ilk ile cümle
ilk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sola dönün ve solunuzdaki ilk bina orasıdır.Take a left, and it's the first building on your left.
Sola dönün ve sağınızdaki ilk bina orasıdır.Take a left, and it's the first building on your right.
Sola dönün ve solunuzdaki ilk ev orasıdır.Take a left, and it's the first house on your left.
Sola dönün ve sağınızdaki ilk ev orasıdır.Take a left, and it's the first house on your right.
Sağa dönün ve solunuzdaki ilk ev orasıdır.Take a right, and it's the first house on your left.
Sağa dönün ve sağınızdaki ilk ev orasıdır.Take a right, and it's the first house on your right.
Boston'da ilkokula gittim.I went to elementary school in Boston.
Boston'daki ilk öğretim okuluna gittim.I went to grade school in Boston.
Chuck's Diner, Tom ile Mary'nin ilk karşılaştıkları yerdir.Chuck's Diner is where Tom and Mary first met each other.
Chuck's Diner, Tom ve Mary'nin ilk tanıştığı yerdir.Chuck's Diner is where Tom and Mary first met.
Chuck's Liner Tom'un Mary ile ilk tanıştığı yerdir.Chuck's Diner is where Tom first met Mary.
İlkbaharda tarlalar karahindiba ile kaplıdır.In the spring, the fields are covered with dandelions.
İlkbaharda burada çok yağmur yağar.It rains a lot here in the spring.
İnsanların ilk hesaplama aracına abaküs denir.The first calculating tool of mankind is called an abacus.
Dev bir kalamarın ilk görüntüleri, Japonya kıyılarında 2012'de yakalandı.The first footage of a giant squid was captured in 2012 off the coast of Japan.
Bu ilk uçuşum.This is the first time I've flown.
Tom ilk denemede onu buldu.Tom got it on the first try.
İlk dersin ne zaman?What time is your first class?
Tom ve Mary ilk olarak nasıl tanıştılar?How did Tom and Mary first meet?
Bu odada birkaç ilkel vazo duruyor.Several primeval vases stand in this room.
Leyla gelen ilk kişiydi.Layla was the first to arrive.
Tom Avustralya'ya ilk geldiğinde sadece üç yaşındaydı.Tom was only three years old when he first came to Australia.
Bugün buraya ilk gelen kişi Tom'du.Tom was the first person to get here today.
İlk soruyu sorabilir miyim?Can I ask the first question?
Tom'un en sevdiği mevsim ilkbahar.Tom's favorite season is spring.
Tom benim ilk piyano öğretmenimdi.Tom was my first piano teacher.
Leyla ilk başta cinayete teşebbüsle suçlanıyordu. Cinayet değil.Layla was originally charged with conspiracy to commit murder. Not murder.
Leyla ilk önce temkinliydi.Layla was cautious at first.
Bu buraya ilk gelişin değil, değil mi?This isn't your first time here, is it?
Bu, Tom'la ilk tanıştığım yer.This is where I first met Tom.
O şimdiye kadar Çin yemeğini ilk defa yiyişimdi.That was the first time I'd ever eaten Chinese food.
Bu, Leyla'nın ilk arabasıydı.This was Layla's first car.
Mary bir ilkokul öğretmenidir.Mary is an elementary school teacher.
Şimdiye kadar onu ilk yapışımdı.That was the first time I'd ever done that.
İlkokula nerede gittin?Where did you go to elementary school?
Dün uzun süredir ilk kez Tom ve ben birlikte yemek yedik.Yesterday was the first time in a long time that Tom and I ate together.
Mary, ilkokuldayken bir erkek fatmaydı.Mary was a tomboy when she was in elementary school.
Yapmamız gereken ilk şey nedir?What's the first thing we should do?
Yaptığın ilk şey nedir?What's the first thing you did?
Bizim ilk çocuğumuzdu.It was our first child.
Leyla ve Sami burada ilktiler.Layla and Sami were here first.
Sami evdeki ilk kişiydı.Sami was the first one in the house.
Leyla, Sami ile ilk buluşmasındaydı.Layla was on her first date with Sami.
Leyla'nın ilk buluşması bir kabustu.Layla's first date was a nightmare.
Onların ilk kızı 1576'da vebadan öldü.Their first daughter died from the plague in 1576.
Sami'nin ilk duruşması çözümsüzlükle bitti.Sami's first trial ended in a deadlock.
Tom ve Mary onu yapmak için gönüllü olan ilk insanlardı.Tom and Mary were the first people to volunteer to do that.
Tom ve Mary onu yapmak için gönüllü olan ilk kişilerdi.Tom and Mary were the first ones to volunteer to do that.
Tom yarın sabah ilk şey Boston'a gidecek.Tom will leave for Boston first thing tomorrow morning.
Uğrunda ölmek için iyi bir ilke.It's a good principle to die for.
Bunlar, uğrunda ölmek için iyi ilkeler.These are good principles to die for.
Bunlar iyi ilkeler.These are good principles.
Onlar iyi ilkeler.They're good principles.
İlkelerim için ölürdüm.I would die for my principles.
Bu ilkelerin ölmeye değer olduğunu düşünüyorum.I think these principles are worth dying for.
Tom Mary'nin onu yaparak zor zaman geçirdiğini farkeden ilk kişiydi.Tom was the first one to realize that Mary was having a hard time doing that.
Tom Mary'nin onu yapmak istediğini farkeden ilk kişiydi.Tom was the first one to realize that Mary wanted to do that.
Tom, Mary'nin hiç eğlenmediğini fark eden ilk kişiydi.Tom was the first one to realize that Mary wasn't having any fun.
İlk kez olmazdı.It would not be the first time.
Tom bir ilkokul öğretmeni.Tom is an elementary school teacher.