ilk ile cümle
ilk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ekmek yapma makinemle ilk buğday ekmeği yapma denemem başarılı sonuç verdi.My first attempt at making wheat bread with my bread machine was a success.
Bu benim ilk Rusça cümlem.This is my first Russian sentence.
Yurt dışına ilk çıkışımdı.It was my first trip aboard.
İlk kız arkadaşım benden uzundu.My first girlfriend was taller than me.
İlk önce nereye bakalım?Where should we look first?
Onunla bir partide tanışıp ilk görüşte aşık olmuştu.He met her at a party, and it was love at first sight.
İlk randevusu için çiçek ve hediyeler aldı.He brought a flower and presents for his date.
İlk akşam yemeğini yakmıştı.He burned his first dinner.
İlk binasını tasarlıyor.He is designing his first building.
Geçen yaz ilk defa Boston'ı ziyaret ettim.I visited Boston for the first time last summer.
Direksiyon sınavını ilk seferde geçti.He passed his driving test on his first attempt.
İlk günler hep zordur.The first days are always hard.
Bu fotoğrafı ilk defa görüyorum.This is the first time I see this photograph.
İlk aşamada soğuk algınlığım vardı.At the first stage I had a cold.
Türkiye'deki ilk koronavirüs vakası tespit edildi.Turkey's first coronavirus case has been confirmed.
Yurt dışından döndüyseniz ilk 14 günü evde geçirin.If you have returned home from abroad, spend the first 14 days in your home.
Yurt dışından dönüşte ilk 14 günü evde geçirin.When you return home from abroad, spend the first 14 days in your home.
İlkokul beşinci sınıftan sonra yaz tatillerinde onların yanında çıraklık yaptım.After fifth grade in primary school I would spend my summer vacations as their apprentice.
İlk önce ben de korktum.I was also afraid at first.
Bir dokunuş başlatıldığında ilk önce bu metodlar çağrılır.These methods get invoked first when a touch is initiated.
Gelen ilk otobüse bineceğim.I will take the first bus that comes.
Tom, Mars'a ayak basan ilk insan olmak istiyor.Tom wants to be the first human to step foot on Mars.
Tom bunu yapan ilk kişiydi.Tom was the first one who did that.
İlk adımlar daima en zor olanlarıdır.The first steps are always the hardest.
İlk adımlar her zaman en zorudur.The first steps are always the hardest.
İlk dersi kaçırdım.I missed the first class.
Filmin ilk fragmanı yayınlandı.The first trailer of the movie is out.
Bu meyveyi ilk kez yiyorum.I'm eating this fruit for the first time.
Bu filmi yıllarca önce bir açık hava sinemasında izlemiştim ilk defa.The first time I saw this film was years ago at an outdoor cinema.
İlkbaharda birçok çiçek açar.Many flowers bloom in the spring.
Tom, Mary'nin ilk sevişme öncesi gerginlik ve triplerini aşarken epey zorlandı.Tom had a hard time overcoming Mary's last minute resistance.
Tom günün ilk yarısını odun kırarak geçirdi.Tom spent the first half of the day chopping wood.
Bu, birlikte biraz zaman geçirmek için ilk imkânımızdı.That was our first opportunity to spend some time together.
Saçınızın döküldüğünü ilk ne zaman fark ettiniz?When did you first notice that you were losing your hair?
Yanni ilk Ramazan'ının zor geçtiğini söyledi.Yanni said that his first Ramadan was difficult.
Bu ilk kez olmuyor mu?Isn't it the first time it's happened?
Bunun ilk oluşu değil mi?Isn't it the first time it's happened?
İlk karısı öldü.His first wife died.
Bunu ilk tadışın mı?Is this the first time you've tasted it?
Belki torunlarımdan biri Mars'a ilk ayak basan insan olur.Maybe one of my grandchildren will be the first person to set foot on Mars.
Mars'a ilk ayak basacak kişi belki torunlarımdan birisi olur.Maybe one of my grandchildren will be the first person to set foot on Mars.
Değişmişsin. İlk başta seni tanıyamadım bile.You've changed. I didn't even recognize you at first.
Bazı çiçekler ilkbaharda çiçek açarken, bazıları da sonbaharda açar.Some flowers bloom in spring, while others bloom in autumn.
Türkiye'nin ilk özel kanalı hangisiydi?What was the first private channel in Turkey?
İlk başta bu fikir aptalca geliyordu.At first, that idea sounded stupid.
İlkin bu düşünce aptalca geldi.At first, that idea sounded stupid.
İlkbahar çiçek mevsimidir.Spring is flower season.
William, üniversitedeki ilk gününe başlamaktan heyecan duyuyordu.William was excited to start his first day of university.
William ilk uçuşu için uçağa binmekten heyecan duyuyordu.William was excited to board his first flight.
William'ın ilk uçak yolculuğu o beş yaşındaykendi.William's first plane ride was when he was five years old.
William her zaman başkalarını ilk sıraya koyan tipte bir adamdır.William is the type of guy who always puts others first.
Tom cevap veren ilk kişiydi.Tom was the first one to reply.
İlk sezonu bitirelim.Let's finish the first season.
Gunter ve Amelia birlikte ilk kez snowboard yapmaya gittiler.Gunter and Amelia went snowboarding for the first time together.
Bu doğru değildi ama ilk başta inandırıcı geldi.It wasn't true, but at first it sounded credible.
Marcus ilk kez bir motosiklet yarışında yarışıyor.Marcus is competing in a motorbike race for the first time.
İlk benzinli otomobil 1886'da Karl Benz tarafından icat edildi.The first petrol-powered car was invented by Karl Benz in 1886.
Lukas ilk başta tereddüt etti ama kabul etti.Lukas was hesitant at first, but accepted.
Lukas ilk sırada yer aldı.Lukas got in first.
İlk olarak Stefan içeri girdi.Stefan went in first.