ilk ile cümle

ilk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, on üç yaşındayken ilk kez Mary ile tanıştı.Tom first met Mary when he was thirteen.
Tom ilk on üç yaşındayken Mary ile tanıştı.Tom first met Mary when he was thirteen years old.
Şimdiye kadar öptüğün ilk erkek benim, değil mi?I'm the first boy you've ever kissed, aren't I?
Öpüştüğün ilk erkek benim, değil mi?I'm the first boy you've ever kissed, aren't I?
İlkbaharda ne tür çiçekler ekersin?What kind of flowers do you plant in the spring?
İlk işin neydi?What was your first job?
Sen ve ben birlikte İlk kez dışarı çıktığımızı hatırlıyor musun?Do you remember the first time you and I went out together?
Sen ve ben birlikte ilk kez yüzmeye ilk gittiğimiz seferi hatırlıyor musun?Do you remember the first time you and I went swimming together?
Sen ve ben ilk kez birlikte Boston'a gittiğimizi hatırlıyor musun?Do you remember the first time you and I went to Boston together?
İlk kez bira içtiğinde kaç yaşındaydın?How old were you the first time you drank beer?
İlkokul öğrencisiyken ne sıklıkla yüzdün?How often did you swim when you were an elementary school student?
Tom ve Mary ilk gelenlerdi.Tom and Mary were the first ones to arrive.
Bildiğim kadarıyla, Tom bunu şimdiye kadar ilk kez yaptı.As far as I know, it's the first time Tom has ever done that.
Tom ilk başta iyi görünüyordu.At first, Tom seemed fine.
İlk başta, Tom kızgın görünüyordu, ama sonra sadece endişeli olduğunu anladım.At first, Tom seemed angry, but then I realized he was just worried.
İlk başta, Tom'un kızgın olduğunu düşündüm, ama sonra sadece endişeli olduğunu anladım.At first, I thought Tom was angry, but then I realized he was just worried.
Eğer dövüş kaçınılmazsa, ilk sen vurmalısın.If a fight is inevitable, you have to strike first.
Kavga kaçınılmazsa ilk yumruğu sen atacaksın.If a fight is inevitable, you have to strike first.
Kavga kaçınılmazsa ilk vuran sen olmalısın.If a fight is inevitable, you have to strike first.
Çalışmıyorken yapmaktan hoşlandığın ilk beş şeyi sırala.List the top five things you like to do when you're not working.
Kitabın sadece ilk kısmını okudum.I've only read the first part of the book.
Bu kitabı ilk kez lisedeyken okudum.I first read this book when I was in high school.
Bu kitabı ilk kez lisedeyken okumuştum.I first read this book when I was in high school.
Avustralya'ya ilk kez mi geliyorsun?Is this your first time to visit Australia?
İkinci olmak, kaybedenlerin ilki olmaktır.Being second is to be the first of the ones who lose.
Sami, videonun ilk bölümünü kaçırdı.Sami missed the first part of the video.
ilk önce Tom gidecek, değil mi?Tom is going to go first, isn't he?
Sami ilk koridor koltuğuna oturdu.Sami sat in the first aisle seat.
Sami ilk mevcut koridor koltuğuna oturdu.Sami sat in the first available aisle seat.
Öptüğüm ilk çocuk Tom'du.The first boy I ever kissed was Tom.
Tom, öptüğüm ilk çocuktu.Tom was the first boy I ever kissed.
İlk mektubu kime gönderdin?Whom did you send the first letter to?
Sami Leyla'nın ilk aşkı.Sami is Layla's first.
Sami ilk sevgilisi olan şu hatunla birlikteydi.Sami was with that chick that was his first.
İlk bilgisayarıma on üç yaşımda sahip olmuştum.I got my first computer when I was thirteen.
İlk başta seni tanıyamadım.I didn't recognize you at first.
Yaşamımızın ilk yıllarını neden anımsamıyoruz?Why don't we remember the first years of our lives?
Ömrümüzün ilk senelerini niçin hatırlamıyoruz?Why don't we remember the first years of our lives?
Tom ilkokulu nerede okumuş?Where did Tom go to elementary school?
Tom ilkokulu hangi okulda okudu?Where did Tom go to elementary school?
Tom'la ilk nerede tanıştığımızı hatırlamıyorum.I don't remember where I met Tom for the first time.
Tom'un lisede ilk senesi.Tom is a freshman in high school.
İlk bilgisayarını 1994'te aldı.He bought his first computer in 1994.
İlk bilgisayarını 1994'te satın aldı.He bought his first computer in 1994.
İlk olarak Pekin'e gidiyoruz.We are firstly going to Beijing.
Tom'u ilk başta çıkarabildin mi?Did you recognize Tom at first?
Tom'la ilk ne zaman tanışmıştın?When was it you first met Tom?
Tabii ki seni hatırlıyorum, biz ilkokula gittiğimizde en iyi arkadaşlardık.Of course I remember you! We used to be best friends when we went to elementary school!
Tom, Mary'nin onu yapmak istediğini fark eden ilk kişiydi.Tom was the first one to realize Mary wanted to do that.
Soru ilk bakışta basit görünüyor.At first glance, the question seems simple.
İlk önce tavanı boyayın.Paint the ceiling first.
Oraya ilk gittiğimde Berberice konuşamıyordum.I couldn't speak Berber when I first went there.
Sadece ilk bölümü izleyeceğim.I'll just watch the first episode.
İlk görüşte mi bana aşık oldun?Did you fall in love with me at first sight?
Bu onun İslam'la ilk tanışmasıydı.That was his first contact with Islam.
Vaftizci Yahya, ilk Baptist oldu.John the Baptist was the first Baptist.
Vaftizci Yahya ilk vaftizciydi.John the Baptist was the first Baptist.
Ona ilk adımı verme.Don't give him my first name.
Bugün ilk kar düştü.The first snowfall has come today.
İlkbaharı ve yazı seviyorum.I love spring and summer.

İlgili Sayfalar