ilk ile cümle
ilk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hangisini daha çok seviyorsun, ilkbaharı mı, sonbaharı mı?Which do you like better, spring or autumn?
Hangisini tercih edersiniz, İlkbaharı mı yoksa Sonbaharı mı?Which do you prefer, spring or autumn?
Bu ilkbahar onları görmek için sabırsızlanıyorum.I look forward to seeing them this spring.
İlkbaharda herkes erken kalkar.In spring, everyone wakes up early.
İlkbaharda her yer güzel görünüyor.Everywhere looks beautiful in the spring.
Her İlkbaharda nehir burada taşar.Every spring the river floods here.
İlkbahar geldiğinde onlar tarlaları kazarlar ve tohumları ekerler.When spring comes, they dig up the fields and plant seeds.
İlkbaharda her şey parlak görünür.In spring everything looks bright.
İlkbaharda günler uzar.In spring the days get longer.
Bazı çiçekler ilkbaharda ve diğerleri sonbaharda açarlar.Some flowers bloom in spring and others in autumn.
İlkbaharı Yaz izler.Spring is followed by summer.
İlkbahar Lucy'nin en çok sevdiği mevsim.Spring is the season that Lucy likes best.
İlkbahar Kyoto'yu ziyaret etmek için en iyi mevsim.Spring is the best season to visit Kyoto.
Kış ve Yaz arasında İlkbahar gelir.Spring comes between winter and summer.
Kıştan sonra İlkbahar gelir.Spring comes after winter.
İlk defa duren yedim.I ate durian for the first time.
Tam 6 yıl önce Yeni Zelanda'yı ilk defa ziyaret ettim.It was just 6 years ago that I visited New Zealand for the first time.
İlk siparişiniz% 5 oranında özel indirime tabidir.Your initial order is subject to a special discount of 5%.
Bu sizin ilk ziyaretiniz mi?Is this your first visit here?
İlk kölelik yasağı on dokuzuncu yüzyılın ortasındaydı.The first prohibition of slavery was in the mid-nineteenth century.
Bu senin Japonya'ya ilk ziyaretin mi?Is this your first visit to Japan?
Bu, Japonya'ya ilk ziyaretiniz mi?Is this your first visit to Japan?
Betty ile ilk tanıştığımda gergindim.The first time I met Betty, I was nervous.
Onlar ilk kez yurt dışına bir seyahate gitti.They went on a trip abroad for the first time.
Seni ilk gördüğümde kız kardeşinle karıştırdım.I mistook you for your sister when I first saw you.
Samanyolu'nu ilk gördüğüm geceyi hatırlıyorum.I remember the night when I first saw the Milky Way.
Japonya'yı ilk ne zaman ziyaret ettiniz?When did you first come over to Japan?
İlk başta onunla konuşmak için kendimi biraz fazla utangaç hissettim.At first I felt a bit too shy to speak to her.
İlk adım en zor olanıdır.The first step is the hardest.
İlk başta İngilizcenin çok zor olduğunu düşündü ama şimdi kolay olduğunu düşünüyor.At first, he thought English very difficult, but now he thinks it is easy.
İlk olarak, her şey zor görünüyordu.At first, everything seemed difficult.
Onunla ilk tanıştığımda onun hava attığını düşündüm.When I first met him, I thought he was putting on airs.
İlk baskı on yıl önce yayınlandı.The first edition was published ten years ago.
Öğrenmeniz gereken ilk şey, kendi fikirleriniz üzerinde durmak.The first thing you must learn is to stand on your own ideas.
Ben ilkokuldan beri Fransız keklerini severim.I've loved French cakes since elementary school.
İlkokul öğretmenlerimi özlüyorum.I miss my elementary school teachers.
İlkokul çocukları, altı yıllık bir dönem için okula giderler.Elementary school children go to school for a term of six years.
Yeni bir baba olarak, ben ilk çocuğuma pek çok kitap verdim.As a new father, I gave my first child plenty of books.
Biriyle ilk defa karşılaştığında,konuşmayı hafif sürdür.When meeting a person for the first time, keep the conversation light.
Sadece ilk insanların Mars'a ne zaman varacağı zamanla görülecek.Just when the first human beings will reach Mars remains to be seen.
İnsanoğlu Ay'ı ilk olarak 1969 da ziyaret etti.Men first visited the moon in 1969.
Korku değil, umut insan ilişkilerinde yaratıcı ilkedir.Hope, not fear, is the creative principle in human affairs.
Bu, incili ilk kez okuyuşum.This is the first time for me to read the Bible.
İlk kaşifler navigasyon için yıldızları kullandılar.Early explorers used the stars for navigation.
Geçen gün hayatımda ilk kez balık tutmaya gittim.The other day I went fishing for the first time in my life.
Onun büyükbabasının ölümünü işitmesinin ilk şokundan sonra, kız ağlamaya başladı.After the initial shock of hearing of her grandfather's death, the girl started to cry.
Birçok doktor muayeneye başladıklarında ilk önce dilinize bakar.Many doctors look at your tongue first when they begin an examination.
Birçok bitki ilkbaharda çiçek açar.Many plants bloom in the spring.
Çoğunluk kuralı demokrasinin temel ilkesidir.Majority rule is a basic principle of democracy.
Üniversitedeki ilk günüm oldukça sıkıcıydı.My first day in the university was rather boring.
İlk görüşte arpayı buğdaydan ayırabilir misin?Can you tell barley from wheat at first sight?
İlk engelin üstesinden gelmeyi başardık.We have managed to overcome the first obstacle.
İlk izlenimler önemlidir.First impressions are important.
İlk bölümle başlayalım.Let's begin with the first chapter.
İlk olarak kimin geleceğini söyleyemem.I can't tell who will arrive first.
Everest Dağı'nın zirvesine ilk olarak kim ulaştı?Who first reached the summit of Mt. Everest?
Eve ilk varan akşam yemeğini pişirmeye başlar.Whoever gets home first starts cooking the supper.
Bu bileti ilk gelene ver.Give this ticket to whoever comes first.
Deprem olduğunda ilk ne yapacaksın?When an earthquake occurs, what will you do first?
Ikeda benim soyadım, ve Kazuko benim ilk adımdır.Ikeda is my last name, and Kazuko is my first name.