'in güçlü kalesini kuşattı.Весной 1016 года Василий II провел свои армии долиной реки Струма и осадил мощную крепость Перник.
Aralık 2013'te Steve Madden ile ilkbahar 2014 ayakkabı tasarımı için işbirliği yapmıştır.В августе 2016 года позировала для обувного бренда Steve Madden..
Gübreleme, genellikle ilkbaharda yapılır.Спаривание обычно происходит весной.
Proje 2008’in sonbaharında başlamıştır, ve 2014’ün ilkbaharına kadar devam edecektir.Проект начат осенью 2008 года и продолжался до весны 2014 года.
Çiçekler, türüne bağlı olarak, ilkbahar ya da sonbaharda açar.Цветение растений происходит весной или осенью, в зависимости от вида.
Bosna Savaşı 1992 yılının ilkbaharında başladı.В 1992 году началась Боснийская война.
İlkbahar çok kısa sürer.Весна короткая.
1944 ilkbahar aylarında Arnavutluk'tan İtalya'ya ve oradan Mısır'a tekneyle kaçtı.Весной 1944 года оставил Албанию и отправился через Италию в Египет.
Yavrular bir dahaki ilkbaharda annelerinden ayrılırlar.Они покидают гнездо следующей весной.
İlkbahar ve yaz aylarında kuşlar gün içinde dönem dönem aktif olur ve besin arayışında şakımaları duyulur.Весной и летом птицы в течение дня активны на рассвете и во время охоты поют песни.
Oyunun 2013 yılının ilkbahar aylarında geleceği bildirildi.Выпуск игры был намечен на весну 2013 года.
İlkbahar ve sonbahar oldukça uzundur.Весна и осень весьма затяжные.
İlkbahar 1236 ve ö.Солнце и луна 132.
İlkbaharda suları çoğalıp coştukça tarlanın bir yanından giriyor, topraklarını yalayıp öte yanından çıkıyordu.Весной она всегда выходила из берегов, переливаясь на поля, отсюда и её название.
İlkbahar ve yaz mevsiminde burası gerçekten de pırıl pırıldır.Весной и летом полегче было.
Avlanma mevsimi ilkbahardır.Весенний период охоты.
İlkbahar başı ya da "ilk bahar" (sonot) karların erimeye başladığı Nisan (Hʉtenh Zo’ʉ’) ayından başlar.На мелководье весной (апрель — май) и осенью (до начала заморозков) возводили заездок «ман».