Subay isteklerimizi, ihtiyaçlarımızı not edip, ilkbaharda tekrar geleceklerini söyledi.Kertoja tutkii kyynelsilmin päiväkirjaa ja aikoo palata keväällä.
Festival ilkbahar aylarında yapılmaktadır.Festivaali järjestetään keväisin Turussa.
İlkbaharda geri dönerler.Jään ja tulen kevät.
2006 yılının ilkbahar ve yaz aylarında gerçekleştirilmiştir.Sanat on kirjoitettu kesän ja syksyn 2006 aikana.
Avlanma mevsimi ilkbahardır.Linnun pesimäkausi on keväällä.
İlkbaharda çiçek açar.Se kukkii keväällä.
Bunda ilkbahar yağmurlarının etkisi büyüktür.Eteenkin kevättulvat ovat voimakkaat.
Yavrular bir dahaki ilkbaharda annelerinden ayrılırlar.Poikaset poistuvat munakotelosta kuitenkin vasta seuraavana keväänä.
Eskiden İlkbahar'da yapılıyordu fakat 1955'ten beri Eylül ayında yapılmaktadır.Se valmistui syksyllä 1945 ja oli käytössä lokakuulle 1955.
En çok yağış kışın ve ilkbaharda olur.Eniten sadetta tulee talvisin ja keväisin.
İlkbaharda bayan veliler için "çay" düzenlenir.Keväällä se juo lehtipuiden mahlaa.
Banaz'daki Hamamboğazı kaplıcası konaklamaya ilkbahar ve yaz aylarında uygundur.Siipikarja on pidettävä sisällä riskialueilla koko kevään ja kesän.
Gübreleme, genellikle ilkbaharda yapılır.Yleensä parittelu tapahtuu alkukeväällä.
İlkbahar ve sonbahar oldukça uzundur.Syksyisin ja keväisin on pitkiä sateisia jaksoja.
Yorgunluk, halsizlik ilkbaharın insanlar üzerindeki olumsuz etkilerindendir.Kevätväsymys on ihmisillä keväisin esiintyvää uupumusta ja haluttomuutta.
Kışın en fazla derinlik 1,8 m, ilkbaharda 3,0 m'dir.Veden näkösyvyys on talvella 1,3 metriä ja kesällä 1,8 metriä.
İlkbahar ve sonbaharda birçok çeşit göçmen kuş, Almanya'dan geçer.Keväällä ja syksyllä maassa pysähtyy kuitenkin satoja lintulajeja muuttomatkallaan.
Bosna'daki savaş 1992 yılının ilkbaharında başladı.Serbit hyökkäsivät kaupunkiin Bosnian sodassa keväällä 1992.
İlkbaharda yağış miktarı biraz daha artmaktadır.Keväät ovat sademäärältään huomattavasti syksyjä niukempia.
Güveler geç sonbahar veya erken ilkbaharda uçar.Karpalo poimitaan myöhään syksyllä tai varhain keväällä.
İlkbaharda günler uzar.Keväällä päivät pitenevät.
Betpak-Dala ilkbahar ve sonbaharda otlak olarak kullanılır.Το Μπετπάκ-Νταλά χρησιμοποιείται για εαρινή και φθινοπωρινή βοσκή.
"Çangçun" adı Çincede "uzun ilkbahar" anlamına gelmektedir.Το όνομά της σημαίνει στα κινεζικά «μακριά άνοιξη».
En yağışlı mevsim ilkbahardır.Η πιο βροχερή εποχή του χρόνου είναι η άνοιξη.
İlkbahardan itibaren kadın erkek bütün Yupikler sürekli çalışma hâlindedirler.Όλη την υπόλοιπη Άνοιξη τα κορίτσια έκαναν σκληρά εξάσκηση καθημερινά.
Dağın tepesinin doğudan, ilkbaharın sonlarına doğru görünümü.Άποψη του χωριού στο ξεκίνημα της άνοιξης.
İlkbahar ve güz mevsimlerinde sıcaklık 15 °C ila 24 °C arasında değişir.Την άνοιξη και το φθινόπωρο οι θερμοκρασίες κυμαίνονται από 15 έως 24 °C.
Diğerleri ise, İlkbahar Festivali ve Kış Gün dönümüdür.Οι γιορτές αυτές συμβολίζουν τον ερχομό της άνοιξης και την ήττα του χειμώνα.
Yapraklardan önce erken ilkbaharda açar.Ζευγαρώνει νωρίς την άνοιξη στο έδαφος.
İlkbahar ve sonbahar oldukça uzundur.Η άνοιξη και το φθινόπωρο έχουν αρκετά ήπιο καιρό.
İlkbahar ve Sonbahar Döneminde savaşlar önemli derecede artmıştır.Την καλοκαιρινή περίοδο και τις γιορτές, ο πληθυσμός αυξάνεται σημαντικά.
İlkbaharda ağaçlar çiçek açar, hava sıcaklığı artmaya başlar.Οι ουρανοί καθαρίζουν το φθινόπωρο και η θερμοκρασία αρχίζει να μειώνεται σταδιακά.
Yağışın mevsimlere dağılışı: %31 kışın, %26 sonbahar, %22 ilkbahar, %21 yaz.Το μέσο ετήσιο ύψος βροχής είναι 714mm (χειμώνας 30%, άνοιξη 24%, καλοκαίρι 25%, φθινόπωρο 21%).
Filmin çekimleri 2015 ilkbaharında tamamlanmıştır.Το φιλμ είχε οριστικά οριστικά το Φθινόπωρο του 2015.
İlkbahar için hazır mısın?Είσαι έτοιμος για την άνοιξη?
Büyük Kıtlık, 1315 ilkbaharında kötü hava koşullarıyla başladı.Den store hungersnød begyndte med dårligt vejr i 1315.
Edip İlkbahar (d.Se Stjerne (figur).
Böylece ilkbahar olur.Det er forår.
Yaz, ilkbahar ile sonbahar arasında yer alan, yılın en sıcak mevsimi.Sommer og efterår er de tider på året, hvor luftforureningen er værst.
Dişiler, yaklaşık 15 ay süren gebelik döneminin sonunda, ilkbaharda tek bir yavru doğururlar.Hunner føder en enkelt kalv i foråret efter 15 måneders graviditet.
İlkbahar genellikle kuru ve hafiftir.Foråret er generelt køligt og tørt.
İlkbaharda hava ısınmaya başlamaktadır.Sildesæsonen starter i foråret.
Selçuklu kurak bir iklime sahip olup, yazları çok sıcak, kışın kar, ilkbaharda bol yağmur yağar.Førde har et forholdsvis vådt klima, med sne om vinteren og meget regn om sommeren.
İlkbahar ekimi tercih edilir.Årsskudd er foretrukket.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.Om våren vokser den igjen.
İlkbahar ve Sonbahar Döneminde savaşlar önemli derecede artmıştır.I vår- og høstannalenes tid økte krigføringen eksponensielt.
Avlanma mevsimi ilkbahardır.Gytetiden er om våren.
Güveler geç sonbahar veya erken ilkbaharda uçar.Disse målerne flyr enten sent på høsten eller tidlig på våren.
İlkbaharda tekrar faaliyete geçerek beslenme ve gelişimlerini devam ettirirler.Om våren fortsetter den å spise og vokse.
İlkbahar ve sonbahar sürümleri ihmal edilmemelidir.Songs vår- og høst-annaler er ikke blitt bevart.
İlkbahar ve yaz başlarında az yağış varken genellikle maksimum yağış yaz sonunda düşmektedir.På våren og i begynnelsen av sommeren er det vanligvis mest vann.
1932 ilkbaharında Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg'un yeniden seçilmesini sağladı.I 1932 gikk han inn for gjenvalget av Paul von Hindenburg som president.
Özellikle ilkbaharda yemek faaliyetleri düzenleniyor.Så hadde man fruktbarhetsritualer om våren.
Bu genellikle ilkbahar ve yaz mevsimlerinde görülür.Dette skjer vanligvis på ettersommeren og høsten.
Step iklimlerinde en fazla yağış ilkbaharda ve yazın düşmektedir.Over innlandet forekommer derimot hagl mest om våren og sommeren.
Britanya Adaları'nda ilkbaharda ve özellikle sonbaharda nadir görünür.Hovedsakelig funnet på De britiske øyer, som oftest på høsten.
Yılda iki kez tekrarlanır - İlkbahar Ekinoksu ve Sonbahar Ekinoksu.Det er to sesonger per år (vår og høst).
Filmin çekimleri 2015 ilkbaharında tamamlanmıştır.Utstillingen «Galskapens fengsel» åpnet våren 2015.
Kutuzov, savaştan döndükten sonra, 1813'ün ilkbaharında hastalanarak, 28 Nisan'da öldü.Tidlig i 1813 ble Kutuzov syk, og han døde 28. april 1813 ved Bunzlau.
1980'in ilkbaharında "Holiday in Cambodia"'yı kaydedip yayımladılar.Pada musim semi pada tahun 1980, mereka merekam dan mengeluarkan lagu "Holiday in Cambodia".