Ana içeriğe geç
Sözlük

ilkbahar ile cümle

ilkbahar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
2017'nin kasım ayında nişanlandıkları ve 2018'in ilkbaharında evlenecekleri duyuruldu.Im September 2018 hat sie sich verlobt und Dezember 2018 geheiratet.
İlkbahardan sonbahara kadar bulunabilir.Sie kann vom Frühling bis in den Herbst beobachtet werden.
En çok yağış alan mevsimler, ilkbahar ve sonbahardır.Die windreichsten Zeiträume sind der Frühling und Herbst.
İlkbahar ve sonbahar ayları genellikle ılıktır ve sonbaharda yağmurlu olabilir.Frühling und Herbst sind häufig regenreich aber mild.
İlkbaharda çiçek açar.Im Frühjahr blühen Frühlingsblumen.
Üreme zamanları Haziran ile Eylül ayları arasında, yani Güney Yarıküre'nin ilkbaharındadır.Die Paarungen finden gewöhnlich in den Monaten Juli bis September, also im südlichen Vorfrühling, statt.
4 parçalık bir demo yayınladılar (ilkbahar, yaz, sonbahar, kış).Das Album ist in fünf Lieder gegliedert (Prolog, Frühling, Sommer, Herbst und Winter.)
Eskiden İlkbahar'da yapılıyordu fakat 1955'ten beri Eylül ayında yapılmaktadır.Im November 1951 erfolgte der erste Spatenstich, im Oktober 1955 dann die Fertigstellung.
İlkbaharda ise, kuzeye göç ederek kuluçka yuvalarına dönerler.So kann sie noch mit dem Frühzug wieder in den Norden fahren.
Teaserın teması ilkbahar mevsimi ve masum güzel bir kız hakkındaydı.Er sah in der Gestalt des Mädchens eine Verkörperung der Unschuld und Jungfräulichkeit.
Ağaçların ekildiği mevsim ilkbahardır.Le printemps est la saison pour planter les arbres.
Çoğu bitki ilkbaharda çiçeklenir.Plusieurs plantes fleurissent au printemps.
Her ilkbahar mevsiminde derneğin her bir üyesi iki futbolcu için oy kullanır.Chaque printemps, chaque membre de la PFA vote pour deux joueurs.
İlkbaharda kayak, kraterin ağzı çevresinde kısa yollarda mümkündür.Au printemps, le ski est possible sur des liaisons courtes autour du bord du cratère.
Böylece ilkbahar olur.Ce sera Printemps.
İlkbaharda geri dönerler.Elle redémarraient au printemps.
Goethe, babasının yönlendirmesi ile 1765 yılı ilkbahar aylarında, Leipzig’de hukuk öğrenimine başlamıştır.Sur instruction de son père, Goethe commença ses études de droit à l'université de Leipzig à l'automne 1765.
İlkbaharda Grove Ormanı.En automne Chemin forestier.
Stadın 2010 ilkbaharındaki hali.Vue du chantier au printemps 2010.
İlkbahar genellikle Şubat ayında başlar.Le printemps commence généralement en mars.
2005 ilkbaharında Mobb Deep, 50 Cent'in plak şirketi G-Unit Records ile anlaştı.À la fin de 2009, son groupe Mobb Deep n'est plus en contrat avec le label G-Unit de 50 Cent.
II. Basileios, ilkbaharda kasabayı hızla ele geçirdi ve sakinlerini yeniden yerleştirdi.Basile II reprend rapidement la ville et disperse ses habitants.
İlkbahar ve sonbahar çabuk değişmeler gösterirler.Printemps et automne sont courts et changeants.
Ayrıca ilkbahar ve sonbahar aylarında ortalama sıcaklık 15-20 Derece arasındadır.En automne et au printemps, les températures sont de 20° en moyenne.
İlkbahar yeşilinin tamamlayıcı rengi gül rengidir.Oui, plus que le vert frileux du printemps.
İlkbaharda ve sonbaharda sisler oluşur.Brocantes de printemps et d'automne.
İlkbahar çok kısa sürer.Le printemps est tardif.
İlkbahar ve sonbaharda az da olsa yağmurludur.Au printemps et en automne, les pluies sont rares.
Eliza Arnold, 1787'nin ilkbaharında, Henry ve Elizabeth Arnold çiftinin çocuğu olarak Londra'da doğdu.Fille d'Henry Arnold et d'Elizabeth Smith, Elizabeth Arnold naît à Londres au printemps 1787.
Aralık 2013'te Steve Madden ile ilkbahar 2014 ayakkabı tasarımı için işbirliği yapmıştır.En 2014, elle s’associe à Steve Madden et signe une collection capsule de chaussures.
Yeni Mutua Madrileña Madrid Açık kırmızı toprak kort Avrupa'daki toprak kort sezonu olan ilkbahara kaydırıldı.Elle revient en forme pour la saison sur terre battue pour l'Open de Madrid.
En fazla yağış ilkbaharda görülür.Le maximum de pluviosité se situe au printemps.
1902 yılı ilkbahar aylarında başlayan kazı çalışmaları üç sezon boyunca devam etmiştir.Sa collaboration à ce magazine hebdomadaire, commencée en 1902, se poursuit plus de dix ans.
İlkbaharı sonbahara tercih ederim.Prefiero la primavera al otoño.
İlkbahar yakında gelecek.La primavera llegará pronto.
İlkbaharı yaza tercih ederim.Prefiero la primavera al verano.
İlkbaharı severim.Me gusta la primavera.
Geçen yıl ilkbaharda aşçılık kursuna gittim ve ekmek pişirmeyi öğrendim.En primavera del año pasado fui a clases de cocina y aprendí a hornear pan.
Arkadaşım George ilkbaharda Japonya'ya gidiyor.Mi amigo George viene a Japón en primavera.
Elma ağaçları ilkbaharda çiçek açar.Los manzanos florecen en la primavera.
İlkbahar geliyor.Se acerca la primavera.
Bugün ilkbaharın ilk günü.Hoy es el primer día de primavera.
İlkbahar ne zaman başlar?¿Cuándo empieza la primavera?
İlkbahar için hazır mısın?¿Estás listo para la primavera?
İlkbahar tekrar geldi.Ha vuelto la primavera.
İlkbaharda görülmeye değer bir manzarası vardır.Por tanto, es una vista hermosa en primavera.
Sözcük Latince’den alınmıştır; Flora, Roma mitolojisinde bitkiler ve ilkbaharın tanrıçasına verilen isimdir.El término flora, procedente del latín, alude a Flora, diosa romana de las flores, jardines y de la primavera.
İlkbahar genellikle Şubat ayında başlar.Primavera comienza generalmente en marzo.
Eliza Arnold, 1787'nin ilkbaharında, Henry ve Elizabeth Arnold çiftinin çocuğu olarak Londra'da doğdu.Eliza Arnold nació en Londres, en la primavera de 1787,​ hija de Henry y Elizabeth Arnold.
O Colorado Koleji'den mezun olmuştur, Colorado'ya ilkbaharlarında yerleşmiştir.Se graduó en el Colorado College, ubicado en Colorado Springs.
İlkbahar ve sonbahar oldukça uzundur.La primavera y el otoño son bastante agradables.
İlkbahar yaz başlarında popülosyon yoğunluğu düşük olduğundan zararı pek fark edilmez.En el corto plazo el resultado del embarazo será muy probablemente desfavorable.
Yağışların %41'i yaz, %30'u ilkbaharda düşer.El 41% de las lluvias se producen en otoño.
Kış ormanı sonbaharda yeşillenir ve ilkbaharda tekrar yaprağını döker.Los tallos mueren en el invierno y vuelven a crecer en primavera.
Sonbaharda Japon Zelkovaları İlkbaharda bir Japon Zelkovası dalı.Japón Japón Setsubun de primavera.
İlkbahar geç donlarından zarar görür.Las heladas en primavera pueden resultarle muy dañinas.
Karakurum karayolunun seyahat etmeye en uygun zamanları, ilkbahar ve sonbaharın başıdır.La mejor época para circular por la carretera del Karakórum es en primavera o a comienzos del otoño.
İlkbaharda görünüp titrek ışıklar saçarak göğe yükselir.En el cielo, se ven luces que se dispersan.
İlkbahar da göl suları yükselerek kıyıları kaplamakta, yaz aylarında ise geri çekilmektedir.Antes de que la alcancen, ella escala un árbol para refugiarse y pasa la noche allí.
Avlanma mevsimi ilkbahardır.La temporada de cría es la primavera austral.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod