ilk ile cümle

ilk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İlk olarak Tom gidebilir.Tom can go first.
Tom ilk olarak odaya gitti.Tom went into the room first.
Dün ilk kez tenis oynadım.Yesterday I played tennis for the first time.
Tom'un göz yaşları yüzünden akmaya başladı, bebek kızını ilk kez gördüğü zaman.Tears of joy streamed down Tom's face when he saw his baby daughter for the first time.
Neden herhangi bir şeye ilk tepkin hep negatif?Why is your first reaction to anything always negative?
Çocuklar kardan adam yapmak için ilk kar yağışını bekliyorlardı.The children were waiting for the first snowfall to build a snowman.
İlkbahar gelmedi.Spring has not come.
Tom çoğunlukla partiye gelen ilk kişi ve partiden ayrılan son kişidir.Tom is often the first one to arrive at a party and the last one to leave.
Felaketin sebebini ilk biz açıklayacağız.We will first describe the cause of the catastrophe.
Tom gelecek ilkbaharda bir üniversite öğrencisi olacak.Tom will be a college student next spring.
İlk defa Tom'u bu kadar kızgın gördüm.That was the first time I'd seen Tom so angry.
Biz ilk kez Boston'da konser verdik.This is the first time we've given a concert in Boston.
Neil Armstrong ve Buzz Aldrin Temmuz 1969 yılında ilk kez ayda yürüdüler.Neil Armstrong and Buzz Aldrin walked on the moon for the first time in July 1969.
İlk kar temizleme aracı atlar tarafından çekildi.The first snowplows were drawn by horses.
Tom ilk kez bir uçan kaykay sürmeye çalıştığında kaza yaptı.Tom had an accident when he tried to ride a hoverboard for the first time.
İlk önce çocuklar yedi.The children ate first.
Bizim ilk İtalyan sınıfımıza hoş geldiniz.Welcome to our first Italian class.
İlkbahar için hazır mısın?Are you ready for spring?
Onlar ilk treni kaçırdı.They missed the early train.
İlk benzinle çalışan otomobil 1886'da Karl Benz tarafından icat edildi.The first gasoline powered automobile was invented in 1886 by Karl Benz.
Amédée Bollée 1873 yılında ilk buhar gücüyle çalışan otomobillerden birini yaptı.Amédée Bollée built one of the first steam-powered automobiles in 1873.
İlk işim bir seyahat acentasındaydı ve onu çok sevmedim.My first job was at a travel agency, and I didn't like it much.
İlk randevuda onunla yatmak iyi değildir.It's not good to sleep with him on the first date.
İlk önce kendinizi yaklaşık 3 dakika tanıtın.First, please take about 3 minutes to introduce yourself.
Aziz Benedict ilk manastırı Monte Cassino'nun tepesinde kurdu.St. Benedict established his first monastery on top of Monte Cassino.
Angela Merkel, ilk kadın Alman başbakanı.Angela Merkel is the first female German chancellor.
Adam bir kaynanası olmadığı için ilk şanslı dilenciydi.Adam was the first lucky beggar because he didn't have a mother-in law.
Kuzey Yarımküre'de ilkbahar olduğunda, Güney Yarımküre'de sonbahardır.When it's spring in the Northern Hemisphere, it's autumn in the Southern Hemisphere.
İzin ver! İlk servis.Let! First service.
Mayıs ayının ilk günü bir tatildir.The first of May is a holiday.
İlk fırsatta başlayacağız.We will begin as soon as possible.
Körler ilk görüşte aşka inanmazlar.The blind don't believe in love at first sight.
Çocuklarımız aynı ilkokuldaydı.Our children were at the same elementary school.
Ben ilkokuldayken bu kitabı okudum.When I was in elementary school, I read this book.
İlk öneri için oy veriyorum.I'm voting for the first proposal.
Tom'la ilk tanıştığım zamanı hatırlamıyorum.I don't remember when I first met Tom.
Bu ilk adımdır.It's the first step.
George Washington Amerika Birleşik Devletlerinin ilk başkanıydı.George Washington was the first president of the Unites States of America.
Tom Mary'nin ilk kuzenidirTom is Mary's first cousin.
Tom'un kayıp olduğunu ilk olarak ne zaman fark ettin?When did you first notice that Tom was missing?
Özel bir şey olmak İngiltere'nin ilk önceliği gibi görünüyor.Being something special seems to be Britain's first priority.
Tom'la ilk kez nerede tanıştığımızı hatırlamıyorum.I do not remember where I met Tom the first time.
Sadece ilk mesaj gösteriliyor.Only the first message is shown.
Buraya ilk ben vardım.I got here first.
On yılı aşkın bir süredir onu ilk kez gördüm.I saw him for the first time in more than 10 years.
Tom pastanın ilk parçasını Mary'ye verdi.Tom gave Mary the first piece of cake.
Mary Tom'a ilk kek parçasını verdi.Mary gave Tom the first piece of cake.
İlk maaşınla ne yapacaksın?What will you do with your first paycheck?
Kitabın ilk bölümü ikinciden daha zordur.The first part of the book is more difficult than the second.
Ben ilk miyim?Am I the first?
İlk kek parçasını kime vereceksin?To whom will you give the first piece of cake?
Onun ilkelerine aykırı gidemedi.He couldn't go against his principles.
O, böyle hissetmeye başlayacak ilk kişiler arasındaydı.He was among the first to start feeling like this.
Ahhh, sonunda Paris. İlk olarak nereye gitmeliyiz?Ahhh, Paris at last. Where should we go first?
Tom'un hiç ilkeleri yok.Tom has no principles.
İlkbahar geçti ve yaz başlıyor.Spring has passed and summer is starting.
Fotoğraf fark ettiğin ilk şey.The photo is the first thing you notice.
O sağdaki ilk kapı.It's the first door on the right.
Tom'la ilk tanıştığımda ergenlik yıllarımın başlarındaydım.I was in my early teens when I first met Tom.
Onu ilk olarak yapmak istiyorum.I want to be the first to do that.

İlgili Sayfalar